Ana içeriğe geç
Sözlük

sosu ile cümle

sosu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O Madame Mandira'nın ev yapımı acı sosu mu?Is that Madame Mandira's Homemade Bombay Hot Sauce?
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.But the further spreading of my baby gravy will have to wait. (GlRLS SCREAMlNG)
O havaya fırlatılacak kraliyet acı sosu onun korosu tarafından.It's being tossed by that royal chutney ferret and his chorus of nancy boys.
Larvaları sadece balık sosuyla dolu derin bir kaba at, yüzerlerken onları canlı canlı ye.Just throw them into a deep plate full of fish sauce, and while they are swimming, eat them alive.
Bu acı biber, Bolivya sosu llajwa'nın en önemli maddesidir.This chili pepper is the most important ingredient of the Bolivian sauce llajwa.
Üstüne salsa, peynir, sirke ve acı biber sosu konur.On top is placed salsa, cheese, and a vinegar and chili pepper sauce.
Comalde pişirilir, üzerine domates sosu ve doğranmış marul veya lahana eklenir.They are cooked on a comal then topped with tomato sauce and chopped lettuce or cabbage.
Domates sosunun tarifleri aşçıya göre değişir.The recipes for the tomato sauce vary by cook.
Sahagun tarafından bu konu şöyle aktarılmıştır: "Ve tamales sosuna 'kırmızı biber sosu' deniyordu.Noted by Sahagun was: "And the sauce of the tamales was called 'red chilli sauce'.
Chipotles en adobo (adobo sosuyla haşlanmış) gibi farklı formları da mevcuttur.It comes in different forms, such as chipotles en adobo (stewed in adobo sauce).
Meksika'da normalde salsa mexicana (Meksika sosu) olarak adlandırılır.In Mexico it is normally called salsa mexicana (Mexican sauce).
Beyaz pizza, domates sosu olmayan pizzadır.White pizza also known as white pie is an Italian styled pizza which does not use tomato sauce.
Bal veya esmer şeker, susam yağı, soya sosu ve bazen tarçın ile tatlandırılır.It is seasoned with honey or brown sugar, sesame oil, soy sauce, and sometimes cinnamon.
Saengchae (생채) tuz, sirke, soya sosu veya hardal sosu ile tatlandırılmış bir salata gibidir.Saengchae (생채) is like a salad seasoned with salt, vinegar, soy sauce, or mustard sauce.
Yan yemekler kimchi, nabak kimchi, istiridye, soya sosu ve diğer malzemelerden oluşabilir.The side dishes could consist of kimchi, nabak kimchi, oysters, soy sauce, and other items.
Diğer popüler soslar arasında kremalı mantar sosu, kıyma sosu ve diğerleri bulunur.The other popular sauces include creamy mushroom sauce, minced meat sauce and many others.
Töltött káposzta sıklıkla domates sosu, lahana turşusu ve kolbász ile servis edilir.Töltött káposzta is frequently also served in a tomato sauce with sauerkraut and kolbász.
Balık sosu, soya sosu, karides sosu ve misket limonu ana tatlandırıcı maddeler arasındadır.Fish sauce, soy sauce, prawn sauce, and limes are among the main flavoring ingredients.
Awamori, soya sosu ve miso kullanan Okinawan çeşidi rafuti olarak bilinir.The Okinawan variation, using awamori, soy sauce and miso, is known as rafuti.
Peki, BMST'de, çörek mamül suyu, örneğin balık sosu kadar keskin değil.Well, at BMST, the bun mam broth isn't nearly as pungent as, say, fish sauce.
Genellikle, ancak her zaman değil, pizza pişirilmeden önce domates sosu üst kabuğun üzerine dökülür.Usually, but not always, tomato sauce is ladled over the top crust before the pizza is baked.
Beni barbekü sosuyla yıkar ve ağzımda bir elmayla beni yatağa yatırırdı.")He used to bathe me in barbecue sauce and put me to bed with an apple in my mouth.").
Tabii Dip sosunu şarkı söyleyerek yedirirler.Dann sangen sie, anscheinend erfreut, Psalmen.
Takoyaki, Worcestershire sosu ve mayoneze benzer bir çeşit takoyaki sosu ile fırçalanır.Zusätzlich werden Baguette und Rouille, eine mayonnaiseähnliche scharfe Knoblauchsauce, gereicht.
Salsa sosu yapabilmektedir.Sauce qui peut !
Chile Colorado sosunda, mevcut tarife domates de ilave edilmektedir.Cependant, sur la commune du Cellier c'est la tarification Lila qui continue de s'appliquer.
Bu makarna sosunda kullanılan bitki maydanoz olabilir.La hierba usada en esta salsa para pasta puede ser perejil.
Nar ekşisi genelde salata sosu olarak kullanılır.La leche ácida se emplea a menudo como salsa.
Sosu gezdirilir.Fior di sale.
Nar ekşisi genelde salata sosu olarak kullanılır.Фруктовый салат подают обычно в качестве десерта.
Ayrıca çorba soya sosu üretiminin bir yan ürünüdür.وتعد صلصة الصويا البديل النباتي لصلصة السمك.
374'te bilge Han Çin keşişi Ado krallığa geldi ve ertesi yıl Koguryo Kralı Sosurim'e ilham verdi.Em 374 o monje chinês Ado chegou ao reino a inspirou o Rei Sosurim de Goguryeo no ano seguinte.
Salsa sosu yapabilmektedir.Maar zout kan ook geluk brengen.
Entomatada - Acı biber sosu yerine domates sosuyla yapılmaktadır.Widoczną, ważną różnicą jest użycie sosu rybnego w miejsce sojowego.
Japonya’da, sadece soya sosu verilir.У Японії додається в основному тільки соєвий соус.
Dükkana gelen müşterilerden biri mangal sosunu çok beğenir.Багато з відвідувачів полюбляють позатрасове катання.
Ayrıca çorba soya sosu üretiminin bir yan ürünüdür.Je také vedlejším produktem výroby sójové omáčky.
Homer, öğle yemeklerinde işçilere biraz daha tartar sosu verilmesini önerir.Homer si chválí makarony, které mají k obědu.
Japonya’da, sadece soya sosu verilir.În Japonia, este oferit numai sos de soia.
Bazen turşu ve diğer soslar (hoisin sosu gibi) kullanılabilir.Uneori sunt adăugate și ridiche murată și alte sosuri, precum sosul hoisin.
Nar ekşisi genelde salata sosu olarak kullanılır.Kasnudeln se servesc de obicei cu salată.
Bütün veya ezilmiş yerfıstığı sosu değişik yemeklerde garnitür olarak kullanılır.Smântâna este servită separat sau ca adaos în diferite preparate.
Ekonomik olarak Olissipo garum adı verilen bir çeşit balık sosuyla tanınıyordu.A Polycera faeroensis nevű csigafaj révén Feröerről egy tengeri állatfajt neveztek el.
Endonezya mutfağının en önemli karakteristiklerinden biri de yerfıstığı sosunun çok sıklıkla kullanımıdır.A jogur konyha további nevezetessége a tésztafélék gyakori használata.
Sosu gezdirilir.Suolainen pehmittää.
Güneydoğu Asya’nın diğer yerlerinde mangolar balık sosu ve pirinç sirkesi ile konserve yapılabilmektedir.Σε άλλα μέρη της Νοτιοανατολικής Ασίας, τα μάνγκο μαρινάρονται με σάλτσα ψαριού και ξύδι ρυζιού.
Genellikle soba erişteler ya dip sosu ile veya erişte çorbası olarak sıcak çorba halinde servis edilir.Mì thường được phục vụ kèm theo với sốt hoặc trong một món súp.
Bazen turşu ve diğer soslar (hoisin sosu gibi) kullanılabilir.調味には、塩やカホクザンショウ(花椒)がよく用いられる。
Seçilen meyve türü ve baharatlar değişkenlik gösterebildiği için, chamoy sosunun da tadı değişkendir.和神秘果蛋白一样,仙茅甜蛋白也能引起味觉改变。
Dükkana gelen müşterilerden biri mangal sosunu çok beğenir.가게에서 한가로이 차분한 성격을 가진 남자이며 단풍잎을 좋아한다.
Bu yemek yeşil biber ve limon sosu ile yenilir.הארוחה נאכלת עם פלפלים ירוקים ורוטב לימון.
Salatalarda sosun özel bir yeri vardır.במושב קיימות בקתות אירוח פרטיות.
"Gaucho" terimi bazen Arjantin'da tanınan biftek sosu olan chimichurri'yi ifade etmektedir.Понякога думата „гаучо“ се използва за чимичури, вид сос за пържоли и марината, често срещан в Аржентина.
Unun oranına göre, sosun kıvamı değişmektedir.Na temelju ovih pretpostavki vrijeme je relativno promjenjivo.
Japonya’da, sadece soya sosu verilir.Umjesto soli vodi se može dodati sojin umak.
Bu sosun içinde mutlaka un, yumurta ve yoğurt bulunur.Pri tejto obchôdzke nezabudli zozbierať vajíčka a slaninu.
Yemeklerin sosu pilav tarafından emdirilerek tüketilir.Neil õnnestuski soja kiududest riiet valmistada.
Salsa sosu yapabilmektedir.Ta talub hästi soola.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 bát mỳ với 10 loại nước sốt khác nhau trong mỗi bát.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 mangkok kecil berisi pasta dengan saus spaghetti yang berbeda-beda.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod