Sadece sosyalleşmek için masa üstü oyunları oynarım.I play board games just to socialize.
Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.Every type of socialization requires a lie.
Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.You need to get out and socialize more.
Sosyalleşmek için oraya gitmiyorum.I'm not going there to socialize.
Sosyalleşmek hoşuma gitmiyor.I don't like socializing.
Fadıl, çocuklarının biriyle sosyalleşmesine izin vermedi.Fadil didn't let his children socialize with anybody.
Wales, vakfın daha fazla sosyalleşmeye ve daha fazla yazılım değişimine açık olduğundan da bahsetti.Wales said the Foundation would be open to more outreach and more software changes.
Müşterilerin rahatlamaya, yemek yemeye ve sosyalleşmeye gittiği bir alandır.It is an area where customers go to relax, dine, and socialize.
Jean Piaget ise sosyalleşme üzerinde durur.Peter Kambasis on About Me.
Bu yer aynı zamanda sosyalleşme ve entelektüel uğraşılar için de kullanılırdı.It was also a place for socializing and engaging in intellectual pursuits.
Nerde sosyalleşme?Where is socialization?
Genie kendini işaret diliyle ifade etmeye ve sosyalleşmeye başladı.Genie began to express herself through sign language and socialize with people.
Bu düşünme ve sosyalleşme arasında ticaret yapmak gibi.It's kind of a trade-off between thinking and social.
Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!You went with your neighbor, what a great social time.
Aynı durum, ders aralarında sosyalleşme için de geçerli.The same is true for socialising during class breaks.
Bütçenin tamamını sosyalleşmeye harcadık çünkü birbirimizi önceden tanıyorduk".We spent the entire budget on socialising, because we already knew each other from the past."
Arkadaşları ile sosyalleşmediği zamanlarda TV izlemeyi ve video oyunları oynamayı seviyor.When she is not socialising with her friends, she likes to watch TV and play video games.
Sevgi dolu veya kaygısız ebeveyn tutumları sosyalleşmeyi destekler.Loving or non-anxiety parental attitudes favor socialization.
Sosyal pedagojik uygulamalar, müzakereci ve rasyonel bir sosyalleşme biçimidir.Social pedagogic practices are a deliberative and rational form of socialization.
Köpeğin öğrenme ve sosyalleşmesi erken yaşta başlamalıdır.Learning and socialization should start at an early age.
Terörist davranışlarının sosyalleşmesinde, sosyal öğrenme teorisi, rol oynar.Social learning theory plays a part in the socialization of terroristic behaviors.
Güzelgöz, kütüphaneyi sosyalleşme merkezi olarak köy kahvesine bir seçenek haline getirmek istemektedir.Die Bibliothek wurde als Volkseigentum eine öffentliche Bezirksbibliothek.
Wales, vakfın daha fazla sosyalleşmeye ve daha fazla yazılım değişimine açık olduğundan da bahsetti.Jimmy Wales déclare que la Fondation serait ouverte à plus de sensibilisation et de changements.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.À cause de son passé douloureux, Kaoru s'est toujours senti assez exclu de la société.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Lo sviluppo della cooperazione tra bambini.
Ziyaretçilere sosyalleşmeleri için bolca zaman sağlar.К услугам посетителей многочисленные экскурсоводы.
Bu yer aynı zamanda sosyalleşme ve entelektüel uğraşılar için de kullanılırdı.كان كذلك جامعا بمعنى فضاء للاجتماع والنشاط الفكري.
Wales, vakfın daha fazla sosyalleşmeye ve daha fazla yazılım değişimine açık olduğundan da bahsetti.Wales disse que a fundação estaria aberta a mais divulgação e mudanças de software.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Незважаючи на свій розум, Шелдон, як правило, поводиться невміло при контакті з іншими людьми.
Bu yer aynı zamanda sosyalleşme ve entelektüel uğraşılar için de kullanılırdı.Spojili se ze sociálních a intelektuálních důvodů.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Megfigyelések a gyermekek társaséletéről.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Maailman pelastajan roolista huolimatta, Coop on erittäin rento, joka ei ota mitään vakavasti.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Haluan mennä auttamaan lapsia fyysisesti.
Ziyaretçilere sosyalleşmeleri için bolca zaman sağlar.Στην πανήγυρη συρρέουν πολλοί επισκέπτες.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Η κοινωνική ανάπτυξη του παιδιού.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.어린이들의 학습을 보조하는 역할을 한다.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Radio je na resocijalizaciji djece.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Pripomorejo k stabilnosti družbe.
Güzelgöz, kütüphaneyi sosyalleşme merkezi olarak köy kahvesine bir seçenek haline getirmek istemektedir.Tarvastu raamatukogu on raamatukogu Viljandi maakonnas Viljandi vallas Tarvastu külas.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!장보러 어떻게 가셨어요? 이웃과 함께 갔다면 얼마나 좋은 친교의 시간일까요.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!Vous ferez les courses avec votre voisin.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!Πώς πήγατε για ψώνια; Πήγατε με τον γείτονά σας, πόσο υπέροχα περάσατε.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!איך יצאתם לקניות? עם השכן. איזה זמן איכות חברתי!
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!كيف تذهب للتسوق لشراء المأكولات؟ ذهبت مع جارك، ما أجمل الوقت الإجتماعي.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!ライドシェアリングは移動の概念を大きく変えて
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.Como hombres, buenos hombres, la gran mayoría de los hombres, operamos en base a esta socialización colectiva.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.Kita sebagai laki-laki yang baik kebanyakan laki-laki kita bekerja atas dasar sosialisasi kolektif ini.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.남자로서, 선한 남자로서, 대다수의 남자들은 이 모든 집단 사회화의
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.Mi férfiak, jó férfiak, a férfiak nagy többsége, mi ennek a kollektív szocializációnak az alapján működünk.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.My ako muži, dobrí muži, väčšina mužov, pôsobíme na tomto základe tejto celej kolektívnej socializácie.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.My jako muži, dobří muži, velká většina mužů, pracujeme na základech této celé kolektivní socializace.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.Nós como homens, bons homens, a grande maioria de nós, atua com base nesta socialização coletiva.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.Ми, чоловіки, хороші чоловіки, більша половина чоловіків, чинимо на основі цього колективного уявлення.
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.אנחנו הגברים, הגברים הטובים הרוב הגדול של הגברים אנחנו פועלים על פי יסודות הבסיס
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.نحن كرجال ، الرجال الطيبون ، الغالبية العظمى من الرجال ، نحن نعمل على أساس
Biz erkekler, iyi erkekler olarak, erkeklerin çoğunluğu olarak, bu müşterek sosyalleşmeyle çalışıyoruz.とても賢い生き物だから 社会全体の根幹を 男性が支配しているなどど
Bu düşünme ve sosyalleşme arasında ticaret yapmak gibi.C'est une sorte de compromis entre pensée et sociabilité.
Bu düşünme ve sosyalleşme arasında ticaret yapmak gibi.Det är lite av ett val mellan akademiskt och socialt intellekt.
Bu düşünme ve sosyalleşme arasında ticaret yapmak gibi.Det er en slags byttehandel mellem det at tænke og det sociale.
Bu düşünme ve sosyalleşme arasında ticaret yapmak gibi.Es como un compromiso entre el pensamiento y lo social.