ABD standart: 2-CD (iki birim olarak sayılır).Padrão EUA: 2-CD (contadas como duplas unidades).
İlk bilinen standartlaştırılmış sistem Johnson-Morgan veya UBV fotometrik sistemidir (1953).O primeiro sistema fotométrico padronizado conhecido é o Johnson-Morgan ou sistema fotométrico UBV (1953).
28 Ocak 2015'te ACME protokolü resmi olarak standartlaştırılması için IETF'ye gönderilmiştir.Em 28 de Janeiro de 2015 o protocolo ACME foi oficialmente submetido ao IETF para padronização.
Not: Bir köprünün toplam uzunluğunu ölçmenin standart bir yolu yoktur.Nota: Não há uma maneira padronizada de medir o comprimento total de uma ponte.
"Yeni dünya", çağdaş standartlara dayalı dinamik web sitelerini ve açık kaynaklı uygulamaları ifade eder.O "novo mundo" refere-se ao moderno, baseado em padrões Web sites dinâmicos e aplicações open-source.
FIPS PUB 198 ise HMAC'leri standartlaştırmıştır.FIPS PUB 198 generaliza e normatiza o uso de HMACs.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .O conhecimento e domínio do árabe padrão moderno varia.
Yeni pasaport ABD'nin Vize Muafiyet Programı tarafından belirlenen standartlara uygundur.O novo passaporte cumpre os padrões estabelecidos pelo Visa Waiver Program dos Estados Unidos.
Bir sonraki yıl C/C++ standartını piyasaya sürdüler.Em Outubro do ano seguinte, foi liberado o C / C + + padrão.
Uzun mesafeli Ethernet'i destekleyen eski bir standarttır.Um padrão antigo permitindo a Ethernet para distâncias mais longas.
Standart versiyonunun CD'sinde "Das letzte Streichholz" ve "Mein Schatz"'ın albüm versiyonları bulunmaktadır.A versão padrão do single incluiu as versões de álbum das músicas "Das Letzte Streichholz" e "Mein Schatz".
1996 model yılında standart modellerde güç 286 PS (210 kW) olmuştur.A partir do modelo 1996, a potência passou para 286 PS (210 kW).
Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'nin standart piyade tüfeğidir.É atualmente a arma padrão da infantaria do Reino Unido.
Cantaloupe Island, Herbie Hancock tarafından bestelenen bir jazz standartıdır.Cantaloupe Island é um standard de jazz do compositor Herbie Hancock.
Auto-Tune, profesyonel kayıt stüdyolarında standart bir ekipman olarak kullanılmaktadır.O Auto-Tune tornou-se um equipamento padrão para gravação em estúdios.
Her ikisi de Alman standartları kuruluşu olan Alman Standartlar Enstitüsü'nün standartlarıdır.Ambos são padrões do Deutsches Institut für Normung, o instituto de padrões da Alemanha.
Spin dalgaları ve spin dinamikleri inceleyen için standart bir araçtır.É uma ferramenta padrão para sondar as ondas de spin e a dinâmica de spin.
Gerilemeden sonra çocuk otistik nörolojik gelişimin standart modelini izler.Após a regressão, a criança segue o padrão de desenvolvimento neurológico autista.
Ethernet IEEE 802.3 olarak standartlaştırılmıştır.A Ethernet foi padronizada pelo IEEE como 802.3.
Günümüzde evrensel standartlardadır, Uluslararası Birimler Sistemi (SI), metrik sistemin modernleşmiş halidir.Agora há um padrão global, o Sistema Internacional de Unidades (SI), a forma moderna do sistema métrico.
Standart Modelin tamamen çözülmemiş bazı problemleri vardır.O Modelo Padrão também tem um número de problemas os quais não têm sido inteiramente resolvidos.
Uluslararası Birimler Sisteminde (SI), enerjinin standart birimi joule (J)'dir.A unidade de energia no sistema internacional de unidades é o joule (J).
1BASE5: Düşük maliyetli LAN çözümünü standartlaştırmaya yönelik bir girişim.1BASE5 -- Uma tentativa antiga de padronizar uma solução de LAN de baixo custo.
Buna ek olarak, Standart Modelde kütle hala bir gizem olarak duruyor.Adicionalmente, a massa permanece um mistério no Modelo padrão.
Klima, iklim kontrolü ve elektronik panjur standart olarak donatılmıştır.Ar condicionado, controle de temperatura e estores electrónicos são instalados como padrão.
Birçok bestesi "St. Thomas", "Oleo", "Doxy", and "Airegin", caz standartları arasına girmiştir.Vários de seus temas (incluindo "St. Thomas", "Doxy", "Oleo" e "Airegin") viraram standards jazzísticos.
Silah 1911-1986 yılları arasında ABD Silahlı Kuvvetleri'nin standart hizmet tabancası idi.Serviu como arma padrão para as Forças Armadas dos Estados Unidos de 1911 a 1986.
GDDR5 SGRAM JEDEC tarafından GDDR5 şartnamede belirlenen edildi standartlara uygundur.GDDR5 SGRAM está em conformidade com as normas que foram estabelecidas na especificação GDDR5 pela JEDEC.
Energy Star tüketici ürünleri için uluslararası bir standarttır.Energy Star é um padrão internacional para o consumo eficiente de energia originado nos Estados Unidos.
Standart üç nötrino teorisi göz önünde bulundurulduğunda, bu matris 3x3'tür.Quando a teoria de três gerações de neutrinos é considerada, a matriz PMNS é 3x3.
Standart sürümün son şarkısı ise "Farewell"dir.A faixa final da edição padrão, "Farewell", é uma balada.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A alfabetização aumentou e uma língua padrão foi introduzida.
ARJ21-700 – 70-95 yolcu kapasiteli standart model.ARJ21-700 - 70 a 95 passageiros.
Standart Model, günümüz itibarıyla bilinen tüm temel parçacıkları açıklayan bir teoridir.O Modelo Padrão é o referencial teórico que descreve todas as partículas elementares conhecidas atualmente.
J. Monteiro'ya göre standart koladera morna'dan çıkan bir sonuçtur.Segundo J. Monteiro, a verdadeira coladeira é aquela que resulta da morna.
Dijital SDTV yayınını destekleyen standartlar arasında DVB, ATSC ve ISDB bulunmaktadır.Padrões que podem transmitir SDTV digital incluem DVB, ATSC e ISDB.
Uluslararası standartlara (ABET 2000 gibi...) uygun eğitim programları uygulamaktadır.Seus programas educacionais possuem níveis de qualidade internacionais (exemplo ABET 2000).
Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü.Instituto Nacional de Padrões e Tecnologia.
IEEE 802, IEEE standartlarından biri olan yerel alan ağı ve metropolitan alan ağı standardıdır.O IEEE 802 é uma família de padrões IEEE que trata de redes de área local e redes de área metropolitana.
Kullanıcı ara yüzü, standart windows explorer işlevselliği ile aynıdır.Em termos funcionais, a interface do usuário é parecida com o padrão do Windows Explorer.
Standart versiyonda üretilen ilk uçak, ilk uçuşunu 28 Aralık 1994’te yaptı.A primeira aeronave construida para padrão de produção teve o primeiro voo em 28 de dezembro de 1994.
Bu listedeki egemen devletler ile bağımlı bölgeler, ISO 3166-1 standartları doğrultusunda eklenmiştir.Esta é uma lista de países e territórios dependentes pela população, baseada na norma ISO 3166-1.
Billboard Hot 100 listesi ABD'de bir şarkının popülaritesinin ölçüldüğü standarttır.A Billboard Hot 100 ainda é o padrão pelo qual a popularidade de uma canção é medida nos Estados Unidos.
Parçacık fiziğinin Standart Modeli'ne göre üç nesil bulunmaktadır.Existem três gerações de acordo com o modelo padrão de partículas físicas.
Bu temel yük 6992220000000000000♠2,2×10-8 kadar bağıl standart belirsizliği vardır.Esta carga elementar tem uma incerteza relativa padrão de 6992220000000000000♠2.2×10−8.
Ayrıca zaman biçiminin Uluslararası standartıdır (ISO 8601).Elas são padronizadas pela Organização Internacional para Padronização (ISO) através da ISO 8601.
Bunun için standart bir benzetme bahçe hortumu gibi çok boyutlu bir objedir.Uma analogia padrão para isto é considerar um espaço multidimensional como uma mangueira de jardim.
Her iki motor da Euro 5 emisyon standartlarına göre tasarlanmıştır.Todos os motores a gasolina e Diesel cumprem os requisitos da futura norma de controlo de emissões Euro 5.
2005 senesinde havalimanı onarılıp Uluslararası bir havalimanı standartına geçti.Em 2005, o aeroporto passou por uma grande reconstrução para se enquadrar nos padrões internacionais.
Abell kümelerini ifade etmek için standart olmuş biçim: Abell X, X = 1 den 4.076'ya.A nomenclatura padrão usada para referenciar-se ao aglomerados Abell é: Abell X, onde X varia de 1 a 4076.
Standart otomobillerde kullanılır.Operadas por veículos comuns.
Standartların öngördüğü yapı, resmi bir dilde ifade edilmiştir, Abstract Syntax Notation One (ASN.1).Uma mensagem SNMP é codificada com um padrão designado de ASN.1 (do inglês: Abstract Syntax Notation.1).
Togo sahip olduğu 56.785 km2 yüz ölçümü ile Afrika kıtası standartlarına göre küçük bir ülke konumundadır.O Togo é um país de 56.785 km² localizado na África Ocidental, sendo uma pequena nação subsaariana.
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.Dentro do modelo padrão, existem alguns tipos deferentes de partículas.
İyi de bu çifte standart niye?Por que usar o padrão?
20.yüzyılının ortalarına kadar eşcinselliğin patolojik modelleri standarttır.No final do século XIX e XX, os modelos patológicos da homossexualidade ainda eram padrão.
SDP’nin söz dizimi uzatılabilir ve standart şekline bazen yeni özellikler ekleme ihtiyacı duyulabilir.A sintaxe do SDP é extensível e novos atributos são adicionados ao padrão ocasionalmente.
Euro III standartında çevreci motora sahiptir.Ambos os motores encontram-se com padrões do EuroIV.
Standart modelde nötrinolar tamamen sıfır kütleye sahiptir.Modelos mais antigos possuiam um traste zero.
Borsaların kendine özgü kuralları ve standartları vardır.O Náutico possui estatuto e normas próprios.