Ana içeriğe geç
Sözlük

stok ile cümle

stok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Heute sind 70 Prozent aller Fischvorkommen überfischt.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Il a perdu 80% de sa glace. Selon les scientifiques, dans 100 ans,
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Ledovce jsou pro život na zemi velice důležité.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Los glaciares son muy importantes para la vida en la tierra.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Ma a halállomány 70 százaléka túlhalászott.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Ngày nay 70% dự trữ cả đang bị khai thác quá mức.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Oggi il 70 per cento della scorta di pesce è iper-sfruttata.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Vandaag is 70 procent van het visbestand over-geëxploiteerd.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Σήμερα το 77 τοις εκατό των αποθεμάτων ψαριών υπερεκμετάλλευονται.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.На сегодняшний день более 77 процентов рыбных запасов истощено.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.Според учените след сто години всички ледници ще изчезнат.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.היום יש 70 אחוזים ניצול יתר בכמות הדיג
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.اليوم 70 في المائة من مخزون الأسماك تستغل إستغلالاً مفرطاً.
Bugun balik stoklarinin yuzde yetmisi tuketilmis durumda.過剰に捕獲されています FAO (国連食料農業機関)によると
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Besluten avspeglar ofta andra prioriteringar än skydd av bestånden.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Deze beslissingen weerspiegelen vaak andere prioriteiten dan de bescherming van visbestanden.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Estas decisiones reflejan a menudo prioridades diferentes que la protección de las poblaciones.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Estas decisões muitas vezes reflectem outras prioridades em vez da protecção dos stocks.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Przez wieki fundamentem lokalnej gospodarki była obfitość ryb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Queste decisioni spesso riflettono priorità diverse dalla protezione degli stock.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Tato rozhodnutí často odrážejí jiné priority, než je ochrana populací ryb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Te odločitve so pogosto temeljile na prednostnih nalogah, ki niso zajemale zaščite staleža.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Tieto rozhodnutia často zohľadňujú iné priority než ochranu zásob rýb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Usein päätökset perustuvat ensisijaisesti muihin tekijöihin kuin kalakantojen suojeluun.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Η ιστορία της Βαλτικής δεν είναι μία απλή υπόθεση.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Тези решения често отразяват приоритети, различни от опазването на ресурсите.
Burada hedef ise fiyarları aşağıda tutarak insanların satın alımlarını sağlamak ve stoklarda hareketi sağlamakNaloga vlade je, da pazi in skrbi za nas. To je njihova naloga. Potem - tu so še korporacije.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Ada tuna bersirip kuning di dalam daftar ini -- makanan laut yang tidak terancam.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Ai ton cu înotătoare galbene prinşi cu prăjina aici-- vine din rezerve durabile.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Aquí dice que la pesca de rabil viene de poblaciones sostenibles.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.C'è il tonno pinna gialla pescato con la canna... viene da riserve sostenibili.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Chúng ta có cá ngừ vây vàng bắt bằng cần câu -- đền từ một nguồn có thể duy trì được.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Du har fångat gulfenad tonfisk här kommer från hållbara bistånd.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Hier gibt es mit der Angel gefischten Gelbflossenthunfisch -- er kommt aus nachhaltigen Beständen.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Hier heb je geelvintonijn, met de hengel gevangen, die komt van duurzame voorraden.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Ici, vous avez du thon à nageoires jaunes pêché à la ligne -- il provient de réserves durables.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Itt a bottal kifogott sárgaúszójú tonhal -- a fenntartható készletekből származik.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.여기 지속가능한 무리에 포함되어 있는 낚싯대로 잡은 참치가 있군요.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Mamy tutaj złowionego na wędkę tuńczyka żółtopłetwego -- pochodzącego ze zrównoważonych zapasów.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Tady je na udici chycený, žlutoploutvý tuňák -- z udržitelných zdrojů.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Temos aqui o atum-amarelo, que vem de reservas sustentáveis.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Tu je tuniak žltoplutvý, chytený na udicu -- z udržateľnej populácie.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Εδώ έχουμε κιτρινόπτερο τόνο που ψαρεύεται με καλάμι και προέρχεται από βιώσιμα αποθέματα.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Вот вам желтопёрый тунец, пойманный на гарпун, - идёт из экологически устойчивых запасов.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.Имате уловен полярен жълтопер тунец, идва от устойчив развъдник.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.הנה טונה צהובת-סנפיר שנידוגה בחכה-- מקורה במאגרים ברי-קיימא.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.لديك سمكة تونا صفراء تم صيدها من القطب هنا-- تأتي من مخزونات مستدامة.
Burada sürdürülebilir stoklardan gelen oltayla avlanmış sarıkanat tuna balığı var.これは持続可能性を損ないません 網による乱獲ではなく竿で釣り上げましたから
Çeşitli stokların etrafa götürülmesi gerekir.Nouvelles maisons.
Çeşitli stokların etrafa götürülmesi gerekir.Většinou jsou kapitálové investice dílem firem.
Çeşitli stokların etrafa götürülmesi gerekir.هذه الأشياء التي يجب عليك الحصول عليها لتشغيل مصنعك تسمى "قائمة البضائع الموجودة"
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.A földműveseket elkergették a földjeikről, a terményeket és a jószágokat ellopták, vagy elpusztították.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Agricultores foram expulsos das suas terras e as culturas e o gado foram destruídos ou roubados.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Bauern wurden von ihrem Land vertrieben und Getreide und Vieh wurde zerstört oder gestohlen.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Farmerzy byli wypędzani ze swoich gospodarstw, niszczono ich uprawy i hodowle.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.I contadini venivano allontanati dalle loro terre, e raccolti e bestiame venivano distrutti o rubati.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.농부들은 그들의 땅을 떠났고 곡식과 가축들은 파괴되거나 도륙당했습니다.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Les fermiers ont été déportés de leurs terres, et les moissons et le bétail détruits ou volés.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Los granjeros fueron expulsados de sus tierras, y se destruyeron o robaron cosechas y ganado.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Maanviljelijöitä ajettiin pois mailtansa, sadot ja karja tuhottiin tai varastettiin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod