Polis soyguncuyu kovaladı.The policeman chased the robber.
Neden hâlâ soyunmadın?Why didn't you get undressed yet?
Soyguncuya iyi baktın mı?Did you get a good look at the robber?
Onun soyadını biliyor musunuz?Do you know his last name?
Tom'un soyadını telaffuz etmek kolay değildir.Tom's last name isn't easy to pronounce.
Tom'un Mary'nin soyadını nasıl heceleyeceğini bilmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't know how to spell Mary's last name.
Banka soyguncuları bir bekçiyi öldürdü ve diğerini yaraladı.The bank robbers killed one guard and injured another.
Banka soyguncuları maske takıyorlardı.The bank robbers were wearing masks.
Annenin kızlık soyadı nedir?What's your mother's maiden name?
Annenizin kızlık soyadı nedir?What's your mother's maiden name?
Karınızın kızlık soyadı nedir?What's your wife's maiden name?
Tom suçu kanıtlanmış bir banka soyguncusu.Tom is a convicted bank robber.
Mary'nin kızlık soyadı ne?What's Mary's maiden name?
Tom havuçları soydu.Tom peeled the carrots.
Tom elmayı soydu.Tom peeled the apple.
Tom soyunmadan önce perdeleri kapattı.Tom closed the curtains before he got undressed.
Sınıf arkadaşlarından hiçbiri Tom'un soyadını bilmiyordu.None of Tom's classmates knew his last name.
Bütün banka soyguncuları maske takıyorlardı.All the bank robbers were wearing masks.
Birisi mekanı soymuş.Someone has ransacked the place.
Birisi odamı soydu.Somebody has ransacked my room.
Tom dün gece soyuldu.Tom got mugged last night.
Tom, soyadın nedir?What's your last name, Tom?
Tom dirseğini soydu.Tom skinned his elbow.
O bir soygun muydu?Was it a robbery?
Patates soyarken serçe parmağımı kestim.I cut my little finger peeling potatoes.
Soykırım insanlığa karşı bir suçtur.Genocide is a crime against humanity.
Telefon soygunu alışılmadık bir şekilde engellendi.Phone robbery thwarted in unusual manner.
Telefon soygunu olağanüstü bir biçimde engellendi.Phone robbery thwarted in unusual manner.
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.They robbed a stage coach for a fistful of dollars.
O, posta arabasını soydu.He robbed the mail coach.
Gece vakti kuyumcu dükkanını soydular.They robbed the jewelry store during the night.
Herhangi biri Tom'un soyadını biliyor mu?Does anyone know Tom's family name?
Keşke Tom'un soyadını hatırlayabilsem.I wish I could remember Tom's last name.
Tom'un soyadını hatırlayamıyorum.I can't remember Tom's last name.
O patatesleri soyar ve parçalara böler.He peels the potatoes and divides them into pieces.
Onları yemeden önce belki elmaları soymalıydık.Maybe we should've peeled the apples before we ate them.
Soyadım Wan'dır.My surname is Wan.
Eğer soyulmuş değillerse armutları yemeyeceğim. Onları sevmiyorum.I will not eat the pears if they are not peeled. I don't like them.
Dün gece soyuldum.I was held up last night.
Cildim soyuluyor.My skin is peeling.
Soya sütü, süt için büyük bir alternatiftir.Soy milk is a great substitute for milk.
Soya sütü, süt için büyük bir ikamedir.Soy milk is a great substitute for milk.
Onlar soyguncuları suçüstü yakaladılar.They caught the robbers red-handed.
Tom Mary için elmayı soydu.Tom peeled the apple for Mary.
Bir soygun planlıyoruz.We're planning a robbery.
Neredeyse soyuluyordum.I almost got robbed.
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.China was isolated for hundreds of years.
Onların meyvelerini soymadım.I don't peel their fruits.
Dün buradan çok uzak olmayan bir banka soyuldu.A bank not too far from here got robbed yesterday.
Bir soyguncu benim el çantamı çaldı.A mugger stole my handbag.
Soyadını beğeniyorum, onu kullanabilir miyim?I like your last name. Can I take it?
Hiç soyulmadım.I have never been robbed.
Ben bir tane soydum.I peeled one.
O bir patates soydu.She peeled a potato.
İnsanlar maymunların soyundan gelmektedir.Humans descend from apes.
Soyuldun mu?Did you get robbed?
Soylu erkek isyanda bir köle tarafından öldürüldü.The gentleman was killed by a slave in revolt.
Dördüncü satır üzerine soyadını yaz.Write your surname on the fourth line.
Bir daha hiç soykırım olmamalı.No holocaust must ever happen again.
Boğazıma bir bıçak dayadılar ve beni soydular.They put a knife to my throat and robbed me.