suçlar ile cümle

suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Chúa đã đặt gian ác chúng tôi ở trước mặt Chúa, Ðể những tội lỗi kín đáo chúng tôi trong ánh sáng mặt Chúa.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Chúa đã đặt gian_ác chúng_tôi ở trước mặt Chúa , Ðể những tội_lỗi kín_đáo chúng_tôi trong ánh_sáng mặt Chúa .
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Davanti a te poni le nostre colpe, i nostri peccati occulti alla luce del tuo volto
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Denn unsere Missetaten stellst du vor dich, unsre unerkannte Sünde ins Licht vor deinem Angesicht.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Diante de ti puseste as nossas iniqüidades, � luz do teu rosto os nossos pecados ocultos.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Du har satt våre misgjerninger for dine øine, vår skjulte synd for ditt åsyns lys.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Du ställer våra missgärningar inför dig, våra förborgade synder i ditt ansiktes ljus.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Elédbe vetetted a mi álnokságainkat; titkos bûneinket a te orczádnak világa elé.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Engkau menaruh kesalahan kami di hadapan-Mu, dosa kami yang tersembunyi terlihat oleh-Mu
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Has puesto nuestras maldades delante de ti; nuestros secretos están ante la luz de tu rostro
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.주께서 우리의 죄악을 주의 앞에 놓으시며 우리의 은밀한 죄를 주의 얼굴 빛 가운데 두셨사오니
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Meidän pahat tekomme sinä asetat eteesi, salaiset syntimme kasvojesi valkeuteen.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Nebo jsi položil nepravosti naše před sebe, a tajnosti naše na světlo oblíčeje svého.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Položil si naše neprávosti pred seba, naše tajnosti do svetla svojej tvári.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Położyłeś nieprawości nasze przed sobą, tajne występki nasze przed jasnością oblicza twego.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Pred oči svoje si postavil krivice naše, skrivnosti naše v luč obličja svojega.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Tu mets devant toi nos iniquités, Et à la lumière de ta face nos fautes cachées.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Tu pui înaintea Ta nelegiuirile noastre, şi scoţi la lumina Feţei Tale păcatele noastre cele ascunse.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.U ziet onze zonden scherp voor U. Onze meest verborgen zonden komen bij U aan het licht.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Vor Skyld har du stillet dig for Øje, vor skjulte Brøst for dit Åsyns Lys.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Εθεσας τας ανομιας ημων ενωπιον σου, τα κρυφια ημων εις το φως του προσωπου σου.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.Положил си беззаконията ни, пред Себе Си, Скришните ни грехове в светлината на лицето Си
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.שת עונתינו לנגדך עלמנו למאור פניך׃
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.‎قد جعلت آثامنا امامك خفياتنا في ضوء وجهك‏‎.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.你 將 我 們 的 罪 孽 擺 在 你 面 前 、 將 我 們 的 隱 惡 擺 在 你 面 光 之 中
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.你 將我們 的 罪孽擺 在 你 面前 、 將我們 的 隱惡擺 在 你 面光 之中
Suçların araştırılmasıBrottsutredning
Suçların araştırılmasıInvestigación de delitos
Suçların araştırılmasıRésolution des enquêtes
Suçların araştırılmasıRikosten tutkinta
Suçların araştırılmasıРасследование преступлений
Suçların araştırılmasıالتحقيق بالجرائم
Suçların araştırılması犯罪调查
Suçların çoğu yokluktan ortaya çıkıyor.Kejahatan didasarkan pada kelangkaan, kebanyakan kejahatan.
Suçların çoğu yokluktan ortaya çıkıyor.Kriminalität basiert hauptsächlich auf Mangel.
Suçların çoğu yokluktan ortaya çıkıyor.Le crime est basé sur la pénurie, la plupart des crimes.
Suçların çoğu yokluktan ortaya çıkıyor.Molti crimini sono basati sulla scarsità.
Suçların çoğu yokluktan ortaya çıkıyor.Повечето престъпления са базирани на оскъдността.
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››주의 앞에서 그 악을 덮어 두지 마옵시며 그 죄를 도말하지 마옵소서 저희가 건축하는 자 앞에서 주의 노를 격동하였음이니이다 하고
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››No cubras su iniquidad, ni su pecado sea borrado de delante de ti, porque provocaron a los que edificaban
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››Nu le ierta fărădelegea, şi păcatul lor să nu fie şters dinaintea Ta; căci au necăjit pe cei ce zidesc.``
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››и не покрой беззаконий их, и грех их да не изгладится пред лицем Твоим, потому что ониогорчили строящих!
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››Не покривай беззаконието им, и грехът им да се не изличи пред Тебе; защото Те разгневиха пред градящите.
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››ואל תכס על עונם וחטאתם מלפניך אל תמחה כי הכעיסו לנגד הבונים׃
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››ولا تستر ذنوبهم ولا تمح خطيتهم من امامك لانهم اغضبوك امام البانين.
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››不 要 遮 掩 他 們 的 罪 孽 、 不 要 使 他 們 的 罪 惡 從 你 面 前 塗 抹 . 因 為 他 們 在 修 造 的 人 眼 前 惹 動 你 的 怒 氣
Suçlarını bağışlama, günahlarını unutma. Çünkü biz çalışanları aşağıladılar.››不要 遮掩 他 們的 罪孽 、 不 要 使 他們 的 罪惡從 你 面前 塗抹 . 因為 他 們在 修造 的 人 眼前 惹 動 你 的 怒氣
suçlarının %55 ila %85’ine karşılık gelmektedir.Useimmissa EU:n maissa huumausainerikoksista tuomitut vangit muodostavat 10–30 prosenttia vankilaväestöstä.
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Ambedue porteranno la pena della loro iniquità. La pena di chi consulta sarà uguale a quella del profeta
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.A tak ponesou nepravost svou. Jakáž pokuta na toho, kdož by se tázal, takováž pokuta na proroka bude,
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.A tak ponesú svoju neprávosť; aká bude neprávosť toho, kto sa bude pýtať, taká bude i neprávosť prorokova,
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Baik nabi itu maupun mereka yang minta nasihatnya, akan mendapat hukuman yang sama
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Cả hai sẽ đều chịu tội mình : tội của kẻ tiên_tri sẽ giống như tội của kẻ cầu hỏi ,
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Cả hai sẽ đều chịu tội mình: tội của kẻ tiên tri sẽ giống như tội của kẻ cầu hỏi,
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.De skal begge bære deres Skyld, Spørgeren og Profeten skal være lige skyldige,
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.E levarão o seu castigo. O castigo do profeta será como o castigo de quem o consultar;
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Ellos cargarán con su iniquidad: Como la iniquidad del que consulta, así será la iniquidad del profeta
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.És viselik vétköket; a milyen a kérdezõ vétke, olyan legyen a próféta vétke is.
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Heidän on kannettava syntinsä - niinkuin kysyjän synti, niin on profeetankin synti -
Suçlarının cezasını çekecekler. Peygamber de ona danışan da aynı şekilde cezalandırılacak.Ils porteront ainsi la peine de leur iniquité; la peine du prophète sera comme la peine de celui qui consulte,

İlgili Sayfalar