Görmeden sorunlu nöronlar merkezde daha yoğun olduğu için merkezdeki nöronlar daha fazla ateşleme yapıyor.Como hay más neuronas dedicadas al centro de nuestro campo visual y menos en los bordes,
Görmeden sorunlu nöronlar merkezde daha yoğun olduğu için merkezdeki nöronlar daha fazla ateşleme yapıyor.Siccome ci sono più neuroni dedicati al centro del nostro campo visivo e meno ai bordi,
Görmeden sorunlu nöronlar merkezde daha yoğun olduğu için merkezdeki nöronlar daha fazla ateşleme yapıyor.周辺部は少ないので 中心部が最も明るくなり、トンネル体験を生み出す
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Ada saat-saat dalam kehidupan saya saat kami mengalami hal-hal buruk dalam keluarga kami.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Był w moim życiu czas, kiedy nasza rodzina przeżyła bardzo bolesne doświadczenie.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Ci fu un periodo nella mia vita nel quale capitò una cosa atroce nella nostra famiglia.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Đã có một khoảng thời gian trong cuộc đời tôi khi đó gia đình tôi gặp chuyện không vui.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Det fanns en tid då vi hade en svår händelse i familjen.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Era o vreme în viaţa mea când am avut o experienţă foarte tulbure în familia noastră.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Er was een tijd in mijn leven dat het niet goed ging met onze familie.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Es gab eine Zeit in meinem Leben, als wir sehr leidvolle Erfahrungen in unserer Familie machten.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Houve um tempo na minha vida em que minha família se passou uma coisa traumática.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Hubo una época en mi vida en la que tuvimos una experiencia familiar traumática.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Il fut un temps dans ma vie où nous avons vécu une mauvaise période dans ma famille.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.우리 가족 간에 불화가 아주 심했던 적이 있었습니다.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.To bolo obdobie môjho života, keď sme mali v rodine veľmi traumatizujúci zážitok.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.V mém životě bylo období, kdy jsme v rodině zažili velmi problematickou zkušenost.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Volt egy idő az életemben, amikor egy nagyon fájó esemény történt a családunkban.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Υπήρχε μια περίοδος στη ζωή μου που είχαμε μια άσχημη εμπειρία στην οικογένεια μας.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.В моей жизни было время, когда наша семья переживала очень непростой период.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.В моєму житті був час, коли наша сім'я переживала дуже непростий період.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.По това време в живота ми, имахме много тревожно преживяване в семейство ми.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.הייתה תקופה בחיי שהיו כמה חוויות קשות במשפחה שלנו
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.كانت هناك فترة في حياتي حيث مرّت أسرتنا بتجربة قاسية جداً .
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.とても辛い経験をしました 私がまだ10代のころ
İki yıl sonra, sorunlu bir barış vardı.Mír byl velmi problémový během příštích dvou let.
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceInformation om arbetarskydd och råd vid problemfinska _ svenska _ engelska
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceTietoa työsuojelusta ja ohjeita ongelmatilanteisiinsuomi _ ruotsi _ englanti
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация об охране труда и инструкции на случай спорных ситуацийфинский _ шведский _ английский
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizceمعلومات عن الحماية في مكان العمل وإرشادات في حالات المشاكلالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
İş Koruma Bilgileri ve Sorunlu Durumlar İçin TalimatlarFince _ İsveççe _ İngilizce劳动健康安全信息及劳务纠纷说明芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.이슬람교 전통을 뒤돌아보고, 문제적 측면이 있음을 발견했습니다.
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.והם הסתכלו לעבר המסורת האיסלמית, וראו שיש היבטים בעיתיים,
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.وقد نظروا الى الثقافة الاسلامية ووجدوا فيها مفاهيم مستشكلة..
İslam geleneğine baktılar, ve sorunlu yanlar olduğunu gördüler.彼らは問題のある側面も見つけました。 しかしそれらが宗教の中心部ではなく、解釈しなおすことができるものと考え、
kalitesi ile çok genç sorunlu uyuşturucu kullanıcıları hakkında çalışmalar başlatılmıştır.A droga e a condução, nos temas específicos de 2007 do OEDT
kalitesi ile çok genç sorunlu uyuşturucu kullanıcıları hakkında çalışmalar başlatılmıştır.Alankomaiden raportissa keskitytään uusiin hoitomenetelmiin.
kalitesi ile çok genç sorunlu uyuşturucu kullanıcıları hakkında çalışmalar başlatılmıştır.En Roumanie, la recherche est financée par des organismes internationaux tels que le Fonds mondial.
kalitesi ile çok genç sorunlu uyuşturucu kullanıcıları hakkında çalışmalar başlatılmıştır.Нидерландия започна изследователската програма „Рисково поведение и зависимост“.
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.비교입니다. 비교가 문제인거죠. 설명하자면 이렇습니다.
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.השוואה. השוואה מבלבלת. אני אראה לכם.
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.المقارنة. المقارنة المربكة. دعوني أعرض لكم.
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.時間をかけて答えてもらうと 先ほどお話ししたような結果-
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama.La comparación La inquietante comparación.
Kıyaslama. Sorunlu kıyaslama.От притеснително сравнение.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.C'est pourquoi c'est si problématique de décrire ce qui s'est passé dans les pays en développement.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu. Çünkü orada olanlar oldukça farklı.Ezért olyan nehéz leírni, mi történik a fejlődő világban.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Daarom is het zo'n probleem om te beschrijven wat er gebeurd is in de ontwikkelingslanden.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.De asta este atât de problematic să descriem ce s-a întâmplat în lumea în curs de dezvoltare.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Deshalb ist es so schwierig zu beschreiben, was mit den Entwicklungsländer passiert ist.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Dlatego tak trudno opisać, co się stało w krajach rozwijających się.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Đó là lý do tại sao thật khó để mô tả những gì đang diễn ra trong một thế giới đang phát triển.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Ecco perché è così problematico descrivere cosa è successo nei paesi in via di sviluppo.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Itulah mengapa menjelaskan apa yang telah terjadi di negara-negara berkembang sangat penuh masalah.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.바로 그렇기 때문에 개발도상국들에게 무슨 일이 벌어졌는지 설명하기 어려운 것입니다.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Preto je problém opísať, čo sa stalo v rozvojovom svete.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Proto je tak obtížné popsat, co se děje v rozvojovém světě.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Y por eso es tan problemático describir lo que ha ocurrido en el mundo en desarrollo.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Γι'αυτό είναι τόσο δύσκολο να περιγράψουμε τι έχει συμβεί στον αναπτυσσόμενο κόσμο.
O yüzden gelişmekte olan dünyada olanları açıklamak sorunlu.Вот почему так сложно описать, что произошло с развивающимися странами.