suçlar ile cümle
suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.אלהים אתה ידעת לאולתי ואשמותי ממך לא נכחדו׃
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.يا الله انت عرفت حماقتي وذنوبي عنك لم تخف.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.神 阿 、 我 的 愚 昧 你 原 知 道 . 我 的 罪 愆 不 能 隱 瞞
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.神阿 、 我 的 愚昧 你 原 知道 . 我 的 罪愆 不 能 隱瞞
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Det er som i Gibeas Dage, han mindes deres Skyld og straffer deres Synder.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Globoko so se popačili kakor v času Gibee. Bog se spomni njih krivice, kaznoval bo njih grehe.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Hlboko sa porušili jako za dní Gibee; rozpamätá sa na ich neprávosť; navštívi ich hriechy.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.저희는 기브아의 시대와 같이 심히 패괴한지라 여호와께서 그 악을 기억하시고 그 죄를 벌하시리라
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.lyen elfajultak, mint Gibea napjaiban; [de] megemlékezik álnokságaikról, és megbünteti az õ gonoszságokat.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Sie verderben's zu tief wie zur Zeit Gibeas; darum wird er ihrer Missetat gedenken und ihre Sünden heimsuchen.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Глубоко упали они, развратились, как во дни Гивы; Он вспомнит нечестие их, накажет их за грехи их.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.העמיקו שחתו כימי הגבעה יזכור עונם יפקוד חטאתם׃
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.قد توغّلوا فسدوا كايام جبعة. سيذكر اثمهم. سيعاقب خطاياهم
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以 法 蓮 深 深 地 敗 壞 、 如 在 基 比 亞 的 日 子 一 樣 . 耶 和 華 必 記 念 他 們 的 罪 孽 、 追 討 他 們 的 罪 惡
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以法 蓮 深深 地 敗壞 、 如 在 基比亞 的 日子 一樣 . 耶和華 必 記念 他 們的 罪孽 、 追討 他 們的 罪惡
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Aber drei dieser Verbrechen wären vermeidbar.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Ale trzech z tych zbrodni można było uniknąć.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Dar trei din patru omoruri pot fi prevenite.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.하지만 그 범죄 중 세 건은 예방할 수 있습니다.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Maar drie van die misdaden waren te voorkomen geweest.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Mais trois de ces crimes sont évitables.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Ma tre di questi crimini si possono prevenire.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Namun tiga dari kejahatan tersebut dapat dicegah.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Nhưng ba trong số những tội ác đó có thể được ngăn chặn.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Sin embargo, tres de esos crímenes podrían prevenirse.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Třem z těchto vražd ale můžeme předejít.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Αλλά τρία απ' αυτά τα εγκλήματα είναι αποτρέψιμα.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Але трьом злочинам з чотирьох можна було запобігти.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Но из этих преступлений три предотвратимы.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.Но три от тези престъпления могат да бъдат предотвратени.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.אבל שלושה מתוך ארבעת הפשעים הללו ניתנים למניעה.
Ama bu suçların üçü önlenebilir.ولكن ثلاثة من تلك الجرائم كان من الممكن تفاديها
Ama bu suçların üçü önlenebilir.広い視野で捉え
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder그들이 자기 죄와 그 열조의 죄와 및 그들이 나를 거스린 허물을 자복하고 또 자기들이 나를 대항하였으므로
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf ederוהתודו את עונם ואת עון אבתם במעלם אשר מעלו בי ואף אשר הלכו עמי בקרי׃
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf ederلكن ان اقرّوا بذنوبهم وذنوب آبائهم في خيانتهم التي خانوني بها وسلوكهم معي الذي سلكوا بالخلاف
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder他 們 要 承 認 自 己 的 罪 、 和 他 們 祖 宗 的 罪 、 就 是 干 犯 我 的 那 罪 、 並 且 承 認 自 己 行 事 與 我 反 對
‹‹ ‹Ama işledikleri suçları, atalarının suçlarını, bana karşı geldiklerini, ihanet ettiklerini itiraf eder他 們要 承認 自己 的 罪 、 和 他 們 祖宗 的 罪 、 就 是 干犯 我 的 那 罪 、 並且 承認 自己 行事 與 我 反對
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››A jeźli nie odpuścicie ludziom upadków ich, i Ojciec wasz nie odpuści wam upadków waszych.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››ale ak vy neodpustíte ľuďom ich pokleskov, neodpustí ani váš Otec vašich pokleskov.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Če pa ne odpustite ljudem njih pregreškov, tudi Oče vaš ne odpusti vaših pregreh.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Dar dacă nu iertaţi oamenilor greşelile lor, nici Tatăl vostru nu vă va ierta greşelile voastre.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Jestliže pak neodpustíte lidem vin jejich, aniž Otec váš odpustí vám hříchů vašich.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››너희가 사람의 과실을 용서하지 아니하면 너희 아버지께서도 너희 과실을 용서하지 아니하시리라
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Maar als u hen niet vergeeft, zal uw hemelse Vader ook u niet vergeven.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››mais si vous ne pardonnez pas aux hommes, votre Père ne vous pardonnera pas non plus vos offenses.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››ma se voi non perdonerete agli uomini, neppure il Padre vostro perdonerà le vostre colpe
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››men forlade I ikke Menneskene deres Overtrædelser, vil eders Fader ikke heller forlade eders Overtrædelser.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››men om I icke förlåten människorna, så skall ej heller eder Fader förlåta edra försyndelser.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››mutta jos te ette anna ihmisille anteeksi, niin ei myöskään teidän Isänne anna anteeksi teidän rikkomuksianne.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Pero si no perdonáis a los hombres, tampoco vuestro Padre os perdonará vuestras ofensas
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››se, porém, não perdoardes aos homens, tampouco vosso Pai perdoará vossas ofensas.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Song nếu không tha lỗi cho người ta, thì Cha các ngươi cũng sẽ không tha lỗi cho các ngươi.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Song nếu_không tha lỗi cho người_ta , thì Cha các ngươi cũng sẽ không tha lỗi cho các ngươi .
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Wo ihr aber den Menschen ihre Fehler nicht vergebet, so wird euch euer Vater eure Fehler auch nicht vergeben.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››а если не будете прощать людям согрешения их, то и Отец ваш не простит вам согрешенийваших.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Но ако вие не простите на човеците съгрешенията им, то и вашият Отец няма да прости вашите съгрешения.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Як же не прощати мете людям провин їх, то й Отець ваш небесний не прощати буде провин ваших.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››ואם לא תסלחו לבני אדם גם אביכם לא יסלח לכם את חטאתיכם׃
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››وان لم تغفروا للناس زلاتهم لا يغفر لكم ابوكم ايضا زلاتكم