Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Ja si myslím, že toto by Vám mohlo dať trochu intuície, no toto nie je formálne riešenie.
Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Myślę, że to pozwoli wam zrozumieć to intuicyjnie, ale to nie jest formalnym rozwiązaniem.
Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Penso che possa averti dato un'idea, ma questa non e' una soluzione formale.
Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Tôi đoán nó sẽ cho bạn chút trực giác nhưng đây ko phải là lời giải truyền thống
Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Úgy gondolom, hogy ebből már kaptál egy kis intuíciót, de ez nem a formális megoldás.
Bu anlattıklarım size bir fikir vermiştir. Ama sorunun asıl çözümü böyle olmaz.Я думаю это может помочь вам понять, но это не формальное решение.
Bu bize sorunun bir kısmını verir.Časť máme vypočítanú.
Bu bize sorunun bir kısmını verir.Část máme vypočtenou.
Bu bize sorunun bir kısmını verir.Det giver os en udfordring.
Bu bize sorunun bir kısmını verir.정답의 일부분을 해결했군요
Bu bize sorunun bir kısmını verir.وهذا يعطينا جزء من المسألة
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Cela a engendré une massive déforestation, ainsi qu'un problème environnemental.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Ez óriási erdőírtássá, és ezáltal környezeti problémává fajult.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Je kreeg een enorme ontbossing en een milieuprobleem.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.이것은 아주 심각한 삼림 파괴와 환경 문제가 되는 거죠.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Nastąpiło ogromne wylesienie, co stanowi problem dla środowiska.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.S-a despădurit masiv și asta a devenit o problemă de mediu.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Si è trasformato in un'enorme deforestazione e in un problema ambientale.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Tornou-se uma grande, enorme desflorestação e um problema ambiental.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Việc này đã trở thành nạn phá rừng trầm trọng và là một vấn đề về môi trường.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Έγινε μία πολύ μεγάλη αποδάσωση και ένα περιβαλλοντικό πρόβλημα.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Всё это привело к сильнейшей вырубке леса и экологическим проблемам.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.Всичко това просто се превърна в тежко обезлесяване и екологичен проблем.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.מה שהוביל לכריתת יערות נרחבת ובעיה סביבתית גדולה.
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.لقد شرعوا بإزالة الغابات الكبيرة و وتيرة مسرعة مما سبب مشكلة بيئية كبيرة
Bu, büyük bir ormansızlaşma... ...ve çevre sorununu beraberinde getirdi.環境問題が起きました このため国連はアルミパイプと バラックを支給しましたが
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.Dass ist eine indirekte Art Zahlungsunfähig zu sein.
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.Portanto este é o valor ao fim de dois anos.
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.Takže to je hodnota za 2 roky.
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.To jest jak by droga na około zaprzestania płacenia (inflacja zmniejsza realną wartość długu)
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.Οπότε αυτός είναι ένας εναλλακτικός τρόπος αδυναμίας πληρωμής.
Bu da bir tür borçlanma sorununu halletmeye yarayan bir yoldur.でも支払わないとは、実際一度も言った事はありません。
Bu da sonsuza yakınsıyor. Bu sorunun limiti...Então este é um caso no qual o limite... oh, isso não está tão visível...
Bu derece sembolünü yazmak çok sıkıcı, ama sorunun birimi böyle. -Je důležité psát tento malý kroužek v horním indexu.
Bu derece sembolünü yazmak çok sıkıcı, ama sorunun birimi böyle. -이 작은 것을 쓰기는 귀찮지만 이 위에 쓰인 원은 이 문제의 단위를 나타냅니다
Bu derece sembolünü yazmak çok sıkıcı, ama sorunun birimi böyle. -Досадно е да пишем този малък горен индекс. Това е мерната единица от условието.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.Aceasta este principala cauza a celor mai multe probleme.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.C'est une cause majeure de la plupart des problèmes du monde.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.Данное заблуждение является основной причиной большинства мировых проблем.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.На това се дължат много от глобалните проблеми.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.זהו הגורם המרכזי של רוב בעיות העולם.
Bu, dünyadaki çoğu sorunun en büyük nedeni.وهي السبب الرئيسي لمعظم المشاكل في العالم.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Astăzi, în multe cazuri nu mai trebuie să mergi la doctor.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Bereits heute müssen Sie in vielen Fällen gar nicht zu Ihrem Arzt gehen.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Déjà aujourd'hui, vous n'avez pas besoin d'aller chez votre médecin dans de nombreux cas.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Già oggi, non c'è bisogno di andare da un medico in molti casi.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Já hoje, não precisam de ir ao vosso médico em muitos casos.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Już teraz nie trzeba w wielu przypadkach iść do lekarza.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.오늘날 이미 많은 경우 여러분은 주치의에게 직접 갈 필요가 없습니다.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Nu al hoef je in veel gevallen niet naar je huisarts te gaan.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Számos esetben már ma sem kell orvoshoz menniük.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Ya hoy muchas veces no necesitan ir al médico.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Že danes vam v mnogih primerih ni treba iti do zdravnika.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Ήδη σήμερα, σε πολλές περιπτώσεις δεν χρειάζεται να πάτε στο γιατρό σας.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Даже сегодня во многих случаях уже нет необходимости идти на приём к терапевту.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Дори днес, вие не трябва да ходите до лекаря си в много случаи.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.כבר היום, אתם לא צריכים ללכת לרופא שלכם במקרים רבים.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.أصلا اليوم ، ليس عليك الذهاب إلى الطبيب في عدة حالات.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.直接診察する必要があるのは来院者の 20% 程度です
Bu iddialı bir hedeftir ama sorunun ciddiyeti yüzünden yapılması gerekmektedir.Cel jest ambitny, lecz musi być taki z uwagi na powagę wyzwania. Ostatnie dane pokazują, że od