sos ile cümle
sos kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ne kadar elma sosu almalıyım?How much applesauce should I buy?
Sen ne kadar elma sosu satın aldın?How much applesauce did you buy?
Tom ne kadar elma sosu yedi?How much applesauce did Tom eat?
Tom, Mary'nin olduğu kadar sosyal değil.Tom isn't as sociable as Mary is.
Öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.I had a hot dog for lunch.
Cips ve sos getirdim.I brought chips and dip.
Sami sosyal yardımlar alıyordu.Sami was receiving welfare benefits.
Kahvaltıda sosis var.There're sausages for breakfast.
Kahvaltı için sosis var.There're sausages for breakfast.
Sami, Kuzey Carolina yüksek sosyetesinde büyüdü.Sami grew up in North Carolina high society.
Sami sosyal güvenlik kartı için başvuruda bulundu.Sami applied for a social security card.
Bana bir sosisli sandviç satın alabilir misin?Can you buy me a hot dog?
Sami'nin sosyopat bir zihni vardır.Sami has a sociopathic mind.
Ciğerli sosisli sandviçleri seviyorum.I love sandwiches with liverwurst.
Sosisi severim.I like sausage.
Tom Boston yüksek sosyetesinin en gözde bekârlarından.Tom is one of the most eligible bachelors of Boston high society.
Facebook dünyanın en büyük sosyal ağıdır.Facebook is the world's largest social network.
Tom'un sosyal yetenekleri yok.Tom lacks social skills.
Tom sosyal yeteneklerden yoksun.Tom lacks social skills.
Tom'un çok fazla sosyal sorumluluğu var.Tom has too many social obligations.
Sami sosyolojik Müslüman.Sami is a cultural Muslim.
Tom'un hiçbir sosyal becerisi yok.Tom has no social skills.
Tom sosyal medya detoksu yapıyor.Tom is going on a social media detox.
Tom sosyal medyadan bir süreliğine elini eteğini çekti.Tom is going on a social media detox.
Antisemitizm aptalların sosyalizmidir.Antisemitism is the socialism of fools.
Avokadoya soya sosu dökmeyi hiç denemedim.I've never tried putting soy sauce on avocados.
Yorumları sosyal medyada çarpıtıldı.His comments were distorted on social media.
Sözleri sosyal medyada bağlamından koparıldı.His comments were distorted on social media.
Sosyalizmi terk etti.He abandoned socialism.
Sosyal medyadaki linç kültürü günümüzün engizisyonu olmuş durumda.Cancel culture has become today's Inquisition.
Acı sos her şeye yakışır.Hot sauce goes on everything.
Robert, Martha'ya sosyalleşecek birini bulmasını tavsiye etti.Robert advised Martha to find someone to socialize with.
"Cem Adrian'ın yeni klibi sosyal medyayı salladı"."Cem Adrian'ın yeni klibi sosyal medyayı salladı".
Mersavi Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Kültür ve Eğitim DerneğiMersavi Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Kültür ve Eğitim Derneği
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.Social roles influence our personal identities.
Sağlık ya da eğitim gibi sosyal harcamalar OECD ortalamasındadır.Social spending such as health or education is around OECD median.
"En yakışıklı bilimsel sosyalist"."En yakışıklı bilimsel sosyalist".
Koordinadora Abertzale Sozialista (Abertzale Sosyalist Koordinasyon Konseyi, KAS).Koordinadora Abertzale Sozialista (Abertzale Socialist Coordinating Council, KAS).
Tamamen AJAX teknolojisi üzerine inşa edilmiş ve birçok sosyal ve topluluk özelliği taşıyordu.It was built entirely on AJAX technology and had many social and community features.
Bunun üzerine 5 Kasım'da, Polonya Sosyalist Partisi genel grev ilan etti.In response, on November 5, Polish Socialist Party proclaimed a general strike.
Yahudilerin kendi yasal sistemleri ve sosyal hizmetleri bulunmaktaydı.Jews had their own legal system and social services.
Somali'nin eski sosyalist hükümeti başlangıçta biyometrik olmayan Yeşil Pasaport kullanmıştır.Somalia's former socialist government originally used to issue a non-biometric Green Passport.
"Sosyal demokrasinin iktidarı"."Sosyal demokrasinin iktidarı".
Partinin ana amacı sosyalist sistemin restorasyonudur.The main goal of the party is restoration of the socialist system.
Sosyalist lider Pieter Jelles Troelstra, mevcut hükümeti ve monarşiyi ortadan kaldırmak istiyordu.Socialist leader Pieter Jelles Troelstra wanted to abolish the existing government and the monarchy.
İnsanlar aktif ve seçici olarak sosyal dünyadan gelen bilgiyi işlerler.People actively and selectively process information from the social world.
1917'de Stockholm'deki Sosyalist Konferansı'nda savaşı devam ettirmemeye karşı ısrarcı oldu.At the Socialist Conference in Stockholm in 1917 he pleaded against continuing the war.
Beyaz Saray'ın sosyal ziyaretçileri genelde Doğu Kanadı'ndan girer.Social visitors to the White House usually enter through the East Wing.
12 Kasım 1933'te yapılan seçimden sonra Nasyonal Sosyalistler tüm koltukları aldılar.After the election on 12 November 1933 the National Socialists occupied all seats.
O tarihten itibaren Briand, Fransız Sosyalist Partisinin liderlerinden biriydi.From that time, Briand was one of the leaders of the French Socialist Party.
Haklar ve Mallar: Sosyal Eylemin Gerekçelendirilmesi.Rights and Goods: Justifying Social Action.
Robert Owen gibi “ütopyacı sosyalist” yazarlar da bazen komünist sayılırlar.Utopian socialist writers such as Robert Owen are also sometimes regarded as communists.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Once mated, a pair will stay together until one of them dies.
ADAV'ın parti gazetesi "Sosyal Demokrat" (Der Sozial-Demokrat) olarak adlandırıldı.The ADAV's party newspaper was called Der Sozialdemokrat (The Social Democrat).
Buna rağmen Deklarasyon'a göre gerçek sosyalizme ancak demokrasiyle ulaşılabilecektir.However the Declaration stated that true socialism could only be achieved through democracy.
Tecavüz kültürünün diğer sosyal etkenler ve davranışlar ile ilintili olduğu gözlemlenmiştir.Rape culture has been observed to correlate with other social factors and behaviours.
Bu olay Tapınak'ta gerçekleşmiştir ve sosyal normların kırılması açısından önemli bir pasajdır.This was done in the Temple, which is an important part of the breaking of societal norms.
Bu partiler marksist, sosyalist, komünist veya sosyal demokrat olabilir.This may be marxist, communist, socialist or social-democratic.
Eleanor Roosevelt ilk Sosyal Sekreter olarak çalıştı.Eleanor Roosevelt employed the first Social Secretary.
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.Any loss of any language or social skills, at any age.