Fakat karate-do yalnızca sportif bir sistem değildir.Pero el automovilismo no es un deporte.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.El objetivo deportivo no se consiguió.
Bu yüzden sportif etkinliklerini Bakü'de devam ettirmektedir.También como apoyando actividades deportivas y demás.
1920-1930 yılları arasında sportif yarışmalar için özel olarak yapılan otomobiller ortaya çıkar.Durante las décadas de 1920 y 1930 se disputaron en Lasarte-Oria competiciones de automovilismo.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Además de numerosas actividades deportivas.
"Beşiktaş JK Futbol Takımları Sportif Direktörlüğü'ne Reşat Çağan getirildi".«Los campeones del Mundo de fútbol ya tienen la Real Orden del Mérito Deportivo».
Sportif aktivite aracı.El deporte del motor .
Dere, sportif olta balıkçılığı yapılmasına müsaittir.En este lugar es posible practicar la pesca deportiva.
Yankov şu an PSFC Chernomorets Burgas takımının sportif direktörlüğünü yapmaktadır.Principalmente se utiliza para partidos de fútbol y es el estadio del PSFC Chernomorets Burgas.
2001 yılında sportif direktörü Giancarlo Ferretti gözetiminde Fassa Bortolo'ya geçti.Nel 2001 passa alla Fassa Bortolo di Giancarlo Ferretti.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Numerose sono le realtà sportive esistenti.
2003 yılında Show TV'de Sportif programını sunmuştur.Nel 2003 ha pubblicato La regia televisiva dello sport.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.Nasce la figura del direttore sportivo.
Çeşitli sportif ve hayır içeren projelere imza attı.Qui, firma svariati programmi sportivi e di varietà.
Ticari ve sportif başarı odaklı kulübe bu hamlesi önemli bir kâr getirmiştir.I successi sportivi e commerciali derivati da questo motore hanno risollevato le sorti dell'azienda.
Nehirde sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir.Nel laghetto viene praticata la pesca sportiva.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.Ныне — спортивный директор.
Aile odaklı beş koltuklu bir araçtır ve birçok rakibinden daha sportif bir imaj yaratmaya çalışır.Это пятиместный семейный автомобиль с более спортивным имиджем, чем у конкурентов.
Gölde sportif ve ticari amaçlı balıkçıklık yoğun olarak yapılmaktadır.На озере развито спортивное и любительское рыболовство.
Nehirde sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir.На реке возможна рыбалка .
2001 yılında sportif direktörü Giancarlo Ferretti gözetiminde Fassa Bortolo'ya geçti.В 2001 году он переходит в команду Fassa Bortolo под руководством спортивного директора Джанкарло Ферретти.
Sportif kariyerinden sonra Mainichi Shimbun gazetesinde spor muhabirliğine başladı.По завершении спортивной карьеры Тюхэй Намбу стал спортивным обозревателем газеты «Майнити симбун».
Fenerbahçe'nin eski futbolcularından Aykut Kocaman sportif direktörlük görevine getirilmiştir.Для знаменитого футболиста Лаврова пришло время оставить большой спорт.
1920-1930 yılları arasında sportif yarışmalar için özel olarak yapılan otomobiller ortaya çıkar.وظهرت سيارات ما بين الأعوام 1920،1930 صُنعت خصيصاً للمسابقات الرياضية.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.وتحققت كثير من الاختراعات الرياضية الهامة.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.وهو يشغل حاليا منصب المدير الرياضي.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.Atualmente, é diretor esportivo.
O tarihten itibaren de takımda sportif direktörlük görevini yapmaktadır.A partir de agora, a emissora será responsável pela equipe esportiva.
Dere, sportif olta balıkçılığı yapılmasına müsaittir.A sua força faz com que seja apreciado para a pesca desportiva.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.Porém, não teve muito sucesso a nível desportivo.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Há também atividades esportivas.
28 Ocak 2013 tarihinde Galatasaray Sportif A.Ş.; Drogba ile 1,5 yıllığına anlaşıldığını açıklamıştır.Consultado em 28 de janeiro de 2013 «Galatasaray anuncia acordo com Didier Drogba por um ano e meio».
2011-12 sezonu önce Eskişehirspor kulübünde Sportif Direktör olarak görev yapmaya başlamıştır.Na época de 2011-12 foi convidado a acumular as funções de diretor desportivo com as de treinador.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.Een sportief succes werd het niet.
Sportif kariyerinden sonra Mainichi Shimbun gazetesinde spor muhabirliğine başladı.Na zijn sportcarrière werkte Nambu als sportjournalist voor de Mainichi Shimbun.
Sportif aktivite aracı.Het vervaardigde sportwagens.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.Tegenwoordig is hij sportief directeur bij Standard.
Wozniacki çok sportif bir aileden gelmektedir.Wozniacki komt uit een sportieve familie.
Club Sportif Pétange, Lüksemburg'un güneybatısındaki Pétange kentinde kurulmuş futbol kulübüdür.UT Péiteng) is een Luxemburgse voetbalclub uit Pétange in het zuidwesten van het land.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Maar ondanks het sportieve succes, doken er ook problemen op.
Eğlenceli biri olan Dean sportif biridir ve iyi çizim yapar.Hij is onder de indruk van Jane, die zich deftig heeft opgemaakt en nette manieren toont.
Yaklaşık iki hafta boyunca ev sahibi kentte çeşitli sportif, kültürel, politik ve sanatsal etkinlik sunulur.Twee weken lang namen ze deel aan culturele, sportieve en politieke activiteiten.
Le Coq Sportif; ayakkabı, şort ve tişört başta olmak üzere çeşitli spor malzemeleri üreten Fransız şirket.Le Coq Sportif is een Franse fabrikant van voornamelijk sportschoenen en sportkleding.
Şirket ayrıca birçok sosyal sorumluluk projeleri ve sportif branşlara da destek vermektedir.Ook richtte hij een aantal sociale- en sportverenigingen op.
Canon Sportif de Yaoundé, Kamerun premier liginde mücadele eden bir profesyonel futbol kulübüdür.Canon Sportif de Yaoundé is een Kameroense voetbalclub uit de hoofdstad Yaoundé.
Burada Sportif Direktör olmak istiyorum.Obecnie jest menedżerem sportowym.
2012 yılından bu yana Bayern Münih sportif direktörü olarak görev yapmaktadır.Od lipca 2012 jest dyrektorem sportowym Bayernu Monachium.
Sportif kariyerinden sonra Mainichi Shimbun gazetesinde spor muhabirliğine başladı.Po zakończeniu kariery pracował jako dziennikarz w dziale sportowym gazety Mainichi Shimbun.
Nehirde sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir.Na rzece możliwe jest uprawianie wędkarstwa.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.Nie odnosił jednak większych sukcesów sportowych.
Amed Sportif'te oynamaktadır.Przedsiębiorstwo należy do Amer Sports.
Dans etmeyi çok sever, oldukça hareketli ve sportiftir.Lubi jeździć konno, tańczyć, jest bardzo odważna i marzycielska.
Club Sportif Pétange, Lüksemburg'un güneybatısındaki Pétange kentinde kurulmuş futbol kulübüdür.Club Sportif Pétange – klub piłkarski z siedzibą w Pétange, w południowo-zachodnim Luksemburgu.
Sportif röportajlarıyla bilinir.Wywiad dla Sportowych Faktów.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Sportsligt fortsatte trots detta tävlingarna att vara framgångsrika.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Andra idrottsverksamheter finns också representerade.
Halen aynı kulüpte sportif direktör olarak görev yapıyor.Allstå samma klubb som han nu är sportchef för.
2012 yılından bu yana Bayern Münih sportif direktörü olarak görev yapmaktadır.Under sommaren 2012 blev det klart att Sammer tar över jobbet som sportchef i Bayern München.
Dere, sportif olta balıkçılığı yapılmasına müsaittir.Озеро дозволено використовувати для спортивного рибальства.
Aile odaklı beş koltuklu bir araçtır ve birçok rakibinden daha sportif bir imaj yaratmaya çalışır.Це п'ятимісний сімейний автомобіль з більш спортивним іміджем, ніж у конкурентів.