Ana içeriğe geç
Sözlük

sucunu ile cümle

sucunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Hırsız, suçunu itiraf etti.The thief admitted his guilt.
Hırsız istemeyerek suçunu itiraf etti.The thief reluctantly admitted his guilt.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
Suçunu çok açık bir şekilde itiraf etti.He confessed his crime frankly.
O suçunu kabul etmeyecek.He won't admit his fault.
O, suçunu asla itiraf etmeyecektir.He will never admit his fault.
Suçunu itiraf etti.He confessed his guilt.
O,suçunu itiraf etti.He owned up to his fault.
O, suçunun bilincinde değildi.He was unconscious of his guilt.
O suçunu itiraf etti.He admitted his guilt.
Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
Maalesef suçunu asla kabul etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
Suçunun büyüklüğünü anladı.He realized the magnitude of his crime.
Suçunu kabul edip etmemesinin hiçbir önemi yok.It doesn't matter whether she admits her guilt or not.
O, samimi olarak suçunu itiraf etti.She frankly admitted her guilt.
Şüpheli suçunu itiraf edene kadar üçüncü dereceden suçlu sayıldı.The suspect was given the third degree until he confessed his crime.
Katil suçunu itiraf etti.The murderer confessed his crime.
Tom Mary'nin suçunu kanıtlamaya çalıştı.Tom tried to prove Mary's guilt.
Hırsız, suçunu kabul etti.The thief admitted his crime.
Tom suçunu itiraf etmek zorunda.Tom has to confess his crime.
Bunun suçunu Tom'a yıkma.Don't blame this on Tom.
O, suçunu itiraf etti.He confessed his crime.
Tom suçunu itiraf etti.Tom has admitted his guilt.
Tom suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty.
Tom suçunun bedelini ödemelidir.Tom must pay the price for his crime.
Sanırım suçunu itiraf etme zamanı.I think it's time to come clean.
Müvekkilim suçunu kabul etmek istiyor.My client wants to plead guilty.
Dan bir ses kaydı ile Linda'nın suçunu kanıtladı.Dan proved Linda's guilt with an audio recording.
Polis Dan'ın suçunu kanıtlamak için cinayet silahını geri almak zorundaydı.The police had to retrieve the murder weapon to prove Dan's guilt.
Dan, suçunu örtbas etmeye çalıştı.Dan tried to cover up his crime.
Davalı suçunu itiraf etti.The defendant admitted her guilt.
Sorgulama sırasında suçunu itiraf etti.During the interrogation he admitted his guilt.
Tom Ekim ayında suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty in October.
Katil suçunun cezasını çekmedi.The murderer got away with his crime.
Tom adam öldürme suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to manslaughter.
Tom zimmetine para geçirme suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to embezzlement.
Tom taciz suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to harassment.
Neden suçunu itiraf etmiyorsun ve gerçeği söylemiyorsun?Why don't you come clean and tell the truth?
Sami her iki cinayet için de suçunu kabul etti.Sami pled guilty to both murders.
Sami suçunu itiraf etti.Sami admitted guilt.
Sami kasten adam öldürme suçunu kabul etti.Sami pled guilty to voluntary manslaughter.
Sami suçunu gizledi.Sami concealed his crime.
Alkollü araç kullanma suçunu kabul ettikten sonra belediye başkanlığı adaylığında çekildi.He gave up running for mayor after pleading guilty to drunken driving.
"Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı"."Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı".
Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.Herod Antipas confessed and Caligula exiled him.
Ancak 1960 yılında Richard Dunphie adlı hırsız suçunu itiraf etti.However, in 1960, career criminal Richard Dunphie confessed to the crime.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Mufsid (مفسد) evil-doer a person who wages jihad (war) not in accordance with the Qur'an.
Erkek arkadaşı öldükten sonra 9-1-1'i arayan Gaga, suçunu itiraf eder.As he falls dead, Gaga calls 9-1-1 and declares that she just killed her boyfriend.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.A thief is a person who commits theft.
Nigel'ın kendisini çekici bulduğunu bilen Lois, Nigel'ı suçunu itiraf ettirtmeyi planlar.Knowing Nigel is strongly attracted to her, Lois plans to trick Nigel into confessing.
Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler.The convention’s purpose is to prevent, suppress and punish genocide.
Hakaret suçunun cezası nedir?"What's the Punishment for Theft?
1948'de ülkede sıkı yönetim ilan edildi ve Siyonizm suçunun cezası arttırıldı.In 1948, the country was placed under martial law, and the penalties for Zionism were increased.
Alfredo’nun suçunu Soledad üstlenir.The Moroney kidnapping remains unsolved.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.'That PROVES his guilt,' said the Queen.
Tabiki, adalet sistemi onların suçunu herkesin bildiği eski suçlardan kabul ediyor.Of course, the criminal justice system treats them as common old garden criminals.
BTSO erkek suçlu bulundu ve bankanın kendi suçunu.Bush exploited his power through the largely unknown Continuity of Government directive.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››But if he doesn't wash them, or bathe his flesh, then he shall bear his iniquity.'"
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››The man shall be free from iniquity, and that woman shall bear her iniquity.'"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod