Boş bir sol sayfa düz sayfa stiline ayarlanırБуде встановлено порожню ліву сторінку зі стилем сторінки plain
Boş bir sol sayfa düz sayfa stiline ayarlanırЩе бъде зададена празна страница с ляво подравняване в стил "обикновен"
Boş bir sol sayfa düz sayfa stiline ayarlanır空白の左ページに plain-pagestyle を適用する
Both of our wounds still so fresh.Ambele rănile noastre încă atât de proaspete.
Both of our wounds still so fresh.Ambos de nuestras heridas aún tan fresco.
Both of our wounds still so fresh.Φοβάμαι ότι δεν είναι σε θέση να πάρει από πάνω τους.
Both of our wounds still so fresh.שני הפצעים שלנו עדיין כל כך טרי.
Bozuk?! Tamam, "Happy Day"de bundan sonra Rusça olmayacak, onun yerine stil kazandırmak olacak.Тогда больше не будет русского в программе "Счастливый день", вместо этого будет преображение.
Bu bir stil konusu, ama bu pivot eleman ötekinden daha alt bir satırda. -A tohle je teda jenom o stylu, ale tento pivot je níž než tenhle.
Bu bir stil konusu, ama bu pivot eleman ötekinden daha alt bir satırda. -I chociaż to tylko kwestia konwencji, to ten element znajduje się niżej od tego.
Bu bir stil konusu, ama bu pivot eleman ötekinden daha alt bir satırda. -وهذه هي مسألة الشكل، لكن هذا المدخل المحوري يقع في الصف الادنى
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Hermosa diapositiva que resume el estilo de presentar de Steve Jobs.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Это прекрасный слайд, в этом заключается стиль презентаций Стива Джобса.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.大きなグラフィックス
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Den sogenannten "Clawhammer" Stil hatte er von seiner Mutter und Großmutter gelernt.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Este estilo se llama claw-hammer (garra-martillo), y él lo había aprendido de su madre y su abuela.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Het heet de klauwhamerstijl. Had hij geleerd van zijn moeder en grootmoeder.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Kalapácsos stílusnak is nevezik, és anyjától meg nagyanyjától tanulta.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.그는 어머니와 할머니한테서 그 연주기법(장도리 기법)을 배웠죠.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nauczył się tej techniki, zwanej claw-hammer, od swojej mamy i babci.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nó được gọi là phong cách claw-hammer, ông học được từ bà và mẹ.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Si chiama claw-hammer style (stile artiglio-martello), che lui aveva imparato da sua madre e sua nonna.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Stilul se cheamă "claw-hammer", şi el l-a învăţat de la mama şi bunica lui.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Казва се "стил закривен чук", който научил от майка си и баба си.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Этот стиль называется ногтеударный, он научился ему у своей мамы и бабушки.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.הסגנון נקרא פטיש-מפוצל, והוא למד אותו מאמו וסבתו.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.ويدعي " مخلب المطرقة " وقد كان تعلمها من والدته .. وجدته
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.僕は恋に落ちた
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Abbiamo iniziato con un tavolino nella sala d'attesa della clinica -- stile bancarella.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Also begannen wir mit einem Kartentisch im Wartezimmer der Klinik - wie auf einem Kuchenbasar.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Chúng tôi bắt đầu với một cái bàn con ở phòng chờ khám hoàn toàn theo phong cách gian hàng nước chanh
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Egy kis asztallal kezdtük a váróteremben -- limonádéstand stílusban.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.처음엔 병원 대기실에 작은 접이식 탁자에서 시작했는데 완전히 레모네이드 판매대와 같았죠.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Så vi begyndte med et kortbord i klinikkens venteværelse -- total juicebod stil.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.We begonnen met een kaarttafel in de wachtruimte
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Ξεκινήσαμε λοιπόν με ένα μικρό τραπέζι στην αίθουσα αναμονής της κλινικής ακριβώς σαν σταντ για λεμονάδες.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Започнахме с карта на таблица в залата за чакане в клиниката - напълно в стил лимонаден щанд.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Итак мы начали со стола, на котором собирают рецепты — полностью в стиле лимонадного бизнеса.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.אז התחלנו עם שולחן קטן בחדר המתנה- ממש כמו עמדת ילדים מוכרי לימונדה.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.لذلك ابتدأنا بوضع طاولة للبطاقات في غرقة الانتظار للعيادة كطاولة بيع عصير الليمون
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.まるで道端のレモネードスタンドです しかし現在は大学生の参加者が千人おり
Bunlar Siena'dan spesifik stil karakteristiklerini gösterir.,Queste sono cose che caratterizzano questo specifico stile senese.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Chúng ta sẽ làm theo cách lạc hậu của người Mỹ, chúng ta sẽ phát minh ra, và làm việc cùng nhau.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Ideme to urobiť staromódnym americkým spôsobom, ideme sa z toho dostať vynaliezaním, pracujúc spolu.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Kita akan melakukannya dengan cara kuno Amerika, kita akan menemukan jalan keluar, bekerja bersama.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.우리는 예전 미국의 방법으로 이것을 할 것입니다. 그리고 우리의 출구를 함께 만들 것 입니다.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Lo faremo alla vecchia maniera americana, inventeremo la nostra via d'uscita, lavorando insieme.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.O vom face în stilul vechi american, vom inventa, lucrând împreună.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Uděláme to starým dobrým americkým způsobem, my naši cestu vynalezneme společným úsilím.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Vamos a hacerlo a la antigua manera americana, vamos a inventar nuestra salida trabajando juntos.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Vamos fazê-lo à velha maneira americana, vamos inventar uma saída, trabalhando juntos.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.We gaan het op de ouderwetse Amerikaanse manier doen: door nieuwe manieren te bedenken, door samen te werken.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Zrobimy to na stary amerykański sposób, osiągniemy to drogą wynalazku, pracując wspólnie.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Ми зробимо це у традиційно американський спосіб: ми винайдемо новий шлях через співпрацю.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Мы прибегнем к старому доброму американскому способу — мы вместе изобретём новое решение.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.Ще го направим по старомодния американски начин, ще изобретим, как да я изведем, като работим заедно.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.אנו נעשה את זה בדרך האמריקאית המסורתית, כלומר בעזרת המצאות, ובעבודה משותפת.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.سنفعل ذلك بطريقتنا الأمريكية القديمة، سنبتكر طريقتنا الخاصة بنا، بالعمل معاً.
Bunu eski stil Amerikan yöntemiyle yapacağız, yolumuzu icat edeceğiz, birlikte çalışarak.発明に道を見い出して 問題解決に協同で励むのです (拍手)
Bunu stilist Jang mı söyledi?Apa Stylist Jang mengatakan itu?