Buradaki sorunun ifadesine göre, tek çözüm cevap seçeneği değil.At der kun er 1 løsning er ikke en svarmuligheder.
Buradaki sorunun ifadesine göre, tek çözüm cevap seçeneği değil.또 아니라면 해가 유일하지 않은지도 보여야 합니다
Buradaki sorunun ifadesine göre, tek çözüm cevap seçeneği değil.Ze zadání víme, že není jedno řešení.
Buradaki sorunun ifadesine göre, tek çözüm cevap seçeneği değil.Или изглежда, че едно решение не е опция тук, имайки в предвид как е зададен въпроса.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Asta este doar să înțelegem cât de mare și de importantă este problema aceasta.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.C'est juste histoire de comprendre à quel point ce problème est important et préoccupant.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Dat is gewoon om te begrijpen hoe groot en belangrijk dit probleem is.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Dies soll verständlich machen, wie groß und wie wichtig dieses Problem ist.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Esto es para entender la gravedad del problema.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Isto só para compreendermos a dimensão e a importância deste problema.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.이것은 정말 심각하고도 중요한 사항입니다.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Questo è soltanto per capire quanto il problema sia grande e importante.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.To tylko dla zrozumienia, jak duży i poważny jest ten problem.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Това е просто, за да се разбере колко голям и важен проблем е това.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.Это я вам говорю, чтоб вы поняли, какая это большая и важная проблемаю
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.זה רק כדי להבין עד כמה גדולה וחשובה הבעיה הזו.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.وهذا فقط لفهم عمق هذه المشكلة وأهميّتها.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.さて 幸運にも 残りの17%の社会に住む皆さんは
Bu şekliyle, Avrupa’nın uyuşturucu sorununun bir bütün olarak anlaşılmasınaDe monitoring van het drugsprobleem in Europa verbeteren en de aandacht voor polydrugsgebruik vergroten
Bu şekliyle, Avrupa’nın uyuşturucu sorununun bir bütün olarak anlaşılmasınaI consumatori di stupefacenti possono
Bu şekliyle, Avrupa’nın uyuşturucu sorununun bir bütün olarak anlaşılmasınaMelhorar a monitorização do fenómeno da droga na Europa e a sensibilidade para o policonsumo de droga
Bu şekliyle, Avrupa’nın uyuşturucu sorununun bir bütün olarak anlaşılmasınaPříklad rozsahu údajů o užívání více drog na základě průzkumu obyvatel je uveden v nedávné
Bu şekliyle, Avrupa’nın uyuşturucu sorununun bir bütün olarak anlaşılmasınaΩστόσο, τα στοιχεία
Bu senin sorunun.C'est votre problème.
Bu senin sorunun!Dat is jouw probleem !
Bu senin sorunun!E problema ta !
Bu senin sorunun.Ez a te problémád.
Bu senin sorunun!Na és? Az a maga baja.
Bu senin sorunun!No me trago los...
Bu senin sorunun! Senin peri masallarının arasında kaldım.Ich hatte genug Märchenprinzen.
Bu senin sorunun!To je tvůj problém!
Bu senin sorunun.Αυτό είναι δικό σου πρόβλημα σαν σπουδάστρια.
Bu senin sorunun!Αυτό είναι πρόβλημά σου!
Bu senin sorunun!О, это ваша проблема.
Bu senin sorunun!То си е ваш проблем!
Bu senin sorunun.انها مشكلتك كطالبة
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Aku selalu merasa itu adalah sebuah pertanyaan yang tidak adil.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Eu sempre achei que fosse uma pergunta injusta.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ho sempre pensato che fosse una domanda sleale.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ich hielt diese Frage immer für unfair.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Ik vond dat altijd een oneerlijke vraag.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Jag tyckte alltid att frågan var orättvis.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.J'ai toujours pensé que c'était une question injuste.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Jeg syntes, det var et uretfærdigt spørgsmål.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.저는 항상 이게 부당한 질문이라고 생각했습니다.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Mi-am zis tot timpul că era o întrebare nedreaptă.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Mindig is tisztességtelen kérdésnek éreztem ezt.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep. Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.Я всегда думал, что это нечестный вопрос, ведь получается, мы не можем быть теми кем уже являемся.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Od nekdaj se mi je to zdelo nepošteno vprašanje.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Se oli minusta aina epäreilu kysymys.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Siempre pensé que era una pregunta improcedente.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Tôi đã luôn nghĩ đó là một câu hỏi không công bằng
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Vždycky mi přišlo, že to není férová otázka.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Zawsze sądziłem, że to nie w porządku.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Πάντα πίστευα πως αυτή η ερώτηση ήταν άδικη.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.Винаги съм мислил, че това е нечестен въпрос.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.תמיד חשבתי שזו שאלה לא הוגנת.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.إعتقدت دائما أن هذا السؤال غير عادل
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep.今のままではいけないことを 前提としているから
Bu, sorunun ana noktası. İlkinin santimetre ölçekli olması gerekliliği var.첫 번째 자가 표시가 되어 있다는 것을 고려하는 것이요.