Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Máme rôzne problémy, ako napr. okysľovanie oceánu v dôsledku CO2 v atmosfére.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Máme různé problémy jakou je okyselení oceánu které přišlo z CO2 v atmosféře.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Mamy wszelkie inne problemy takie jak zakwaszanie oceanu które tak czy siak pochodzą z CO2 w atmosferze.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Wir haben alle möglichen anderen Probleme wie Übersäuerung des Ozeans als Folge von CO2 in der Atmosphäre.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.יש לנו כל מיני בעיות אחרות כמו עלית החומציות באוקיינוסים שבא מהפחמן הדו-חמצני באטמוספירה בכל מקרה.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.別の問題の原因でもあります 数人の変人以外は誰も 「やってみよう」とは言わないでしょう
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Apám baptista lelkész volt, és hitt a csodákban, hitt benne, hogy Isten elrendezi az egészet.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.저의 아버지는 침례교 목사였고 , 그는 기적과, 하나님이 그 뇌종양을 돌볼것이라고 믿었죠.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mein Vater, ein Baptistenpriester, glaubte an Wunder und daran, dass Gottes Wille sich seiner annehmen würde.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mi padre era un pastor Baptista, y creía en los milagros, y que la voluntad de Dios se ocuparía de ello.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mój ojciec był pastorem Kościoła Baptystów i wierzył w cuda, i w to, że wola Boża się tym zajmie.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mon père était un prêtre baptiste, et il croyait aux miracles, et que la volonté de Dieu allait s'en occuper.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.O meu pai era um pastor batista e acreditava em milagres, e que Deus trataria disso.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мій батько був баптистським священиком, він вірив в дива і покладався на волю Божу.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мой отец был баптистским священником, он верил в чудеса, и что Бог обо всем позаботится.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.אבא שלי היה כומר בפטיסטי, והוא האמין בניסים, ושבעזרת השם הכל יבוא על מקומו בשלום.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.والدي كان كاهن وكان يؤمن بالمعجزات وان الله سيتولي امره
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.そして、神の意思で全てがうまくいくと。 しかし勿論、それから6か月後に二人とも結局死んでしまいました。
Bence Meksika'da bir sorunumuz var. Büyük bir sorunumuz var.Аз мисля, че имаме проблем в Мексико.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var. Büyük bir sorunumuz var.אני חושב שיש לנו בעיה במקסיקו.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Cred că avem o problemă în Mexic.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Credo che in Messico abbiamo un problema.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Creo que en México tenemos un problema.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Ich glaube, dass wir in Mexiko ein Problem haben.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Jeg synes vi har et problem i Mexico.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Je pense que nous avons un problème au Mexique.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.저는 우리 멕시코에서 문제가 있다고 생각합니다.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Mielestäni meillä on ongelma Meksikossa. Meillä on suuri ongelma.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Myslím, že máme v Mexiku problém.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Myslím, že v Mexiku máme problém.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Nhưng tôi cho rằng Mexico đang tồn tại một vấn đề.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Nisto penso que há um consenso.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Saya pikir kita di Meksiko ini memiliki masalah.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Úgy gondolom, Mexikóval gondunk van.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Uważam, że mamy w Meksyku problem.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Volgens mij hebben we een probleem in Mexico.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Πιστεύω πως έχουμε ένα πρόβλημα στο Μεξικό.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Мені здається, що у нас в Мексиці є проблема
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.Мне кажется, что у нас в Мексике есть проблема.
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.اعتقد اننا نعاني من مشكلة في المكسيك
Bence Meksika'da bir sorunumuz var.非常に大きな問題です。
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.En tarkoita etteivät ne ansaitse huomiota.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Ich glaube, dass nichts davon das Problem ist.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Io credo che nessuno di questi sia il vero problema.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Ja uważam, że żaden z wymienionych nie jest problemem.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Jeg tror ikke, at nogen af disse er problemet.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Je pense qu'aucun d'entre eux n'est le problème.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.전 이 어느 것도 문제라고 생각하지 않습니다.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Myslím, že ani jedno z toho není ten problém.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Nemyslím, že niečo z toho je tým problémom.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Niciunul dintre acestea nu e adevărata problemă.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Saya pikir masalahnya bukanlah semua itu.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Szerintem egyik sem.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Tôi cho rằng không điều nào trong số trên thực sự là vấn đề
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Volgens mij is niks van dit alles het probleem.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Πιστεύω πως τίποτα από αυτά δεν είναι το πρόβλημα.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Или е нещо друго?
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Не думаю, что проблема заключается в чем-либо перечисленном.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.Не думаю, що проблема полягає в чому-небудь з перерахованого.
Bence sorunumuz bunlardan hiçbiri değil.اعتقد ان المشكلة ليس في اي مما سبق