Ana içeriğe geç
Sözlük

spesifik ile cümle

spesifik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Video oyunu sanatı; sanatsal mecra olarak video oyununu kullanan, bilgisayar sanatının spesifik bir formudur.Videotaide on taidemuoto, jossa video on taiteellisen ilmaisun väline.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Η δέσμη αποτελείται από 17 στόχους και 169 συνδεόμενους σκοπούς με αυτούς τους στόχους.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Μερικές χημικές ουσίες και φάρμακα καταστρέφουν επιλεκτικά τα κύτταρα του παγκρέατος.
Dolaylı olarak yerçekimi dalgalarının etkileri spesifik ikili yıldız gözlemleri ile tespit edildi.Έμμεσα, η επίδραση των βαρυτικών κυμάτων έχει ανιχνευθεί σε παρατηρήσεις συγκεκριμένων δυαδικών αστέρων.
Böylece çalışmalar 2004 yılında yayınlanan yeni spesifikasyon versiyonu üzerinde başladı.Οι εργασίες ξεκίνησαν για την αναθεωρημένη έκδοση το 2002.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Δεν υπάρχει ειδική θεραπεία για την ασθένεια.
Arnavutluk'ta her bir bölge kendine ait spesifik kahvaltı kültürüne sahiptir.Κάθε περιοχή του Ιράν παρασκευάζει τα γλυκά με το δικό της τρόπο.
Kamu sağlığı nedeniyle salgınlarda diğer spesifik organizmalar için test yapılması tavsiye edilebilir.Under epidemier kan det være en god ide at tjekke for andre specifikke organismer.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Mange af de vigtigste forslag i de 17 nye udviklingsmål og 169 delmål bygger på 2015-målene.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.De består av 17 mål og 169 delmål.
İçeceğin lezzetine göre spesifik içerikler eklenir.Man tilføyer fyll etter egen smak.
ISO 8601, 52 haftalık bir yıl için spesifikasyon içerir.I ISO 8601 er døgnet inndelt i 24 timer.
Office Mobile 6.1, masaüstü eşdeğeri gibi Office Open XML spesifikasyonu ile uyumludur.Office Mobile 6.1 cocok dengan spesifikasi Office Open XML seperti Office versi desktop.
Arnavutluk'ta her bir bölge kendine ait spesifik kahvaltı kültürüne sahiptir.Setiap provinsi di Indonesia memiliki musik tradisional dengan ciri khasnya tersendiri.
USB 3.1 spesifikasyonuyla kabaca aynı zamanda geliştirildi.USB-C dikembangkan kurang lebih pada waktu yang sama dengan spesifikasi USB 3.1.
EMVco, spesifikasyonları 2000 ve 2004'te yükseltti.Namun, Tiongkok telah mengurangi jumlah subsidi ekspor jagung pada 1999 dan 2000.
Günümüzde Hamming Kod, spesifik olarak Hamming’in 1950 yılında gösterdiği bir (7,4) kodla ilgilidir.Hiện thời, khi nói đến mã Hamming chúng ta thực ra là muốn nói đến mã (7,4) mà Hamming công bố năm 1950.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Có 17 mục tiêu và 169 chỉ tiêu cụ thể.
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.Ví dụ, rất nhiều nguyên tử hydro phát ra một photon sóng vô tuyến có bước sóng 21,12 cm.
ISO 8601, 52 haftalık bir yıl için spesifikasyon içerir.Năm âm (âm dương) lịch có 13 tháng cũng được gọi là năm nhuận ISO 8601 chứa một thông số cho năm 52-tuần.
1893 - Wilhelm Wien; bir siyah cismin maksimum spesifik yoğunluğu için yer değiştirme yasasını keşfeder.1893年 - ヴィルヘルム・ヴィーンが 黒体の最大放射強度についてのウィーンの変位則を発見する。
1998 : Charles de Gaulle uçak gemisi spesifik 117 dB verimlilikli boynuz sistemleri ile donatıldı.1998年 : フランス海軍航空空母シャルルドゴールに117dBのホーンシステム搭載。
Yasalarda ensest bir sözcük olarak spesifik olarak hiç belirtilmemiştir.ただしこれは法令において正式に定義された用語ではない。
Önceki TLS 1.1 ve TLS 1.2 spesifikasyonları esas alınmıştır.IE 11においてTLS 1.1および1.2が既定で有効。
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.这一系列目标共有169项具体目标。
Office Mobile 6.1, masaüstü eşdeğeri gibi Office Open XML spesifikasyonu ile uyumludur.同桌面版本一样,Office Mobile 6.1 也与 Office Open XML 相兼容。
Arnavutluk'ta her bir bölge kendine ait spesifik kahvaltı kültürüne sahiptir.印度的每個州都有不同的特色菜和早餐。
Anjina tedavisi için en spesifik ilaç nitrogliserindir.硝酸甘油(nitroglycerin)是最特定的藥物來治療心絞痛。
Bu koruyucu etki, tersinmez inhibitörün aktif bölge ile spesifik reaksiyonuna iyi bir kanıt sayılır.这种保护作用是不可逆抑制剂与活性位点特异性反应的良好证据。
USB 3.1 spesifikasyonuyla kabaca aynı zamanda geliştirildi.USB 3.1 사양과 거의 동일한 시간에 개발되었다.
