suçlu ile cümle

suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sen cinayetten suçlusun.You are guilty of murder.
Oğlumu neden suçluyorsun?Why do you accuse my son?
Neden oğlumu suçluyorsun?Why do you accuse my son?
Neden benim oğlumu suçluyorsun?Why do you accuse my son?
Sen bana çok suçlu hissettiriyorsun.You make me feel so guilty.
Dikkatsiz hatam için herkes beni suçluyor.Everybody blames me for my careless mistake.
Bildiğimiz kadar, o suçlu.Insofar as we know, he is guilty.
Taro Ito suçlu bulundu.Taro Ito was found guilty.
Suçlu olduğu henüz kanıtlanmadı.He hasn't been proven guilty yet.
Olanlar için niçin beni suçluyorsun?Why do you blame me for what happened?
Bu, suçlular için en insancıl ceza değil midir?Isn't that the most humane punishment for criminals?
Suçlu kimliğini gizlemek zorunda kaldı.The criminal had to conceal his identity.
Suçlu halen kaçak.The criminal is still at large.
Suçlu hâlâ serbest.The criminal is still at large.
Suçlu hâlâ dışarıda.The criminal is still at large.
İnkar edilmez bir şey varsa mahkum suçludur.There is no denying that the prisoner is guilty.
Mahkumun suçlu olduğu konusunda inkar yok.There is no denying that the prisoner is guilty.
Başarısızlığın suçlusu sensin.You are to blame for the failure.
Polis suçlunun kaçtığını gördü.The police caught sight of the criminal running away.
Sürücü aşırı hızdan suçlu bulundu.The driver was charged with speeding.
Her şeyi göz önüne alırsak, o suçlu olamaz.Taking everything into consideration, he can't be the criminal.
Tüm kanıtlar onun suçlu olduğunu gösteriyor.All the evidence points to his guilt.
Singapur'da bir suçluyu cezalandırmanın bir yolu onu ya da onu kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish a criminal is to whip him or her.
Sally şalı ödünç aldığını kabul etti, ama suçlu olmadığını söyledi.Sally admitted that she borrowed the scarf but said she was not guilty.
Bununla ilgili olarak, ben suçlu değilim.In relation to this, I am to blame.
Onun cinayetten suçlu olduğuna eminim.I'm sure he is guilty of the murder.
Yalan söyleme hakkında suçlu hissediyorum.I feel guilty about having told a lie.
Kendimi suçlu hissediyorum.I feel guilty.
Amerika daki çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Her ikiniz de suçlusunuz.You are both in the wrong.
Polis hemen onu suçlu olarak belirledi.The police spotted him at once as the offender.
Polis suçlunun nerede yaşadığını ortaya çıkardı.The police found out where the criminal lived.
Polis suçlu için ülke çapında bir ava başladı.The police have started a nationwide hunt for the criminal.
Polis suçluyu bulabildi.The police were able to find the criminal.
Polis, suçlularla bağlantılarını araştırıyor.The police are inquiring into his connections with the criminals.
Müzakerelerdeki başarısızlığımız için onu suçluyorum.I blame him for our failure in the negotiations.
Suçlu idam sehpasına gönderildi.The criminal was sent to the gallows.
Suçlusu benim.I am to blame.
Kardeşim gibi ben de suçluyum.I as well as my brother am to blame.
Benim suçluluğum şüpheye yer bırakmaz.My guilt leaves no room for doubt.
Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.I believe he is not guilty of the crime.
Ben onun hakkında suçlu hissediyorum.I feel guilty about it.
Onun suçlu olduğuna ikna edildim.I was convinced that he was guilty.
Suçlunun izlerini takip ettik.We followed the tracks of the criminal.
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.He could not refrain from smiling, though with a slight sense of guilt.
Çocuk suçluluğundaki artış ciddi bir sorundur.The increase in juvenile delinquency is a serious problem.
O delil ile karşı karşıya geldiğinde, suçlu olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.When he was faced with the evidence, he had to admit that he was guilty.
Suçlu önünde sonunda yakalanır.Crime does not pay.
Suçlu er geç yakayı ele verir.Crime does not pay.
Suçlular sosyal haklardan mahrum edilirler.Criminals are deprived of social rights.
Suçlu polis tarafından tutuklandı.The criminal was arrested by the police.
Suçluların hepsi tutuklandı.The criminals have all been apprehended.
Suçlu merhamet için yargıca yalvardı.The criminal begged the judge for mercy.
Suçlu ayak izleri bıraktı.The criminal left footprints.
Suçlu tutuklanarak cezaevine konulmuştur.The criminal was arrested and put into prison.
Mahkeme onu para çalmaktan suçlu buldu.The court found him guilty of stealing money.
Onun suçlu olduğu açıktır.It is clear that he is guilty.
Kendisinin suçlu olmadığına inanmakta yalnız değiliz.We are not alone in believing that he is not guilty.
Eğer o masumsa bundan şu sonuç çıkar ki onun karısı suçlu.If he is innocent, it follows that his wife is guilty.

İlgili Sayfalar