suçlar ile cümle

suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kötü bir işçi her zaman aletlerini suçlar.A bad workman always blames his tools.
Kötü bir işçi aletlerini suçlar.A bad workman blames his tools.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
İşkence ona işlemediği suçları itiraf ettirdi.The torture made him confess to crimes he had not committed.
Suçları için onu bağışladılar.They forgave him for his crimes.
Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.His repeated delinquencies brought him to court.
O, suçlarcasına parmağını ona gösterdi.She pointed her finger at him accusingly.
Tom sarhoş araba sürme ve tedbirsiz araba sürme suçlarını reddetti.Tom pleaded not guilty to charges of drunken driving and reckless driving.
Tom suçlar işledi fakat asla hüküm giymedi.Tom committed crimes, but was never convicted.
Sizin suçlarınız atalarının mezarlarına saygısızlıktı.Your crimes have desecrated your ancestor's graves.
Ben sokakta her gün işlenen suçları görüyorum.I see the crimes commited every day on the street.
Suçlarından dolayı cezalandırıldı.He was punished for his crimes.
O, suçları için cezalandırıldı.She was punished for her crimes.
Şuçlarından dolayı cezalandırıldılar.They were punished for their crimes.
Bu adanın sakinlerinin korkunç suçlar işledikleri kesin idi.It was a certainty that the inhabitants of this island had committed horrible crimes.
Tom o suçları işlemedi.Tom didn't commit those crimes.
Tom bütün suçları Mary'nin işlediğini düşünüyordu.Tom was thinking of all the crimes Mary had committed.
Sen kendi suçlarını hatırladığında, başka birininkini unutursun.When you remember your own crimes, you forget another's.
Tom, suçlarından dolayı adalete teslim edilecek.Tom will be brought to justice for his crimes.
Suçların türünde bir değişim var.There's a change in the type of crimes.
Birbirinizi suçlarken hiçbir sorunu çözmeyeceksiniz.You won't solve any problems while ever you blame each other.
Çocuklar ebeveynleri boşandığı zaman çoğunlukla kendilerini suçlarlar.Children often blame themselves when their parents divorce.
Tom her şey için Mary'yi suçlardı.Tom tried to blame Mary for everything.
Anne babalar, çocuklarının suçlarından sorumludurlar.Parents are responsible for their children's crimes.
Tom kendi hataları için genellikle başkalarını suçlar.Tom often blames others for his own failures.
Suçlarının cezasını çekmeli.He must pay for his crimes.
En gizli suçlarımızın şahidi vicdanımızdır.Our conscience is the witness to our most secret crimes.
İnsanlar seni hiç dengesiz olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being temperamental?
İnsanlar seni hiç yüzeysel olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being superficial?
İnsanlar seni hiç inatçı olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being stubborn?
İnsanlar seni hiç züppe tavırlı olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being snobbish?
İnsanlar seni hiç sinsi olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being sneaky?
İnsanlar seni hiç bencil olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being selfish?
İnsanlar seni nefsine düşkün olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being self-indulgent?
İnsanlar seni hiç kaba olmakla suçlar mı?Do people ever accuse you of being rude?
İnsanlar seni hiç kendini beğenmiş olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being pompous?
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being overemotional?
İnsanlar seni hiç dik başlı olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being obstinate?
İnsanlar seni hiç sabit fikirli olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being obsessive?
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Sen ne suçlar işledin?What crimes have you committed?
Tom her şey için beni suçlar.Tom blames me for everything.
Böyle basit suçlar yüzünden insanları hapse atmamamız lazım.We shouldn't be imprisoning people for such petty crimes.
Tom hataları için hep başka birini suçlar.Tom always blames somebody else for his mistakes.
Tom bu suçları itiraf etti.Tom has confessed to these crimes.
Bu politikacının organize suçlarla bağlantıları olduğundan şüpheleniliyor.This politician is suspected of having connections to organized crime.
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.Rape and sexual assault are crimes of violence.
Savaş suçlarını belgelemekten başka seçeneğim yoktu.I had no alternative but to document the war crimes.
Tom suçlandığı suçları işlemedi.Tom didn't commit the crimes he's been accused of.
Kötü bir esnaf aletlerini suçlar.A bad tradesman blames his tools.
Tom suçlarını ödemelidir.Tom must pay for his crimes.
On yedi yıl hapiste yattıktan sonra Fadıl suçlarından ötürü ölüm cezasına çarptırıldı.After serving seventeen years in prison, Fadil was put to death for his crimes.
Fadıl suçları için bir jüri karşısına çıktı.Fadil faced a jury for his crimes.
Fadıl suçlarından dolayı çok pişmandı.Fadil was remorseful for his crimes.
Sami'nin suçlarla çok yakın bağlantıları vardı.Sami had very close connections to the crimes.
Sen her zaman Tom'u suçlarsın.You always blame things on Tom.
Onlar bu ülkedeki bütün suçları işlerler.They commit all the crimes in this country.
Onlar bu ülkedeki suçların çoğunu işlerler.They commit most of the crimes in this country.
Bu ülkedeki suçların çoğu onlar tarafından işlenir.Most of the crimes in this country are committed by them.
Suçlar orantısız bir şekilde azınlıklar tarafından işleniyor.Crimes are disproportionately committed by minorities.

İlgili Sayfalar