Çok hassas ve spesifik bir testtir.상당히 섬세하고 민감한 실험 기법이다.
Bu adım adım eleme spesifik bir karışımdan protein parçalarının izolasyonunda kullanılabilir.이 단계별 용출은 혼합물에서 특정 단백질 집단을 분리해 내는데 사용할 수 있다.
Önceki TLS 1.1 ve TLS 1.2 spesifikasyonları esas alınmıştır.이러한 약한 스위트는 TLS 1.1 및 그 이후에서는 금지됨.
Spesifik olarak geliştirilmiş protokol kümesidir.기술적으로 매우 성공한 프로그램을 뜻한다.
Günümüzde Hamming Kod, spesifik olarak Hamming’in 1950 yılında gösterdiği bir (7,4) kodla ilgilidir.כיום, "קוד המינג" מתייחס למעשה לקוד המינג הספציפי (7,4), אשר הוצג לראשונה בשנת 1950.
Diğer tüm spesifik kapılar bu kapılardan türetilmiştir.כל אחד מן השערים האלה ננעל על ידי מפתח ייחודי.
Önceki TLS 1.1 ve TLS 1.2 spesifikasyonları esas alınmıştır.DTLS 1.1 מבוסס על TLS 1.1 ו-DTLS 1.2 מבוסס על TLS 1.2.
Çok hassas ve spesifik bir testtir.זוהי בדיקת דם יעילה ופשוטה.
Bu fobi spesifik fobi sınıfına girer.Тази фобия е ситуационна специфична фобия.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Няма специфично лечение на болестта.
Böylece çalışmalar 2004 yılında yayınlanan yeni spesifikasyon versiyonu üzerinde başladı.От следващият ден започва разработката на тестовата версия на бъдещото стабилно издание.
ISO 8601, 52 haftalık bir yıl için spesifikasyon içerir.ISO 8601 uključujue godinu od 52 tjedna.
Nadiren konuşması nedeniyle spesifik bir seslendiricisi yoktur.Pre svoj zriedkavý výskyt nemajú osobitné využitie.
Bu RFC, yeni KTÇ spesifikasyonlarının kullanılmasını önerir.Predpokladáme, že LHC pomôže objaviť nové častice.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Vsebujejo 17 področij s 169 specifičnimi cilji za ta področja.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Nekatere kemikalije in zdravila uničujejo celice trebušne slinavke.
Restriksiyon enzimleri spesifik bir nükleotit dizisi tanır ve DNA'da çift zincirli bir kesik oluşturur.Restrikcijski encimi prepoznajo specifično sekvenco nukleotidov in naredijo rez v obeh verigah DNK.
GABAA reseptörlerinin spesifik bir agonistidir.GABA se veže na specifične receptorje.
Arsenik zehirlenmelerinde kullanılacak spesifik antidot Dimerkaprol(BAL;British Anti Levisit)'dür.Protistrup za lewisit je BAL (British antilewisit) ali dimerkaprol.
Ancak, spesifik bozukluk bilinmemektedir.Specifično protisredstvo ni poznano.
Kamu sağlığı nedeniyle salgınlarda diğer spesifik organizmalar için test yapılması tavsiye edilebilir.Testiranje za druge konkretne organizme iz razlogov javnega zdravja priporočajo ob epidemijah.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Za bolezen ni posebnega zdravljenja.
Bazı ribonükleazlar diziye spesifik olarak RNA'yı keserler.Ribocimi katalizirajo le izrezovanje RNA.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Specifinio ligos gydymo nėra.
Bununla birlikte antikorlar yeterince spesifik değildirler.Antikehade tiitrid ise ei ole kuigi spetsiifiline FIPi näitaja.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Mõned kemikaalid ja ravimid hävitavad kõhunäärmerakke.
Spesifik beyin alanlarını dil işletimiyle bağdaşlaştıran ilk insanlardan biri Fransız cerrah Paul Broca idi.Esimeseks oli ajupiirkonna, mis on suuresti vastutav keeleloome eest, avastamine Paul Broca poolt .
AB’de tek başına mCPP’ye özel, spesifik talep veya pazar az gibi görünmektedir.Darüber hinaus wird mCPP häufig in Kombination mit MDMA nachgewiesen.
AB’de tek başına mCPP’ye özel, spesifik talep veya pazar az gibi görünmektedir.Der synes kun at være en mindre specifik efterspørgsel efter eller marked for mCPP alene i EU.
AB’de tek başına mCPP’ye özel, spesifik talep veya pazar az gibi görünmektedir.La domanda specifica o il mercato specifico della mCPP sembrano di poco conto nell’Unione europea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod