Ana içeriğe geç
Sözlük

sosyal statü ile cümle

sosyal statü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.Un alt mod în care genele ne abat de la drumul cel bun este statutul social.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.Другият начин, по който гените ни могат да ни подведат, е в социалния статут.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.Ещё одна область, где гены иногда вводят в заблуждение - это общественный статус.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.Ще один спосіб, яким гени можуть завести нас на манівці, - через соціальний статус.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.הדרך הנוספת בה הגנים שלנו עלולים להטעות אותנו היא בקשר למעמד החברתי.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.والطريقة الأخرى التي يمكن فيها لجيناتنا أحيانا أن تضللنا هي عن طريق المكانة الاجتماعية.
Genlerimizin bizi yoldan çıkardığı diğer bir durum ise sosyal statülerdir.社会的な地位があります 人間は社会的地位にとても敏感で
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Race, religion, culture ethnique ou nationale, emplois, salaires, éducation statut social, sexualité
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Ras, agama, latar belakang etnis dan nasional, pekerjaan, pendapatan, pendidikan, status sosial, seksualitas.
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Raza, religión, trasfondo étnico y nacional, trabajos, ingresos, educación, estatus social, sexualidad.
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Razza,religione,etnia e retaggio nazionale,lavori,entrate,istruzione, stato sociale e seesualità.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Comprano quelle borse e quei vestiti per un senso di identità e di status sociale.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Cumpără toate acele poşete şi haine ca semn al identităţii şi al statutului social.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.De opfatter de tasker og det tøj som en form for identitet og social status.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Eles compram essas malas e roupas para terem um sentido de identidade, de estatuto social.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Heille nämä laukut ja vaatteet ovat identiteetin ja sosiaalisen aseman merkki.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Họ đang lấy những cái túi và quần áo kia để thể hiện cái tôi và vị trí xã hội.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Ils prennent ces sacs et des vêtements comme un sentiment d'identité et de statut social.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.이들은 자아 정체성과 사회적 지위 때문에 명품 가방과 옷을 구입합니다
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Llevan esas bolsas y esa ropa como símbolo de identidad y de estatus social.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Mereka membeli tas dan pakaian ini sebagai bentuk identitas dan status sosial.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Nakupujú tieto tašky a oblečenie ako znak identity a spoločenského postavenia.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Sie nehmen diese Taschen und Kleidung als eine Art von Identität und sozialer Status.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Te torbice in obleke so zanje izraz identitete in družbenega statusa.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Traktują ubrania i torby jako oznakę przynależności i statusu społecznego.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Všechny ty kabelky a oděvy považují za součást identity a společenského postavení.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Ze gebruiken die tassen en kleren als identiteit en statussymbool.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Προμηθεύονται αυτές τις τσάντες και τα ρούχα ως ένα είδος ταυτότητας και κοινωνικής θέσης.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Вони сприймають ті сумки і одяг за відчуття ідентичності та соціального статусу.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.Те купуват тези чанти и дрехи като чувство за идентичност и социален статус.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.הם מתייחסים לתיקים והבגדים הללו כסמל של זהות ומעמד חברתי.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.يأخذون تلك الحقائب والملابس كنوع من الشعور بالهوية والمركز الاجتماعي.
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.不過距地買名牌手袋同衣服 來作為距地身份的象徵。
Onlar bu çantaları ve giysileri kimlik edinme ve sosyal statüleri için alıyorlar.金持ち気分やステータスを求めるからです テレビのデート番組で
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Publicidad / Belleza y Diseño / Sentido de la Propiedad y el Estatus Social /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Publicidade / Beleza e Design / Sentido de Posse e Status Social /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Reclama / Frumusețea și Designul / Dreptul de proprietate si Statutul Social
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Reclame / Beauty en Design / Gevoel van bezit en sociale status /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Reklama / Piękno i Styl / Znaczenie własności i status społeczny /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Reklámozás / Szépség és Dizájn / Tulajdonjog és Szociális Helyzet /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Werbung / Schönheit und Design / Bedeutung von Eigentum und sozialem Status /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Διαφήμιση / Ομορφιά και Σχεδιασμός / Αίσθημα ιδιοκτησίας και Κοινωνικής Κατάστασης /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Реклама/Талант и творчество/ Чувство за собственост и социален статус
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /Самоуверенность / НЛО и Внеземная Жизнь / Тайны и Паранормальные Явления
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /פרסום / עיצוב ויופי / כישרון ויצירה / רכושנות ומעמד חברתי /
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /الاعلانات / الجمال و التصميم / الشعور بالملكية والحالة الاجتماعية
Reklam / Güzellik ve Tasarım / Sahiplik duygusu ve Sosyal Statü /自信 / UFOと地球外生命体 / 神秘と超常現象の力 /
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.El estatus social es otra imaginación y está directamente relacionado con el sentido de la propiedad.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Le statut social est une autre imagination et est directement lié à la notion de propriété.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Lo status sociale è un altra immaginazione ed è direttamente correlata al senso di proprietà.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Status sosial adalah imajinasi lain dan itu secara langsung berkaitan dengan rasa kepemilikan
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Социалният статус е друга измислица, която е директно свързана с чувството за собственост.
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?Acho que a parte do desejo vem do estatuto social, não é?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?A ta touha přichází, řekl bych, ze sociálního statutu, nemám pravdu?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?A túžba, domnievam sa, vychádza z ich spoločenského postavenia, mám pravdu?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?Begäret här handlar väl om social status, eller hur?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?Dan keinginan datang, menurut saya, dari status sosial, kan?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?E la parte di desiderio viene, credo, dallo status sociale, giusto?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?És a vágy -- gondolom -- a szociális státusból fakad, nemde?
Ve tahminimce arzu bölümü sosyal statüden gelir, değil mi?Et la partie désir vient, je crois, du statut social, pas vrai ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod