Çünkü daha temiz ve sakin bir su olursa, bu suda yeni bir yaşam şeklini hayal edebilirsiniz.Защото, ако имате чиста вода и по-бавнa вода, можете да си представите един нов начин на живот с тази вода.
Çünkü daha temiz ve sakin bir su olursa, bu suda yeni bir yaşam şeklini hayal edebilirsiniz.מפני שאם יש לכם מים נקיים יותר ואיטיים יותר, אתם יכולים לדמיין דרך חדשה לחיים עם המים.
Çünkü daha temiz ve sakin bir su olursa, bu suda yeni bir yaşam şeklini hayal edebilirsiniz.لأنه ان كان لديك مياه نظيفة وبطيئة يمكنك أن تتخيل طريقة جديدة للعيش مع هذه المياه.
Çünkü daha temiz ve sakin bir su olursa, bu suda yeni bir yaşam şeklini hayal edebilirsiniz.その水を利用して新たな生活様式を築けるということです。 このプロジェクトはこれら三つの重大な問題に取り組んでいるのです。
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.수단에 학교를 짓기 위해서요.
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.(Taps)
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.Мы хотим построить школу в Судане.
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.כי אנו רוצים להקים בסודן בית ספר.
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.لأننا نريد بناء مدرسة في السودان.
Çünkü Sudan da bir okul yapmak istiyoruz.この方法を選んだのは
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.다 아시는 다르푸르 인종학살, 동쪽지방의 내전, 그리고 남수단 내전이 있습니다.
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.la guerra civil en el este del país, y el sur de Sudán.
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.la guerra civile, nell'est del paese, e quella nel Sudan meridionale.
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.ludobójstwo w Darfurze, o którym wszyscy słyszeliśmy, wojna domowa na wschodzie i południu Sudanu.
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.רצח-העם בדרפור, שאתם יודעים עליו, מלחמת האזרחים במזרח המדינה, ודרום סודן.
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.الإبادة الجماعية في دارفور , التي تعرفونها كلكم , الحرب الأهلية في شرق الدولة , في جنوب السودان .
Darfur'da ki soykırım ki bunu hepiniz biliyorsunuz, ülkenin batısındaki ki iç savaş, ve güney Sudan.東部の内戦 そして 南部の内戦です スーダン南部は 2011年に住民投票を予定しており
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.Je obstojna, za obdelavo potrebuje le vodo in sobno temperaturo,
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.Jest trwały, jest to trwały materiał, który przetworzony w wodzie o temperaturze pokojowej.
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.Je to udržateľné, je to udržateľný materiál, ktorý je spracovaný vo vode, pri izbovej teplote.
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.이것은 지속성이 뛰어납니다; 이 직물은 물과 실온에서 가공되고
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.Он устойчив.
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.הוא עמיד; זהו חומר עמיד שמעובד כולו במים ובטמפרטורת חדר --
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.إنها مستدامة، إنها مادة مستدامة تتم معالجتها كلية في الماء وفي درجة حرارة الغرفة --
Dayanıklıdır; suda ve oda... ...sıcaklığında işlenebilen bir maddedir.全ての加工は常温の水の中でされます 時間設定した生分解ができ
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Come fa la natura a desalinizzare l'acqua?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Cum scoate natura sarea din apă?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Hoe verwijdert de natuur zout uit water?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Hogy távolítja el a természet a sót a vízből?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Jak przyroda odsala wodę?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."자연은 어떻게 물에서 염분을 제거할까?" 같은 질문을 쳐볼 수 있을 거예요.
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Wie trennt die Natur Salz vom Wasser?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Как природа выводит соль из воды?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek."Как природата отстранява солта от водата?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek.להקליד, "איך טבע מסיר מלח ממיים?"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek.أن يكتب على الموقع : "ماذا فعلت الطبيعة لإزالة الملح من المياه؟"
"Doğa tuzu sudan nasıl ayırıyor?" yazabilecek.そうするとマングローブと、ウミガメと、
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Am auzit spus că înecul e moartea cea mai paşnică ce o poţi avea.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Egyszer azt hallottam, hogy a fulladás a lehető legbékésebb halál.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.He oído decir que el ahogarse es la muerte más pacífica que hay.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Ich habe gehört, dass Ertrinken der friedlichste Tod ist, den es gibt.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Ik heb al eens horen zeggen dat verdrinking de meest vreedzame dood is die je kan overkomen.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.J'ai entendu dire que la noyade était la mort la plus paisible qu'on puisse avoir.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Já ouvi dizer que o afogamento é a morte mais pacífica que se pode ter.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.누가 이런 말을 했다더군요. 익사는 사람이 가질 수 있는 가장 평화로운 죽음이라고..
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Počul som, že utopenie je tou najpokojnejšou smrťou, ktorej sa vám môže dostať.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Saya telah mendengar bahwa tenggelam adalah cara untuk mati yang paling damai.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Slišal sem, da je utopitev najbolj mirna smrt, ki jo lahko doživiš.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Słyszałem kiedyś, że utonięcie to najspokojniejsza śmierć.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.So che si dice che affogare è la morte più pacifica che si possa avere.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Và tôi nghe nói, chết đuối là cái chết êm ả nhất.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Λένε ότι ο πνιγμός είναι ο πιο ειρηνικός θάνατος που μπορείς να έχεις.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Чувал съм да казват, че удавянето е възможно най-мирната смърт.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Я слышал, что утопление - это самая cпокойная смерть какая только может быть.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.Я чув, що потонути, це найспокійніша зі смертей.
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.אבל הצלחתי איכשהו למשוך עצמי למעלה ומהר ככל שאפשר
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.لقد سمعت من قبل أن الغرق هو أكثر الطرق السلمية تحصل بها على الموت
Duyduğuma göre suda boğularak ölmek için dünyada olabilecek en huzurlu ölüm diyorlarmış.伴わない死に方だと聞いたことがありますが そんなの
Eğer elimizde suda çözünömüş klor eksi varsa-- konsantrasyonu farketmeden, --10 molar olabilir mesela--Ha klorid-ion van vizes oldatban és engem nem érdekel milyen koncentrációban,
Eğer elimizde suda çözünömüş klor eksi varsa-- konsantrasyonu farketmeden,Si tu as un anion chlorure dans une solution aqueuse