suçlu ile cümle
suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom diğer suçlular gibi değildir.Tom is not like other criminals.
O, suçluların cesaretini kıracak.That'll discourage criminals.
Tom'un suçluluğu kanıtlanmadı.Tom hasn't been proven guilty.
Tom yargılandı ve suçlu bulundu.Tom was tried and convicted.
Suçlular çok aptaldır.Criminals are so stupid.
Tom günah kadar suçludur.Tom is as guilty as sin.
Tom hırsızlıktan suçlu.Tom is guilty of theft.
Tom sahtekârlıktan suçlu.Tom is guilty of fraud.
Kurbanı neden suçluyorsun?Why blame the victim?
Tom aynı derecede suçludur.Tom is equally guilty.
Sen suçlu görünüyorsun.You look guilty.
Onların suçlu olması söz konusu değil.There's no question they're guilty.
Bana bir suçlu gibi davranmaya nasıl cüret edersin!How dare you treat me like a criminal!
Tom'un suçlu olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Tom is guilty.
Beni hırsızlıkla mı suçluyorsun?Are you accusing me of stealing?
Fadıl birinci derece cinayetten suçlu bulundu.Fadil was convicted of first degree murder.
Kimin masum ve kimin suçlu olduğunu nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's innocent and who's guilty?
Hepiniz bir suçlu olmadığımı biliyorsunuz.You all know I'm not a criminal.
Fadıl hâlâ Leyla'nın suçlu olduğuna inanmıyor.Fadil still doesn't believe Layla is guilty.
Fadıl suçlu bir adam gibi davranmıyordu.Fadil wasn't acting like a guilty man.
Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.The criminal is armed and highly dangerous.
Tom hâlâ Mary'nin suçlu olduğuna inanmıyor.Tom still doesn't believe Mary is guilty.
Tom, silahlı soygundan dolayı suçlu olduğunu itiraf etti.Tom pleaded guilty to armed robbery.
Polis bir dinleme cihazını suçlunun arabasına sakladı.The police hid a listening device in the criminal's car.
Şimdi suçluları bulduklarını söyleyecekler.Now they will say that they've found the culprits.
Onlar aranan bir suçluyu tutukladılar.They've arrested a known previous offender.
Ben de herkes kadar suçluyum.I am just as guilty as everyone else.
Yalan söylediğim için kendimi suçlu hissediyorum.I feel guilty for lying.
Leyla suçlu bir kadın gibi davranmıyordu.Layla wasn't acting like a guilty woman.
Leyla suçlu bulundu.Layla was found guilty.
Onlar şiddete eğilimli suçlular.They're violent criminals.
Avukatım bana suçlu olduğumu itiraf etmem gerektiğini söyledi.My lawyer told me that I should plead guilty.
Tom, Mary'nin suçlu olduğunu düşündü.Tom thought that Mary was guilty.
Tom, Mary'nin suçlu olduğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is guilty.
Tom'un suçlu olduğunu düşünüyordum.I thought that Tom was guilty.
Sami bir suçlu profilcisiydi.Sami was a criminal profiler.
Sami bir suçlu profilleyicisiydi.Sami was a criminal profiler.
Sami görünmez bir suçluydu.Sami was an invisible criminal.
Tom'un suçlu olduğunu sana düşündüren ne?What makes you think Tom is guilty?
Neye dayanarak Tom'un suçlu olduğunu düşünüyorsun?What makes you think Tom is guilty?
Herkes Tom'un suçlu olduğunu zannetti.Everybody assumed that Tom was guilty.
Herkes Tom'un suçlu olduğunu düşünüyordu.Everybody thought that Tom was guilty.
Sana Tom'un suçlu olmadığını düşündüren şey nedir?What makes you think Tom is not guilty?
Tom'un suçlu olmadığını düşünüyorum.I thought that Tom wasn't guilty.
Kendimi suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel guilty.
Sami suçlu bulundu.Sami was found guilty.
Sami cinsel suçlu olmakla suçlandı.Sami was an accused sex offender.
Sami usta bir suçluydu.Sami was a master criminal.
Sami suçluluk duygularıyla mücadele etti.Sami struggled with feelings of guilt.
Suçlu görev dışı polis memuru tarafından tutuklandı.The criminal was apprehended by an off-duty policeman.
Bunun tek suçlusu Tom.Tom has nobody to blame but himself.
Bir suçlu gibi görünüyorsun.You look like a criminal.
Tom suçlu bulunabilirdi.Tom could be found guilty.
Tom suçlu göründüğümü söyledi.Tom said I looked guilty.
Sen suçlu görünüyordun.You looked guilty.
Tom gerçekten suçlu mu, merak ediyorum.I wonder whether Tom is really guilty.
Tom bana Mary'nin suçlu olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was guilty.
Tom suçlu olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't guilty.
Tom'un suçlu olmadığına ikna oldum.I'm convinced Tom isn't guilty.
Tom'un suçlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom is guilty.