stabilize ile cümle

stabilize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Süt ürünleri ve stabilize edici ajan (lar) birleştirilir ve homojen hale getirilir.非如勝性轉為大等,種子與果體非一故,能依所依俱生滅故。
Köy yollarının bir kısmı stabilize, büyük çoğunluğu ise beton yoldur.也由於二壘壘包是距離本壘最遠的壘包,一般盜壘也多半是由一壘盜向二壘。
Şu an stabilize yoldur.現正進行規劃。
Stabilize yol bulunmaktadır.我們支持穩定的局勢。
Dört yanı dağlarla çevrili olan mahallenin yol bağlantıları Alaçayır (stabilize) ve Fırnız'dır (asfalt).이 산은 4대주(大洲)를 윤위(輪圍)하고 머물러 있으며, 크기는 니민달라산(尼民達羅山)의 반이다.
Ayrıca bütün mahallelerin stabilize yolu mevcuttur.Обновена е и системата от пътища в цяла Индия.
Yolu stabilizedir.Stabiljka je niska.
Köye ayrıca ulaşım vardır ama asfalt değildir (stabilize yoldur).Podnosi i zasoljena tla, ali ne i gradske uvjete (zagađen zrak).
Diğer köylere stabilize yollarla bağlıdır.Do susjednih naselja su povezane cestama.
Köylüler daha yakın olduğu için 9 km olan stabilize yolu tercih etmektedirler.Pre dorastencov je pripravený kratší 5 kilometrový okruh.
Bu vadiye stabilize yoldan inilmekte ve burada ulaşım açısından güçlük yaşanmaktadır.Pri takšnih mostovih je potrebno zagotoviti stabilnost glede na veter in prometno obtežbo.
Kış aylarında yolun stabilize kısmı artan kar yağışına bağlı olarak birkaç kez kapanabilmektedir.Prelaz je lahko del leta zaprt zaradi snega.
Köyün ana yolları stabilizedir.Kaimo pagrindinės gatvės yra asfaltuotos.
Bu yolların 866 km si asfalt , 788 kilometresi ise stabilizedir.Komoruose yra 880 km kelių, iš jų 673 km yra asfaltuoti.
Muratbaşı Valla Mahallesine kadar stabilize yoldur.Pataljon formeeriti valve ja julgestusteenistuseks Pihkvas.
Ama,O'nu ziyaret edemezsin! Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak. Seung Jo nasıl?!אבל, את לא יכולה לבקר אותו
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Chúng tôi không vận chuyển người bị nạn, nhưng chúng tôi giúp họ ổn định lại và cứu mạng họ.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Kami tidak mengirim korban, tapi menstabilkannya, dan menyelamatkan nyawa mereka.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.저희는 환자를 이송하지는 않지만, 그들을 안정시키고, 목숨을 구하고 있습니다.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Mi nem szállítunk beteget, hanem stabilizáljuk őket, és megmentjük az életüket.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.My nepřevážíme pacienty, ale stabilizujeme je a zachraňujeme jejich životy.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Não transferimos pessoas, mas estabilizamo-las, e salvamos-lhes a vida.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Nie przewozimy ludzi, ale stabilizujemy ich stan i ratujemy im życie.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Non trasferiamo le persone, ma le stabilizziamo, e salviamo loro la vita.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.No transportamos gente, pero la estabilizamos, y le salvamos la vida.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Nu transportăm oameni, doar îi stabilizăm și astfel le salvăm viața.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.On ne déplace pas les accidentés avec, mais on les stabilise, et on leur sauve la vie.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.We vervoeren geen mensen, maar we stabiliseren ze en redden zo hun leven.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Wir stabilisieren die Patienten nur, retten sie aber.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Δεν μεταφέρουμε ανθρώπους, αλλά σταθεροποιούμε την κατάστασή τους, και τους σώζουμε τη ζωή.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Ми не перевозимо людей, а стабілізуємо їх і рятуємо їхні життя.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Мы не перевозим людей, но мы стабилизируем их состояние, и мы спасаем их жизни.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Не караме хора, но ги стабилизираме и спасяваме живота им.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.אנחנו לא מעבירים אנשים, אבל אנחנו מייצבים אותם. ואנחנו מצילים את החיים שלהם.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.ونحن لا نقل الناس بها ، فكل وظيفتنا أن نحافظ على استقرار وظائفهم الحيوية و عليه يمكننا إنقاذ حياتهم.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.命を救います これなら渋滞に巻き込まれても 歩道も走れるので
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,우리가 기후를 안정시키고 싶다면, 이런 불균형은
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,בגלל חוסר האיזון הזה, אם אנו רוצים לייצב את האקלים,
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,اختلال التوازن هذا، إن أردنا حفظ توازن المناخ،
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,現在の不均衡の状態は 二酸化炭素濃度が 391 ppm から350 ppm へと
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.20기가톤 정도로 안정시켜야 합니다
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.la în jur de 20 de gigatone de emisii de carbon pe an.
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.על משהו כמו 20 ג'יגהטון בשנה
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.عشرون جيجا طن أو نحو ذلك في السنة
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.世界の人口を90億人とすれば
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.전위차의 차이가 좀 더 작아집니다. 세포는 약 몇 퍼센트 부풀어서
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Perbedaan potensial menjadi sedikit kurang. Sel membengkak persentase sedikit dan kemudian semuanya stabil.
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Różnica potencjałów jest odrobinę mniejsza. Komórka nabiera wody i wszystko się stabilizuje.
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Клетката се издува с няколко процента и след това се стабилизира. Професорът продължава:
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.فرق الجهد يصبح أقل قليلا الخلية تتضخم نسبة قليلة
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Chú cần được nghỉ ngơi. Không được phép vào thăm.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Dia harus stabil. Pengunjung dilarang.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Er muss sich erst stabilisieren. Besuche sind verboten.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Ha bisogno di rimettersi. Le visite sono proibite.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Han är inte stabiliserad. Besökare är inte tillåtet.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Hij moet gestabiliseerd worden. Bezoekers zijn verboden.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Il a besoin d'être stabilisé. Les visiteurs sont interdits.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Trebuie sa fie stabilizat.Vizitatorii sunt interzisi.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Πρέπει να σταθεροποιηθεί. Οι επισκέπτες απαγορεύονται.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Его состояние должно стабилизироваться. Посещение запрещено.

İlgili Sayfalar