subjektif ile cümle

subjektif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçek subjektiftir.Truth is subjective.
Bazen subjektif bilgileri bir matematik modeline dahil etmek yararlı olacaktır.Sometimes it is useful to incorporate subjective information into a mathematical model.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.However, the participants found them subjectively persuasive.
Kült kavramı subjektiftir.The test is subjective.
Sübjektif eşitlik konusunda, konu iki ağırlığın aynı olduğunu algılar.At the point of subjective equality (PSE), the subject perceives the two weights to be the same.
Bu yüzden ölçülebilir bir kalite kriteri kolayca sübjektif hale gelebilir.Custom instrumentation is easy to add.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Subconscious — The same as subjective.
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.And I recognize in John some quality.
Yani, tamamen sübjektif bir bakış açısı veriyorum.So, I'm giving you a totally subjective perspective.
Nesneyi subjektif olarak değerlendiren subjedir.It's the subject subjugating the object.
"Benim dünyam" ise subjektiftir.'My world' is subjective.
Ama bunun gösterdiği ilk şey bütün değerler subjektifdir.But the first thing is that all value is subjective.
Enflasyon yolunun sübjektif bir değerlendirmesi de yapılabilir.A subjective assessment of the inflation path may be included also.
Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.Nature descriptions are far from reality and subjective.
Clark ve Beerbower (1967) tarafından sübjektif olarak Menodus ile eş anlamlı hale getirilmiştir.It was synonymized subjectively with Menodus by Clark and Beerbower (1967).
Kimileri, sanatın subjektif olduğunu söylüyorlar.Einige sagen, dass Kunst subjektiv ist.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Die Entdeckung der Subjektivität.
Kült kavramı subjektiftir.Die Auswahl ist subjektiv.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Cependant, les sujets les trouvèrent subjectivement convaincantes.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Article détaillé : Droit subjectif.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Son requisitos de existencia: Sujeto.
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.Así pues, John fue mejor valorado a todos los efectos.
James’in bu öyküsü onun yaşadığı objektif ve subjektif bakış açıları arasındaki çatışmayı yansıtmaktadır.Esto le posibilita salvar los obstáculos que se encuentran entre este objeto y su ojo.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Однако для участников они были субъективно убедительны.
Sübjektif eşitlik konusunda, konu iki ağırlığın aynı olduğunu algılar.Одно голое уверение имеет одинаковый вес, как и другое.
Yasalar sözlü iken, uygulamalar kişisel ve subjektif olmaktaydı.Бытие объективно, а не субъективно и индивидуально.
Mutluluğun subjektif ve ölçülmesi zor olması sebebiyle genellikle diğer verilere daha çok önem verilir.إلا أنه ولأن السعادة موضوعية ومن الصعب قياسها، فقد أُعطيت المعايير الأخرى الأولوية.
Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.تصويرهم للطبيعة جاء بعيد عن الواقع وغير موضوعى.
New Organon kitabında Lembert sübjektif ve objektif görünümler üzerine çalışmalar yapmıştır.وفي كتابه New Organon، درس لامبرت قواعد تمييز المظهر الذاتي عن المظهر الموضوعي.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.بالرغم من ذلك، وجد المُشاركون أنَّها مُقنِعة موضوعيًا.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Contudo, os participantes os consideraram subjetivamente convincentes.
Kült kavramı subjektiftir.A ideia, subjetiva.
Yasalar sözlü iken, uygulamalar kişisel ve subjektif olmaktaydı.Toen de rechtspraak mondeling was, was het juridisch handelen ook persoonlijk en subjectief.
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.John wordt een gewilde attractie.
Kült kavramı subjektiftir.Het smaakoordeel is dus subjectief.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Een karaktereigenschap is iets subjectiefs.
Kült kavramı subjektiftir.Przewodnik subiektywny.
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.John måste därefter fatta ett oerhört svårt beslut.
Kült kavramı subjektiftir.Клімат — субекваторіальний.
Aşırılık anlayışı subjektif olabileceği için radikalizm görüşü de subjektif olabilir.Sociální svět může být i subjektivní.
Kült kavramı subjektiftir.Umění je subjektivní.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Hodnocení je však subjektivní.
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.John úgy dönt, itt újabb pihenőt tartanak.
Kült kavramı subjektiftir.A műfaj kifejezésmódja szubjektív.
Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.Hogy mi a lényeges és mi nem, az teljesen szubjektív.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.化学の知識:造詣深い。
Ancak, hataya, unutkanlığa ve sübjektifliğe meyilli bir yöntemdir bu.이것은 결박하고, 삼계에 윤회하게 하여 괴로움을 낳는 것을 행동양식으로 삼는다.
Bu yüzden ölçülebilir bir kalite kriteri kolayca sübjektif hale gelebilir.לפיכך, שחזורי לסת מאוד מדויקים יהיו כעת אפשרים.
Yasalar sözlü iken, uygulamalar kişisel ve subjektif olmaktaydı.למיטב שיפוטי הן היו אישיות ואנוכיות.
Kült kavramı subjektiftir.Терминът паравоенни е субективен.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Симптомите биват: Субективни.
Bazen subjektif bilgileri bir matematik modeline dahil etmek yararlı olacaktır.Ponekad je korisno inkorporirati subjektivne informacije u matematički model.
Kült kavramı subjektiftir.Nekatere iluzije so subjektivne.
Kült kavramı subjektiftir.Pasakotojas subjektyvus.
Mutluluğun subjektif ve ölçülmesi zor olması sebebiyle genellikle diğer verilere daha çok önem verilir.Kuid kuna õnn on subjektiivne ja seda on raske mõõta, eelistatakse üldiselt teisi meetmeid kasutada.
Kült kavramı subjektiftir.Nad jätavad välja subjektiivse elemendi.
Felsefî bilgi özellikleri: Subjektifitir.Füüsikaline objekt Objektiivsus Subjekt Subjektiivsus
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.Alexanders verstehen: seinen Mythos und die Mythologie, aus der er erwachsen war.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.우리는 알렉산더대왕의 주관적 진리를 --그의 신화와 그것을 구성한 신화론을-- 이해해야 합니다.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.la réalité subjective d'Alexandre: son mythe, et la mythologie qui l'a construit.

İlgili Sayfalar