Ana içeriğe geç
Sözlük

soyum ile cümle

soyum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Similarly, to Abraham, whose moral strength was great, God said, "Walk before Me."
“Bizim esas soyumuz Yörüktür."Plotësohet dëshira e Kukësit.
Soyumuz ne zaman oluştu?When did we originate as a species?
Böylece soyumuzla ilgili olayı çözdük, artık eve gidebiliriz.So we're done, we can go home -- finished the origin question.
Soyumuz tükenmek üzereydi.We nearly went extinct.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.But this is basically the extent of the family that I know in terms of my direct line.
Şu halde soyumuzun atası İbrahimin durumu için ne diyelim?What then will we say that Abraham, our forefather, has found according to the flesh?
"Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da.Grant, O Lord, that I and my offspring may remain constant in devotion.
Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!"Grant, O Lord, my supplication.
"Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz!Grant, O Lord, that I and my offspring may remain constant in devotion.
"Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle!Grant, O Lord, that I and my offspring may remain constant in devotion.
"Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" dedi.Said he, 'And of my seed?'
(İbrahim) "Ya soyumdan olanlar?" deyince (Allah:) "Zalimler Benim ahdime erişemez" dedi.He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
O "soyumdan da" deyince, "zalimler benim ahdime erişemez" buyurmuştu.Said he, 'And of my seed?' He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
İbrahim, soyumu da imam et dedi.Said he, 'And of my seed?'
Rabbim, beni de, soyumdan gelenleri de namaza müdavim et; Rabbimiz duamızı da kabul et.My Lord, make me a performer of the prayer, and of my seed. Our Lord, and receive my petition.
İbrahim, "Soyumdan birilerini de" deyince Allah: "Benim ahdim zalimlere ulaşmaz." buyurdu.Said he, 'And of my seed?' He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!"Behold, I repent to Thee, and am among those that surrender.'
"Soyumdan da?..," deyince, "Zalimler benim sözüme dahil olmaz" buyurmuştu.Said he, 'And of my seed?' He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
Benim soyumu islah et. Ben tövbe edip, sana teslim olanlardanım," demelidir.Behold, I repent to Thee, and am among those that surrender.'
Beni, namazı/duayı yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da.Make me one who performs As-Salat (Iqamat-as-Salat), and (also) from my offspring, our Lord!
Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz!Make me one who performs As-Salat (Iqamat-as-Salat), and (also) from my offspring, our Lord!
Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle!Make me one who performs As-Salat (Iqamat-as-Salat), and (also) from my offspring, our Lord!
Rabbimiz, bizi sana teslim olmuş kullardan et, soyumuzdan da Müslüman bir ümmet izhar eyle.Our Lord, and make us submissive to You, and from our descendants a community submissive to You.
Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir.And improve my children for me.
Benim soyumu islah et.And improve my children for me.
Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!"Enable me and my offspring to establish Prayer, and do accept, our Lord, this prayer of mine.
Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!Enable me and my offspring to establish Prayer, and do accept, our Lord, this prayer of mine.
"Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur."Lord, make me and my offspring steadfast in prayer and accept our worship.
Bu benim soyum; Bu, miras almaktan gurur duyduğum kandır. "This is my ancestry; this is the blood I am proud to inherit."
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Y le dio Abraham el diezmo de todo.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Tarde o temprano, debemos expandir nuestras vidas más allá de esta bola verde y azul o nos extinguiremos.
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Abramo disse: che belle pere nascono qui: allora ribattezzò quel luogo PERANO.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Рано или поздно наша жизнь должна будет выйти за пределы этого сине-зелёного шарика — или мы вымрем».
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”عاجلا أو أجلا، يجب علينا أن نوسع الحياة خارج هذه الكرة الخضراء والزرقاء هذا وإلا فإننا سننقرض.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Vroeg of laat zullen we ons ras uitbreiden naar meer planeten dan alleen de aarde, of uitsterven."
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Han uplyfte Hans Abraham och åt utur våra händer.
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Abraham spurgte: "Vil du virkelig udrydde retfærdige sammen med uretfærdige?
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Der har været/ Cool ville en lang alder i de dybt dykkede jorden, / Smagning af Planter og grønne land" (1.
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Gud åpenbarte seg for Abraham og sa: "Ditt avkom gir jeg dette land" ( 1.Mos.15:18) I kap.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Sớm hay muộn, chung ta phải mở rộng sự sống ra ngoài trái cầu xanh lam này-hoặc là tuyệt chủng."
“Bizim esas soyumuz Yörüktür.「我們的榮譽取決於我們的誠信。
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Bio je, ako baš hoćemo, hercegovački Smoje, ili još bolje ili još bliže, hercegovački Raos.”
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Aber das ist im Grunde genommen der Umfang der Familie, den ich kenne, was die direkte Abstammung betrifft.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Ale to jest po prostu moja rodzina Ale to jest po prostu moja rodzina w linii prostej.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Dar, stiti, aceasta este practic prelungirea familiei pe care o cunosc in termeni de linie directa.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Esta es la parte de la familia que conozco en términos de mi línea directa.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Het zijn ook alle mensen van mijn familie waarvan ik weet dat ze bestaan in directe lijn.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.하지만, 기본적으로는 이 정도의 규모가 저희 가족입니다. 전문용어로는 저의 직계가족이죠
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Mais, vous savez, c'est toute l'étendue de la famille que je connais en ligne directe.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Ma questo é il limite della mia famiglia che conosco in quanto discendente diretta.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Nhưng đây là mở rộng của gia đình mà tôi biết có quan hệ trực tiếp với tôi.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Tohle je v podstatě rozsah mé rodiny, co se týče přímé linie.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Но в сущности, это лишь часть семьи, которую я знаю с точки зрения моей прямой линии.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.Но това е основно разширението на семейството ми, за което знам по права линия.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.אבל, אתם יודעים, זה בעיקרון ההקף של המשפחה שאני מכירה במובן של הקו הישיר שלי.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.ولكن، تعلمون، هذا بشكل مبدأي هو الامتداد لعائلتي الذي أعرفه بمعنى عائلتي القريبة.
Ama benim bildiğim kadarıyla doğrudan soyumdan gelen aile bireylerinin kapsamı bu.私の直系の家族を拡大したものに すぎません 先ほどノーマン・ロックウェルの絵を見せました
Böylece soyumuzla ilgili olayı çözdük, artık eve gidebiliriz.Aşadar am terminat, putem pleca acasă, am rezolvat problema originii.
Böylece soyumuzla ilgili olayı çözdük, artık eve gidebiliriz.Así que ya terminamos, nos podemos ir a casa, se acabó la pregunta del origen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod