Biz spontaneyiz.We're spontaneous.
Sen spontanesin.You're spontaneous.
Tom spontane.Tom is spontaneous.
Ben spontaneyim.I'm spontaneous.
Tom çok spontane değil, değil mi?Tom isn't very spontaneous, is he?
Bâzıları spontane bir şekilde oldu, bâzıları da Nazilerin teşvikiyle oldu.Those bastards were born fascists and they will die fascists.
Spontane kutuplaşmadaki değişim, yüzeydeki yüklerin değişimine sebep olur.The change in the spontaneous polarization results in a change in the surface charge.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.In a moment of spontaneity, Marilyn reflects on N°5
Bir vücut oyununa bakacağız. Bu, spontane bir kendini yerçekiminden kurtarma isteği.We're going to look at body play, which is a spontaneous desire to get ourselves out of gravity.
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?How can the brain generate that much information, that much music, spontaneously?
İnsan sesi: gizemli, spontane, ve ilkelmysterious, spontaneous, primal.
Şimdi diğer siyasetçiler de daha spontane, popülist bir tavır takınmaya başladılar.Now other politicians are adopting a more spontaneous, populist manner.
Spontane kutuplaşmadaki değişim, yüzeydeki yüklerin değişimine sebep olur.The change in the spontaneous polarization results in a change in the surface charge.
Eğer ise, yukarıdaki yaklaşımı kullanarak spontane kutuplaşma elde edilir:If , using the same approach as above, the spontaneous polarization may be obtained as:
Uyarılmış atom ya da atom çekirdeğinin bozunması süresince meydana gelen spontane foton emisyonu.The weak nuclear force - it is the result of exchange by virtual W and Z bosons.
[1] Akıcılık, hastanın spontane konuşmasını gözlemleyerek değerlendirilir.[1] Fluency is assessed by observing the patient’s spontaneous speech.
İçerik, hastanın spontane veya önceden hazırlanmış konuşmasını dinleyerek de değerlendirilmelidir.Content should also be assessed, by listening to a patient’s spontaneous or instructed speech.
Bu epizodik kalite, Sholem Aleichem'in spontane, doğaçlama tarzına iyi karşılık gelir.Sutzkever went on to be one of major poets of the 20th century.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Abbiamo trasformato i nostri appartamenti in laboratori e abbiamo lavorato in maniera spontanea e immediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.A lakásainkból laboratóriumokat csináltunk, és nagyon közvetlen és spontán módon dolgoztunk.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Chúng tôi biến căn hộ của mình thành phòng thí nghiệm, và làm việc theo 1 cách rất tự nhiên và trực tiếp.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Kami mengubah apartemen kami menjadi laboratorium, dan bekerja dengan cara spontan dan instan.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.저희는 저희의 아파트를 실험실로 만들고 즉흥적이며 직접적인 스타일로 일을 했죠.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Naše apartmány sme premenili na laboratóriá a pracovali sme veľmi spontánne a okamžite.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ne-am transformat apartamentele în laboratoare și am lucrat spontan, cu inspirația de moment.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Přetvořili jsme naše byty na laboratoře a pracovali velmi spontánně a bezprostředně.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformamos nuestros apartamentos en laboratorios y trabajamos de manera muy espontánea e inmediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformámos os nossos apartamentos em laboratórios, e trabalhámos de forma muito espontânea e imediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi gjorde om våra lägenheter till laboratorier, och jobbade på ett väldigt spontant och direkt sätt.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi lavede vores lejlighed om til vores laboratorie. Og arbejdede i en meget spontan og umiddelbart måde.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.We transformeerden onze woningen tot laboratoria, en werkten op een spontane en directe manier.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Wir bauten unsere Wohnungen zu Labors um und arbeiteten auf sehr spontane und unmittelbare Weise.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Zmieniliśmy nasze mieszkania w laboratoria, gdzie mogliśmy pracować spontanicznie.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Μετατρέψαμε τα διαμερίσματά μας σε εργαστήρια και δουλέψαμε με αυθόρμητο και άμεσο τρόπο.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ми перетворили наші помешкання в лабораторії, та працювали дуже спонтанно та швидко.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Мы преобразовали наши квартиры в лаборатории и работали спонтанно и быстро.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.הפכנו את הדירות שלנו למעבדות, ועבדנו בדרך מאוד ספונטנית ומיידית.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.وحوّلنا شقتنا إلى مختبراتنا ، وعملنا بطريقةٍ عفويةٍ وتلقائية.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.私たちのアパートを改造してラボにしました 人類の進化を喚起させるような
Ben spontane kendi organizasyonu olarak adlandırılan저는 동시 자기 조직화라고 부른답니다.
Ben spontane kendi organizasyonu olarak adlandırılanשאני קוראת לה התארגנות עצמאית ספונטנית, כן,
Ben spontane kendi organizasyonu olarak adlandırılanسميتها عفوية التنظيم الذاتي ،
Ben spontane kendi organizasyonu olarak adlandırılanこれはアリの巣みたいなんです
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Ako môže mozog generovať toľko informácií, spontánne toľko hudby?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Come può il cervello generare tanta informazione, tanta musica spontaneamente?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Comment le cerveau peut-il générer autant d'information, autant de musique spontanément ?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Como é que o cérebro pode gerar tanta informação, tanta música, espontaneamente?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?¿Cómo puede el cerebro generar tanta información, tanta música, de forma espontánea?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Cum poate creierul sa genereze spontan atat de multa informatie, atat de multa muzica?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Hoe kunnen hersenen zoveel informatie, zoveel muziek spontaan genereren?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Hogyan képes az agy ennyi információt, ennyi zenét spontán módon előállítani?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Jak to jest, że mózg potrafi generować tak dużo informacji, tak dużo muzyki, spontanicznie?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?어떻게 두뇌가 그런 많은 정보와 음악을 자연스럽게 생성해낼 수 있지?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Wie kann das Gehirn so viele Informationen, so viel Musik spontan produzieren?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Πώς μπορεί ο εγκέφαλος να παράγει τόση πληροφορία, τόση μουσική αυθόρμητα;
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Как може мозъка да генерира толкова много информация, толкова много музика, спонтанно?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?Как мозг может спонтанно породить столько информации, столько музыки?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?כיצד יכול המוח לייצר כל כך הרבה מידע, כל כך הרבה מוסיקה באופן ספונטני?
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?كيف يمكن للدماغ ان يؤلف " يرتجل " هذا الكم الهائل من المعلومات بصورة عفوية هكذا
Beyin o kadar bilgiyi, o kadar müziği spontane biçimde nasıl üretiyor?音を同時に生み出しているのでしょう? 芸術における創造性は魔法のようですが マジックではありません