Ana içeriğe geç
Sözlük

suç ile cümle

suç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu suçlamadım.I wouldn't blame him.
Bizi suçlama.Don't blame us.
Onları suçlama.Don't blame them.
Onu suçlama.Don't blame him.
Gerçekten bizi suçlayabilir misin?Can you really blame us?
Gerçekten onları suçlayabilir misin?Can you really blame them?
Gerçekten beni suçlayabilir misin?Can you really blame me?
Beni gerçekten suçlayabilir misiniz?Can you really blame me?
Beni gerçekten suçlayabilir misin?Can you really blame me?
Gerçekten onu suçlayabilir misin?Can you really blame him?
Onları suçluyorum.I blame them.
Onu suçluyorum.I blame him.
Ben bile onları suçlayamam.I can't even blame them.
Ben bile onu suçlayamam.I can't even blame him.
Bizi kim suçlayabilir?Who could blame us?
Onları kim suçlayabilir?Who could blame them?
Beni kim suçlayabilir?Who could blame me?
Onu kim suçlayabilir?Who could blame him?
Onları bir şeyle suçlamadan önce çok emin olsan iyi olur.You'd better be very sure before you accuse them of anything.
Onu bir şeyle suçlamadan önce çok emin olsan iyi olur.You'd better be very sure before you accuse him of anything.
Onu herhangi bir şeyle suçlamadan önce çok emin olsan iyi olur.You'd better be very sure before you accuse him of anything.
Tom ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.Tom was convicted of second degree murder and sentenced to ten years in jail.
Tom suç yerinden kaçtı.Tom fled the crime scene.
Tom John'u sonuçları tahrif etmekle suçlandı.Tom accused John of falsifying the results.
Suikastçı derhal yakalandı, bir arabaya konuldu ve suç mahallinden uzaklaştırıldı.The assassin was immediately caught, put into a car and driven away from the crime scene.
Çete, Tom adında acımasız bir suçlu tarafından yönetiliyor.The gang is lead by a ruthless criminal called Tom.
Tom, Batı medyasında yaygın bir biçimde seçim hilesiyle suçlandı.Tom was widely accused in the Western media of election fraud.
Linda Dan'i onu sinsice izlemekle suçladı.Linda accused Dan of stalking her.
Dan suçsuzluğunu kanıtlamayı başardı.Dan managed to prove his innocence.
Dün tüm suçlamalardan aklandı ve serbest bırakıldı.He was cleared of all charges and released yesterday.
Onun geç kalmasına sebep olduğu için Dan Linda'yı suçladı.Dan blamed Linda for causing him to be late.
Dan Linda'yı erzak çalmakla suçladı.Dan accused Linda of stealing rations.
Dan bir ses kaydı ile Linda'nın suçunu kanıtladı.Dan proved Linda's guilt with an audio recording.
Dan karısını öldürmekten haksız yere suçlu bulunmuştu.Dan was wrongfully convicted of murdering his wife.
Polis Dan'ın suçunu kanıtlamak için cinayet silahını geri almak zorundaydı.The police had to retrieve the murder weapon to prove Dan's guilt.
Dan tutuklandı ve Linda'nın cinayetiyle suçlandı.Dan was arrested and charged with Linda's murder.
O, mahkemedeki suçlamalara itiraz etmemeye karar verdi.She decided not to contest the charges in court.
Hiç kimse onun suçsuzluğuna inanmadı.No one believed in his innocence.
Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor.Dan doesn't know the extent of Linda's criminal history.
Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.Heresy was a crime for which people were sometimes sentenced to death.
Hava konusunda onu suçlama!Don't blame it on the weather!
Banker dolandırıcılık suçundan hapse girdi.The banker went to jail for fraud.
Dan suçlamaları inkar etme cesaretine bile sahip değildi.Dan didn't even have the courage to deny the accusations.
Dan hayal edilebilecek en kötü suçu işledi.Dan committed the worst imaginable crime.
Dan suçsuz olduğunda ısrar etti.Dan insisted he was innocent.
Dan suç mahallinde birçok delil bıraktı.Dan left a lot of evidence at the crime scene.
Dan, suçunu örtbas etmeye çalıştı.Dan tried to cover up his crime.
Dan bir cinayet işlemekle suçlandı.Dan was accused of committing a murder.
Dan bir suç mahalli araştırmacısıydı.Dan was a crime scene investigator.
Dan suç çözmede eğitildi.Dan was trained in crime solving.
Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.Dan felt guilty about Linda's death.
Seni suçlu hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel guilty.
Dan ikinci derece cinayetten suçlu bulundu.Dan pleaded guilty to second degree murder.
Tüm polis soruşturmaları mutlaka bir suçlu tutuklanmasına yol açmaz.Not all police investigations necessarily lead to the arrest of a culprit.
Dan Linda'yı bir travesti olmakla suçladı.Dan accused Linda of being a tranny.
Dan tehlikeli suçluların hedefi oldu.Dan became the target of dangerous criminals.
Dan'in, neyle suçlandığı hakkında hiçbir fikri yoktu.Dan had no idea about what he was being accused of.
Teğmen Dan Anderson, Linda'nın suçla bağlantısını kuramadı.Lieutenant Dan Anderson couldn't link Linda to the crime.
Yeterli delil olmadan, Dan'ı cinayetle suçlamak zordu.Without sufficient evidence, it was difficult to charge Dan with murder.
Dedektif Dan Anderson suç laboratuvarı sonuçları için endişeyle bekledi.Detective Dan Anderson waited anxiously for the crime lab results.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod