sporu ile cümle

sporu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Göl çevresi yaz aylarında da kamp sporuna olanak sağlamaktadır.A tavon nyáridőben sporthorgászatot lehet űzni.
Balık tutma sporu ve dalgıçlık burada popüler sporlardır.A nagyobb példányok horgászata és fárasztása igazi sportélményt jelent.
Fitness sporunda kesin bir antrenman standardından söz edilemez.Sportolás előtt ne sajnáljuk az időt a bemelegítéstől.
Ulaşım ve eğlencenin yanı sıra bisiklet sporunda da kullanılır.A szórakozás mellett lehetőség van a sportolásra is.
Crane ve Kauffman, Joey'nin kadınları, sporu ve New York'u seven tipik sığ bir erkek olmasını istiyordu.Crane ja Kauffman halusivat Joeyn olevan mies, joka rakastaa "naisia, urheilua, naisia, New Yorkia ja naisia".
Motosiklet sporu, motosikletçiliğin tüm sporlarını kapsayan geniş bir alandır.Trial on hyvä pohja mille tahansa moottoripyörälajille.
1970'lerin ortalarında, Diadora artık futbol sporunun içinede girmişti.1970-luvun puolivälistä lähtien seura on keskittynyt jalkapalloon.
Kızak sporu, FIL (Fédération International de Luge de Course) tarafından yönetilmektedir.Ohjaskelkkailun kansainvälinen erikoislajiliitto on FIL (Fédération Internationale de Luge de Course).
Wimbledon Tenis Turnuvası ya da kısaca Wimbledon, tenis sporunun en eski ve en prestijli turnuvasıdır.Wimbledonin tennisturnaus (The Championships, Wimbledon) on maailman arvostetuin ja vanhin tennisturnaus.
Pek çok kişi parkta koşu veya sabah sporu yapmaktadır.Oppilaat viettävät koko aamupäivän kilpaillen juoksulajeissa ja kentällä.
Örneğin boks sporu bunlardan biridir.Tällainen peli on esimerkiksi kasino.
Köy dağcılık sporuna oldukça elverişlidir.Vammaisuusluokitus on urheilun osalta varsin tarkkaa.
Kano sporuna 1960'lı yılların sonunda başladı.Sledgen muusikonura alkoi 1960-luvun alussa.
Ayrıca kaba bir keçi sporu yapıyor.Alkaa kamala taistelu noitaa vastaan.
Sporu çok sever.Hän pitää urheilusta.
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.Nykyisin tapa on levinnyt lähes kaikkiin urheilutapahtumiin.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Peloton (ranskan palloa tarkoittavasta sanasta) on pyöräilijöiden suuri pääjoukko maantiekilpailuissa.
Brands Hatch, İngiltere'nin Fawkham kasabasında bulunan bir motor sporu yarış pistidir.Brands Hatch on moottorirata Kentissä Englannissa.
Boks sporuna şimdi profesyonel olarak devam etmektedir.Hartikainen on ammatiltaan urheiluhieroja.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Tänään aikomukseni on puhua urheilun merkityksestä nyky-yhteiskunnassa.
Sporu sevdiğini de belirtiyor.Έχει δηλώσει ότι απολαμβάνει τους αγώνες.
1998'de sporu bırakmıştır.Αποχωρήσει από το άθλημα μετά το 1998.
Flying Dutchman, yelken sporunda kullanılan teknelerden biri.Ο Ναυτικός Όμιλος Αταλάντης είναι ένας αθλητικός σύλλογος που δραστηριοποιείται στα αθλήματα της θάλασσας.
Goalball, görme engellilere özgü bir takım sporuudur.Το Γκόλμπολ (Goalball) είναι ένα ομαδικό άθλημα, σχεδιασμένο για τυφλούς αθλητές.
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.Sport findes i alle slags udgaver i landet.
Bunun üzerine bu 2 öğrenci sporu üniversitelerine tanıtmışlardır.De to kendte hinanden fra Studenterforeningen.
Vücut geliştirme sporuna 1983 yılında başlamıştır.En fuld uddannelse blev startet i 1983.
IFF Huskvarna, İsviçte 1986 yılında kurulmuştur lakin bu sporun başlangıcı değildir.Skjern Gymnastikforening er stiftet i 1916, men fodbold var ikke på programmet fra foreningens start.
İlk olarak 1903 yılında yapılan yarış zamanla sporun en önemli organizasyonu haline gelmiştir.Løbet er blevet arrangeret siden 1908, og er en af de ældste sportsarrangementer i Tyskland.
Binicilik sporu, atış ve yüzme de bedensel etkinlikler olarak yeğleniyordu.Ridning, kasting og svømming var også populære fysiske aktiviteter.
Kriket topu, kriket sporunda kullanılan, sert özellikte olan top.En cricketball er en hard og solid ball som blir brukt i ballspillet cricket.
Goalball, görme engellilere özgü bir takım sporuudur.Goalball er et ballspill for synshemmede.
Ayrıca birçok kış sporu dünya kupası etkinliklerine sahne olmuştur.Her ligger et vintersportssted, som har vært vertskap til mange av FIS sine verdenscuprenn.
Dalälven ayrıca rafting sporuyla da ünlüdür.Fänforsen er også populær til rafting.
Ayrıca binicilik sporu ile ilgilenmektedir.Han er også interessert i motorsport.
Flying Dutchman, yelken sporunda kullanılan teknelerden biri.Kjørholmane er et sjøfuglreservat.
Tekerlekli sandalye kullanan kişilerin en sevik takım sporudur.Dette er en mer rimelig sport for de som vil kjøre rally.
Kendo Bambu sopaların kullanıldığı Japon Kılıç dövüşü sporu.Shinai er et sverd av bambus som brukes i kampsporten Kendo.
Özellikle capoeira sporunda yaygın olarak kullanılır.Capoeira utøves som regel barbeint.
Erişim tarihi: 9 Mart 2014. ^ Bilek Güreşi ^ Yüzme Sporunun Tarihçesi ^ Türk Yüzme TarihiBesøkt 1. mars 2014. ^ Fugleliv på Borrevannet m.m. ^ Borre Historielag.
Bu sporun dünya üzerindeki yetkili kurumu Uluslararası Atıcılık Federasyonu ISSF'dir.ISSF-VM i skyting arrangeres av International Shooting Sport Federation (ISSF).
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.Spillet blir da aldri en gjentagelse.
Su topu genellikle ülkenin ulusal sporu olarak lanse edilir.Bola tangan sering disebut sebagai olahraga nasional.
Pek çok kişi parkta koşu veya sabah sporu yapmaktadır.Sering dijadikan tempat olahraga dipagi atau sore hari.
Tenis bugün bir olimpiyat sporu olup, her seviyeden, her yaştan ve her ülkeden oyuncusu bulunmaktadır.Tenis adalah salah satu cabang olahraga Olimpiade dan dimainkan pada semua tingkat masyarakat di segala usia.
Çocukluğundan beri jimnastik, yüzme sporu ve biatlon sporuyla uğraşmaktadır..Dia adalah penggemar olahraga, dan melakukan senam, renang dan biatlon sejak kecil.
Tenis sporuna ise Şubat 2009'da başladı.Shooting film ini dimulai pada Februari 2009.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Tour de France (bahasa Prancis untuk Tur Prancis) adalah kejuaraan balap sepeda paling bergengsi di dunia.
2009 yılında sporu bırakmıştır.Dia meninggalkan pertunjukan pada tahun 2009.
Dalgıçlık veya dalıcılık, su altında kalmak üzere suya dalma sporu.Selam atau menyelam artinya bertahan di bawah air.
Crane ve Kauffman, Joey'nin kadınları, sporu ve New York'u seven tipik sığ bir erkek olmasını istiyordu.Crane và Kauffman muốn Joey là một nhân vật yêu thích "phụ nữ, thể thao, phụ nữ, New York, phụ nữ".
Dağcılık sporu alanındaki başarılarıyla 2009 ve 2014 yıllarında iki defa Piolet d'Or ödülünü kazandı.Ông đã giành được hai giải thưởng Piolet d'Or, năm 2009 và 2014.
Biatlon, kayaklı koşu ile tüfekli atışın bir araya getirildiği kış sporudur.Hai môn phối hợp (biathlon) là môn thể thao mùa đông gồm trượt tuyết băng đồng và bắn súng.
Maia sporu çok sever.Keanu rất thích thể thao.
Voleybol sporu da 1895 yılında Holyoke kasabasında icat edildi.Môn bóng chuyền được tạo ra ở Holyoke năm 1895.
Örneğin boks sporu bunlardan biridir.Hunger games là một trong số đó.
Yelken sporu ve Barbershop müzik ile de ilgileniyordu.Fryberg cũng quan tâm đến thể thao và âm nhạc.
Dragon tekne yarışı, Moğol güreşi ve at yarışı gibi birçok diğer geleneksel sporun popülerliği de vardır.Nhiều môn thể thao truyền thống khác như đua thuyền rồng, vật kiểu Mông Cổ, và đua ngựa cũng phổ biến.
Sporun kozmonotların hayatında bir demirbaş haline geldiğini söylerken yanıldığımı sanmıyorum.よって金剛型がライオン級巡洋戦艦を基にしたとする説は誤りである。
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.同じコンサートは二度とないと言われる。
İlgili Sayfalar