Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUna mente que me preocupó Drave a caminar en el extranjero, donde, - por debajo de la arboleda de sicomoros
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUna mente turbata mi scacciò a camminare all'estero, dove - sotto il boschetto di sicomoro
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUn esprit troublé m'a Drave à marcher à l'étranger, où, - sous le bosquet de sycomores
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaΈνα ταραγμένο μυαλό μου drave να περπατήσουν στο εξωτερικό? Όταν, - κάτω από το άλσος του συκομουριά
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaБеспокойном ум прогнали меня ходить за рубежом; Где, - под роща платана
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaПроблемен ум ме изгониха да ходи в чужбина; Когато - под горичка от явор
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaמוח מוטרד drave לי ללכת בחוץ לארץ; מקום - מתחת חורשת שקמה
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaالعقل المضطرب drave لي على المشي في الخارج ، أين ، -- تحت بستان من الجميز
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altında、市の側から西方rootethその - だから初期の歩行はあなたの息子を私を参照してくださいでした。
Sorun sadece modern yapılarda değil. Eski moda sınflar da sorunlu.És nemcsak a modern épületekkel vannak problémák, hanem a régi típusú osztálytermekkel is.
Sorun sadece modern yapılarda değil. Eski moda sınflar da sorunlu.Nejen tyto moderní budovy škodí, staromódní třídy škodí také.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Aktuelle Arzneimitteltests sind sehr problematisch.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.A l'heure actuelle, la façon dont nous testons des médicaments est assez problématique.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Hiện nay, phương pháp kiểm định thuốc là một thách thức.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Idag har vi ett ganska besvärligt sätt att testa läkemedel.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Il modo in cui testiamo i farmaci oggi è abbastanza problematico.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.În prezent, felul în care testăm medicamentele e problematic.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Jelenleg az a mód, ahogy a gyógyszereket tesztelik, eléggé problematikus.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.현재 신약을 실험하는 방법에는 문제가 많이 있어요.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Neste momento, a maneira como testamos os medicamentos é bastante problemática.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Obecny sposób testowania jest dosyć problematyczny.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Op dit moment testen we medicijnen op een problematische manier.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Αυτή τη στιγμή, ο τρόπος που δοκιμάζονται τα φάρμακα είναι αρκετά προβληματικός.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.Дело в том, что сейчас испытания лекарств сопряжены с рядом проблем.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.כיום, הדרך שבה אנו בודקים תרופות הי דיי בעייתית.
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.الطريقة التي نختبر بها الأدوية حالياً
Şu anda ilaçları test etme yöntemlerimiz oldukça sorunlu.薬が市場に出回るまでに平均で
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.As tuas capacidades são as mais problemáticas de entre todos os State Alchemists, neste momento.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Dine evner var de mest problematiske - - blandt alle statsalkymister lige nu.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Din förmåga var den mest problematiska- -av alla statsalkemister just nu.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Le tue abilità sono le più problematiche fra tutti gli Alchimisti di Stato, al momento.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Sinun kykysi tuottavat eniten ongelmia- -kaikista valtionalkemisteista tällä hetkellä.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Tus habilidades son las más problemáticas entre los alquimistas estatales.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Żaden z państwowych alchemików nie ma aż tak kłopotliwych umiejętności.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Οι ικανότητές σου είναι οι πιο προβληματικές από όλων των Κρατικών Αλχημιστών αυτή τη στιγμή.
Şu anda tüm Devlet Simyacıları arasında senin yeteneklerin en sorunlu olanlar.Твои способности являются самой большой проблемой среди всех Государственных алхимиков.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Disculpe, señor, si he mencionado lo problemáticos que son para los sirios sus interrogatorios.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Mi scusi, signore, se ho fatto riferimento a quanto siano problematici i vostri interrogatori ai siriani.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Perdão, senhor, se eu fiz qualquer referência sobre o quão problemáticas seus interrogatórios com sírios são.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Tak co je to za „pravdu“, kterou se z nás snažíte dostat?
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Με συγχωρείτε, κύριε, αν έκανα αναφορά στο πόσο προβληματικές είναι οι ανακρίσεις σας των Σύριων.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.Извините, сэр, если напомнила вам, как проблематичны ваши допросы сирийцев.
Suriyelilere yaptığınız sorgulamaların ne kadar sorunlu olduğundan bahsettiğim için beni affedin efendim.لقد أرسلتنا إلى التحقيق دون أي تهمة سوى هوياتنا ولكنك فعلت ذلك بكل لطف وتهذيب.
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Krem na problemy z cerom <br />Tae Ik'a w łazience.
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Tae Ik are creme pentru problemele tenului <br/> in baie.
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Tae Ik punya produk perawatan wajah di kamar mandi.
Tarihsel olarak yatılı tedavi, sorunlu opioid kullanıcılarının tedavisi için önemli bir ortam oluşturmuştur.A escala internacional, el papel del tratamiento de sustitución es cada vez menos controvertido.
Tarihsel olarak yatılı tedavi, sorunlu opioid kullanıcılarının tedavisi için önemli bir ortam oluşturmuştur.Opioidien ongelmakäyttäjiä on perinteisesti hoidettu paljon laitosympäristössä.
Tarihsel olarak yatılı tedavi, sorunlu opioid kullanıcılarının tedavisi için önemli bir ortam oluşturmuştur.Under lång tid har behandlingshemmen stått för en betydande del av vården av problemmissbrukare av opiater.
Tehlikeli ve sorunlu diğer atıklar da gittikçe daha çok sınır ötesi yerlere gönderilmektedir.Farligt avfall och andra problematiska avfallsslag fraktas också i allt högre utsträckning över gränserna.
Tehlikeli ve sorunlu diğer atıklar da gittikçe daha çok sınır ötesi yerlere gönderilmektedir.También está aumentando el transporte entre países de residuos peligrosos y otros residuos problemáticos.
Tehlikeli ve sorunlu diğer atıklar da gittikçe daha çok sınır ötesi yerlere gönderilmektedir.Εξέλιξη της διαχείρισης αστικών αpiοβλήτων στην ΕΕ των 27
Tehlikeli ve sorunlu diğer atıklar da gittikçe daha çok sınır ötesi yerlere gönderilmektedir.Също така все повече опасни и други проблемни отпадъци се превозват през границите.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.Estavam a ter problemas com este voo e não era lá muito claro se podíamos ultrapassar a barreira do som.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.논쟁을 했었는데 그 이유는 음속보다 더 빠른 속도로 비행하는 것이 가능한지 그 자체를 몰랐던 것 때문이었죠.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.Mieli problemy z tym rodzajem lotów i nie było wcale jasne, że da się latać z prędkością ponaddźwiękową.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.Víte, měli s tímto režimem letu potíže a nebylo vůbec jasné, jestli se dá létat rychleji než zvuk.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.У них были проблемы с режимом полёта, не было ясно, сможем ли мы лететь быстрее звука.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.אתם רואים, היו להם בעיות במשטר הטיסה הזה, וזה לא היה בכלל ברור שהם יוכלו לטוס מהר ממהירות הקול.
Uçuşun bu fazı biraz sorunluydu ve ses hızından daha hızlı uçabileceğimiz tam olarak net değildi.音速よりも速く飛ぶことが そもそも可能なのか分からなかったのです 音速よりも速く飛ぶことが そもそも可能なのか分からなかったのです 1947年には