Ana içeriğe geç
Sözlük

soy ile cümle

soy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Soyguncu kaçtı.The burglar got away.
Likör dükkanını soyan adam bir maske takıyordu.The man who held up the liquor store wore a mask.
Benim soyadım Jackson.My last name is Jackson.
Biz gerçekten soyutlandık.We really are isolated.
Mağazanın sahibi soygun sırasında öldürüldü.The owner of the store was killed during the robbery.
Tom yine soyuldu.Tom was robbed again.
O, soyguna katıldı.She participated in the robbery.
O, soyguna katılımını itiraf etti.She admitted her involvement in the robbery.
Nükleer soykırım senaryosu sadece eski propagandadır. Silah depoları sınırlı ve paslı.The nuclear holocaust scenario is just old propaganda. Arsenals are limited and rusty.
Tom soyguncunun kim olduğunu biliyordu.Tom knew who the mugger was.
Tom Mary ile soygun hakkında konuştu.Tom talked to Mary about the robbery.
Tom soygunu planlamaya dâhil edildi.Tom was involved in the planning of the robbery.
Tom arkadaş çevresinden gitgide soyutlanmıştı.Tom was increasingly isolated of his circle of friends.
Tom soyguna katılmayı kabul etti.Tom agreed to participate in the robbery.
Tom silahlı soygun için yargılandı.Tom stood trial for armed robbery.
Adını ve soyadını sorabilir miyim?May I ask your first and last names?
Tom bir banka soydu.Tom robbed a bank.
Tom bir elma soyarken kazara kendini kesti.Tom accidentally cut himself while peeling an apple.
Tom işten eve giderken soyuldu.Tom was mugged on his way home from work.
Jackson benim soyadımdır.Jackson is my family name.
Ermeni soykırımı trajik bir olaydı.The Armenian genocide was a tragic event.
Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.Tom's number plates were stolen and used in a ram raid.
Tom'un soyadını telaffuz etmek zor.Tom's last name is hard to pronounce.
Tavuk, ton balığı ve soya fasulyesi iyi protein kaynaklarıdır.Chicken, tuna and soybeans are good sources of protein.
Görünen o ki, banka soygunu en ince ayrıntısına kadar planlanmış.It appears that the bank robbery was planned right down to the last detail.
Tanım çok soyut.This description is too abstract.
Tom soygun hakkında bir şey bildiğini reddetti.Tom denied knowing anything about the robbery.
Onun soyadını bilmiyorum.I don't know his last name.
Keselikurtlar soyu tükenmeden önce Avustralya'da yaşardı.Thylacines used to live in Australia before they became extinct.
Soyunma odaları nerede?Where are fitting rooms?
O, otoban soygunu.That's highway robbery.
O bir otoban soygunu!That's highway robbery!
Sen hiç soyuldun mu?Have you ever been robbed?
Onun soyut resme karşı güçlü bir önyargısı var.She has a strong bias against abstract painting.
Tom bıçak zoruyla soyuldu.Tom was robbed at knife-point.
Tom soygun hakkında biliyordu.Tom knew about the robbery.
Dönerken biraz soya fasulyesi al.Get some tofu on the way back.
Tom soyadından nefret ediyor.Tom hates his last name.
Ben İsrail'in ünlü kralı Davut'un soyundanım.I am a decendant of Isreal's famous King David.
Senin soyadın ne anlama geliyor?What does your family name mean?
O, Kraliçe Victoria'nın soyundan geliyor!He's a descendant of Queen Victoria!
O, Kraliçe Victoria'nın soyundandır!He's a descendant of Queen Victoria!
O, Kral George'un soyundandır.She's a descendant of King George!
Tom bir banka soygunu yaptı.Tom committed a bank robbery.
Ben Charlemagne'ın soyundan geliyorum. Ve sen de öylesin.I am a descendant of Charlemagne. And so are you.
Tom ve arkadaşları silah zoruyla soyuldular.Tom and his friends were robbed at gunpoint.
"Neden bankaları soyuyorsunuz?" "Çünkü o paranın olduğu yer.""Why do you rob banks?" "Because that’s where the money is."
Boston'da üç kişi tarafından soyuldum.I got robbed by three guys in Boston.
Tom, geçen hafta Boston'da bir banka soydu.Tom robbed a bank in Boston last week.
İnsan ırkı bile bir gün soyu tükenmiş olacak.Even the human race will become extinct one day.
Soygundan Tom sorumlu tutuldu.The robbery was blamed on Tom.
Elmayı neden soyuyorsun?Why are you peeling the apple?
Bu bir soygun değildi.It wasn't a burglary.
Tom soygunu itiraf etti.Tom confessed to the robbery.
Tom soygun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know anything about the robbery.
Soyguncu asla yakalanmadı.The robber was never apprehended.
Onun soyadını hatırlamıyorum.I don't remember his last name.
Biz bir kez soyulduk.We were burgled once.
Tencereye üç tane soyulmuş patates koy.Put three peeled potatoes into the pot.
Tom Mary'ye elmaları soyabilsin diye bir bıçak verdi.Tom handed Mary a knife so she could peel the apples.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod