Ana içeriğe geç
Sözlük

sorunun ile cümle

sorunun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Lo dispuesto en el acuerdo puede ser complejo, pero también lo es el conflicto subyacente.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Opatrenia v zmluve sú možno komplexné, ale takým je aj základný konflikt.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Pasal-pasal dalam persetujuan itu mungkin saja rumit, tapi begitu pula konflik yang menjadi latar belakangnya.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Postanowienia w porozumieniu mogą być złożone, ale tak jest również sam konflikt.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Prevederile acordului pot fi complexe, dar astfel este şi conflictul.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Οι διατάξεις της συμφωνίας μπορεί να είναι περίπλοκες, αλλά το ίδιο ήταν και η διαμάχη.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Клаузите на споразумението може да са сложни, но такъв е и конфликтът.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.Может быть положения соглашения и сложны, но ведь сложен и сам конфликт, лежащий в основе.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.פרטי ההסכם הם אולי מורכבים, אבל כך גם הסכסוך שקדם לו.
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.صحيح ان بعض الشروط في الاتفاقية قد تبدو معقدة ولكنها حدت من الصراع
Anlaşama maddeleri karmaşık olabilir, çünkü sorunun kendisi de bir o kadar karmaşık.それは紛争の原因も同じことです 最も大事なのは
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Au fost oameni care au pretins că problema a fost rezolvată.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.C'era chi sosteneva che il problema era stato risolto.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Chúng tôi đã có những người giả vờ rằng điều này là một vấn đề được cố định.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Encontrámos pessoas que afirmaram que o problema já estava resolvido.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Folk har foregivet, at dette er et problem, der er blevet løst.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Hicimos creer a la gente que este problema fue resuelto.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Kita telah melihat orang menganggap masalah ini sudah selesai.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.이 문제가 해결된 듯 보이게 만드는 사람들이 있습니다.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Ľudia už predstierali, že tento problém vyriešili.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Meille on uskoteltu, että ongelma on korjattu.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var. Mesela, araştırma kayıtları var.Udawano, że został rozwiązany, np. poprzez rejestrację badań.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Našli se tací, kteří předstírali, že tento problém již byl odstraněn.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Nous avons eu des gens qui ont prétendu qu'il s'agit d'un problème résolu.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Vannak, akik úgy tesznek, mintha ez a probléma már meg lenne oldva.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.We hebben mensen horen beweren dat het probleem is opgelost.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Wir ließen die Menschen so tun, als sei das ein gelöstes Problem.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Είχαμε ανθρώπους που προσποιούνταν ότι αυτό είναι ένα πρόβλημα που μπορεί να διορθωθεί.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Ведь мы только делаем вид, что решили эту проблему.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Има хора, които претендират, че проблема е решен.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Нам траплялися люди, які вдавали, що ця проблема вирішена.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.יש אנשים שאמרו לנו שהבעיה הזו תוקנה.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.قابلنا أشخاص قد ادعوا أنه قد تم حل المشكلة
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.最初に 治験を申請するときには口を揃えて
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?Cái nào dưới đây là kết luận hợp lệ cho mệnh đề?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?다음의 문제에서 진술에 대한 타당한 결론은 무엇인가요?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?Która z poniższych odpowiedzi jest prawdziwym wnioskiem z pytania/stwierdzenia na górze slajdu?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?Welche der folgenden ist eine gültige Fazit zur Anweisung?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?Какой из ответов является верным выводом из данного утверждения?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?מה מהבאים תקף כמסקנה להצהרה?
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?أي من التالي يعطي استنتاجاً صحيحاً للتصريح
Aşağıdakilerden hangisi sorunun doğru cevabıdır?結論であるか。 わかった。
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.당연히, 만약 그분이 하나님이라면, 그것이 뜻하는 것은 하나님께서 질문하시는 것은 그분이 아닌 여러분을 이롭게 하려고 하는 것입니다.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Očividne, ak On je Boh, potom by to znamenalo, že keď dáva otázku, je to pre váš prospech, nie jeho.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Očividně, jestli On je Bůh, pak by to znamenalo, že když pokládá otázku, je to pro váš prospěch, ne Jeho.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Oczywiście, jeśli On jest Bogiem, to znaczy, że kiedy zadaje pytanie, zadaje je dla twojej korzyści, nie Jego.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Ovviamente, se è Dio, ciò significa che quando vi fa una domanda lo fa per il vostro bene, non per il Suo.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Valóban, ha Ő Isten, akkor ez azt jelenti, hogy amikor feltesz egy kérdést, azt a mi érdekünkben teszi fel.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Want, als Hij God is, wil dat zeggen dat als Hij de vraag stelt dit tot jouw voordeel is, niet het Zijne.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Wenn es Gott ist, der uns eine Frage stellt, dann zu unseren Gunsten, nicht zu Seinen.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Вочевидь, якщо Він — Бог, то це значить, що якщо Він задає питання, то це робиться для вас, а не для нього.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Очевидно, ако той е Бог, тогава ще означава че ,когато Той пита въпроса, то е за твоя полза, не Негова.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Очевидно, если Он Бог, тогда это означает, что когда Он задает вопрос, то это для твоего блага, не для Его.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.כמובן, אם הוא אלוהים, זה אומר שכשהוא שואל שאלה, זה לטובתכם, לא לשלו.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.من الواضح، إذا كان هو الخالق، فان ذلك يعني إنه حينما سألك سؤالاً، فإنه لمصلحتك وليس مصلحته.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.神自身ではなく あなたの利益のために 質問するのです 神が「お前は手に何をもっているか」と言うとき
Aslında daha sorunun yarısını yaptık.Essencialmente fizemos metade do problema.
Aslında daha sorunun yarısını yaptık.문제의 반을 풀었어요.
Aslında daha sorunun yarısını yaptık. Şimdi y kesenini bulalım.Máme vlastně vyřešenou půlku příkladu.
Aslında daha sorunun yarısını yaptık.Ми впорались із половиною завдання.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod