Niklas Luhmann (8 Aralık 1927 - 6 Kasım 1998), Alman sosyolog.Niklas Luhmann (* 8. december 1927 – † 6. november 1998) bol nemecký filozof a sociológ.
Ünlü sosyolog Durkheim'in öğrencisi oldu.Bol ovplyvnený francúzskou sociologickou školou Durkheima.
Bu terim Fransız sosyolog Émile Durkheim tarafından Suicide (1897) kitabında popüler hale gelmiştir.To pojmovanje anomije je populariziral francoski sociolog Émile Durkheim v svojem delu o samomorilstvu .
Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de sosyolog denir.Sociolog je znanstvenik, ki deluje na področju sociologije.
Alman sosyolog Max Weber, kapitalizmin tanımlayıcı niteliklerinin anlaşılmasında büyük bir etki yaratmıştır.Nemški sociolog Max Weber je v kalvinizmu prepoznal izvor ti. duha kapitalizma (nem.
1945) 1903 - Theodor W. Adorno, Alman filozof, sosyolog, müzikolog ve kompozitör (ö.1903 m. – Teodoras Adornas, vokiečių filosofas ir sociologas, muzikologas ir kompozitorius.
Niklas Luhmann (8 Aralık 1927 - 6 Kasım 1998), Alman sosyolog.Niklas Luhmann (8. detsember 1927 Lüneburg – 6. november 1998 Oerlinghausen) oli saksa sotsioloog.
Hukuk doktorası yapmış ve sosyolog olmuştur.Hariduselt oli ta jurist ja sotsioloog.
Ferdinand Tönnies (26 Temmuz 1855, Oldenswort - 9 Nisan 1936, Kiel, Almanya), Alman sosyolog.Ferdinand Tönnies (26. juuli 1855 Oldenswort – 9. aprill 1936 Kiel) oli saksa sotsioloog.
Bu deney defalarca tekrar edildi. Psikologlar, sosyologlar, ekonomistler bu deneyi tekrar tekrar yaptılar.Het is herhaald en herhaald, over en weer door psychologen, sociologen, en door economen, telkens weer.
Bu deney defalarca tekrar edildi. Psikologlar, sosyologlar, ekonomistler bu deneyi tekrar tekrar yaptılar.Тези резултати са били потвърждавани безброй пъти от психолози, от социолози и от икономисти.
"Eğer bir kadın erkek eşi tarafından saldırıya uğrar ise yasal bir koruması bulunmamaktadır," diyor sosyolog.«Si una mujer es agredida por su pareja, no tendrá protección legal», comentó el sociólogo a la Campaña.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.A történet végül jól végződött Sudhir számára, aki az ország egyik legelismertebb szociológusa lett.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.Dla Sudhira koniec był szczęsliwy. Został najbardziej szanowanym socjologiem w kraju.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.그런데 결국 이 이야기는 수디르에게는 해피앤딩으로 끝나게 됩니다. 수디르는 이제 미국에서 가장 존경받는 사회학자가 되었습니다.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.Ma la storia di Sudhir, che poi è diventato uno dei sociologi più autorevoli del paese, ha un lieto fine.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.Mas a história teve um final feliz para Sudhir, que se tornou um dos sociólogos mais respeitados do país.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.Но като завършек, историята има добър край за Судир, който стана един от най-уважаваните социолози в страната.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.Но у этой истории счастливый конец для Судира, который стал одним из самых уважаемых социологов в стране.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.אך לבסוף, מבחינת סודהיר, היה לסיפור סוף טוב. הוא נעשה לאחד הסוציולוגים המכובדים ביותר בארץ.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.ولكن في نهاية القصة كانت سعيدة بالنسبة ل"سودير"، مما جعله من أهم علماء الاجتماع في الدولة وأكثرهم احتراماً.
Fakat sonuçta Sudhir için hikayenin mutlu bir sonu vardı: ülkedeki en saygıdeğer sosyologlarından biri oldu.彼は米国で最も尊敬される社会学者の一人となりました オフィスでエクセルを開き 彼がギャングから山のような
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?A oni hovoria, "Tak ako sa môžem stať sociológom?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?A oni řeknou: "Jak se mohu stát sociologem?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Dan mereka berkata, "Jadi bagaimana saya bisa menjadi sosiolog?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Dan vragen ze: "Dus hoe kan ik socioloog worden?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?E eles dizem-me: "Então como posso ser um sociólogo?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?E loro: "Allora, come si fa ad essere sociologi?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?És azt kérdezik, "Hogyan lehetek szociológus?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Et ils disent: "Alors, comment puis-je être un sociologue?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Iar ei spun: "Deci cum pot să fiu un sociolog?"
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?그러면 그들은 말합니다. "어떻게 하면 사회학자가 될 수 있을까요?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Och då säger de, "Så hur kan jag bli sociolog?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Pytają dalej: "Jak zostać socjologiem?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Sie fragen, "Wie kann ich ein Soziologe sein?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Và chúng lại hỏi, "Vậy sao có thể trở thành một nhà xã hội học?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Y me dicen: "¿Entonces cómo puedo llegar a ser sociólogo?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?Και η απάντηση είναι: "Λοιπόν, πως μπορώ να γίνω κοινωνιολόγος;
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?А те казват: "Добре, как мога да стана социолог?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?В ответ они спрашивают: "Так как же мне стать социологом?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?והם אומרים, "אז איך אני יכול להיות סוציולוג?
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?ويقولون : " كيف يمكنني أن أكون عالم إجتماع ؟ "
Onlar da, "E, ben nasıl sosyolog olabilirim?いったいどうやって?」と聞かれます
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.私も少しがっかりしたことがあります
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Banyak ahli sosial sebenarnya cukup kecewa.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.De nombreux sociologues sont en fait assez déçus.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.많은 사회학자들이 사실 크게 실망을 했지요.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Molti sociologi sono abbastanza delusi.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Muchos sociólogos están bastante decepcionados.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Muitos sociólogos estão muito desapontados.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Mulți sociologi au fost dezamăgiți.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Nhiều nhà xã hội học thực sự thất vọng.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Sok szociológus meglehetősen csalódott.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Vele sociologen zijn erg teleurgesteld.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Viele Soziologen sind tatsächlich ziemlich enttäuscht.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Wielu sociologów jest dosyć rozczarowana.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Πολλοί κοινωνιολόγοι, απογοητεύτηκαν αρκετά.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Многие социологи весьма этим разочарованы.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.Много социолози всъщност са доста разочаровани.
Pek çok sosyolog aslında bayağı hayal kırıklığına uğramıştır.הרבה סוציולוגים די מאוכזבים.