Ana içeriğe geç
Sözlük

sorumluluklar ile cümle

sorumluluklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 verzoekt Seldte om van zijn officiële verantwoordelijkheden te worden verlost, maar Hitler weigert.
Ailenin ekonomik sorumlulukları yoktur.Er was geen familiale aansprakelijkheid.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Zij werden ingezet bij zware grondwerkzaamheden.
Böylece sevgilisine ve arkadaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getiremez.Ze mag geen contact meer hebben met haar familie en vrienden.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.W 1935 poprosił o zwolnienie go z urzędów, jednak Hitler odmówił mu.
Böylece kukla Walter'ın tüm sorumluluklarını devralır.Wszyscy oni giną z ręki Waltera.
Birkaç genel sorumluluklar ile personel büroları ve İcra Dairesi'ne bildirimde bulunmak.Biuletyn Informacji Publicznej, Urząd Miasta i Gminy Ostroróg. .
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.Niepolecany dla rodzin z małymi dziećmi.
Bazı ülkelerde genelevler yasal olduğu gibi bazılarında da kanun dışı olup cezai sorumlulukları vardır.W wielu systemach prawnych tego typu działanie jest nielegalne i podlega karze.
Laud ise tüm eylemlerini aynı kararlılıkla savunmasa da kişisel sorumluluklarını reddetmemiştir.Vidare svär jag som regissör att avstå från all personlig smak.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Вони невтомною, тяжкою працею розбудовували господарство.
Böylece sevgilisine ve arkadaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getiremez.Neváhá podrazit své kolegy a přátele.
Her iki tüzel kişiliğin de yetkileri ve sorumlulukları vardır.Oba manželé mají stejná práva a povinnosti.
Orduda, haritacılık gibi sorumluluklarla yükümlendi.Jako topograf se účastnil vojenských mapování.
Alvarez’in uçuş sorumlulukları birçok maceraya yol açtı.Responsabilitățile l-au condus pe Alvarez în multe aventuri.
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.Avem obligații față de fanii noștri.
Ayrıca şu sorumlulukları da bulunmaktadır.Această funcție este arătat, de asemenea.
2010'da gazete yarışın tüm organizasyonunu ve sorumluluklarını ASO'ya devretti ve yarışın adı kısaltıldı.În anul 2010, RAI Asigurări și-a transferat portofoliul către Generali și a fost închisă.
Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.O persoană are drepturi și responsabilități.
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.6. Felelősséget érzek bajtársaim iránt.
İkinci çocuk olarak, Domitian sorumluluklardan uzaktı.Pijaszilisz másodszülött fiúként nem volt közvetlen trónörökös.
Sorumluluklar olmadan yaşamanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum."Felelősségvállalás nélkül nincsen bűnhődés".
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Nagy teherbírással végezte munkáját.
Her nesne farklı rollerde ve sorumluluklarda yer alan veya bağımsız küçük makinelar olarak gözlemlenebilir.Jokainen olio voidaan nähdä itsenäisenä pienenä koneena, jolla on tietty rooli tai vastuu.
Gerçek sorumlulukları olan evli bir kadın, karışık duyguları olan acınası bir kızdım.Hän oli uskonnollinen mies, jolla oli suuria tunnontuskia naida pakanallinen nainen.
Okul kütüphaneleri hizmetleri, okul kütüphanelerinin görev ve sorumluluklarını içermektedir.Koulukirjastojulistuksessa määritellään koulukirjaston tavoitteet ja tehtävät.
Ayrıca şu sorumlulukları da bulunmaktadır.Ne toivat mukanaan myös velvollisuuksia.
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.Το Άρθρο 1 αναφέρει την αρμοδιότητα των καθηκόντων που θα έχουν οι αρχές της Ένωσης.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Han utførte sine oppdrag med stor grusomhet.
Ailenin ekonomik sorumlulukları yoktur.Familien har ingen kjent økonomisk betydning.
Ancak yapıyı projelendiren mühendis tüm sorumlulukları üzerine almış kabul edilir.Han var ansvarlig for utformingen av hele maskinen, etter anvisninger fra ingeniørene.
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var."Saya kasihan dengan jaranan-jaranan yang kecil-kecil itu.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.1935年にはヒトラーに辞職の許可を願い出ているが、却下されている。
Sorumluluklar olmadan yaşamanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum."戦わずに済むなど、甘い考えではなりません!」と答えた。
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.部下に丁奉などがいる。
Ancak yapıyı projelendiren mühendis tüm sorumlulukları üzerine almış kabul edilir.アプリ開発はDeNAのエンジニアが担当した。
Bu tip sorumluluklar benim üzerimde büyük bir yüktür.對此我要承擔莊嚴的義務。
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.執行過多任務,身體虛弱。
İnsanın tarihine karşı olan sorumluluklarından bahseden "Ahlaki Tez" adlı kitabını 1948'de yayımladı.他于1948年出版的《生命问题》一书一般标志系统论的问世。
Şef - Çeşitli alanlarda yetki ve sorumlulukları olan kimselere verilen isim.在不同的國家,這些元首的權力和職責各異。
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.우리 만대의 자손들에게 경계한다.
Bununla birlikte, Ocak 1937'de ablası öldüğünde ailesinin sorumlulukları daha da arttı.그러나 그의 아버지가 1937년에 죽으면서 가족은 무일푼 신세가 된다.
Bu tip sorumluluklar benim üzerimde büyük bir yüktür.당시의 군함건조는 그렇게 중대한 책임감을 가지고 이루어졌다.
Çocuklarla ilgili ebeveyn farklı sorumluluklar yüklenmezler.לסוג המוגבלות של ההורים השלכות שונות על ילדיהם.
1710'da Abraham Levin ve Abraham Cantor'a benzer sorumluluklar verildi.ב-1710 מונו לאותו תפקיד אברהם לוין ואברהם קנטור.
Batı Almanya, polisin sorumluluklarını federal ve eyalet yetkilileri arasında bölünür.תפקידי אכיפת החוק בגרמניה מחולקים בין הסוכנויות הפדרליות וסוכנויות המדינות.
Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp ortadan kaybolana kadar.בתקופה זו, לאחר שחצה את גיל שלושים, האנק כבר מיואש מחייו ומפקפק בהישגיו עד כה.
Kocanın da karısına karşı sorumlulukları olduğu ima edilir.В молбите му се включва и съпругата му.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.През 1935 г. Хитлер отхвърля молбата му за оставка.
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.2, съответно – до органа, който организира провеждането на процедурата.
Bu tip sorumluluklar benim üzerimde büyük bir yüktür.Takvo povjerenje mi je težak teret.
Bu onu doğrudan bir role sokmuş ve yeni sorumluluklar almasına hak kazandırmıştır.Ona se susrela s njim kako bi razjasnila nesporazum i omogućila si daljnje angažmane.
Bununla birlikte, Ocak 1937'de ablası öldüğünde ailesinin sorumlulukları daha da arttı.Po smrti jeho sestry v roku 1537 sa jeho spoločenská situácia zlepšila.
Fakat daha sonraları bu sorumluluklarını başkalarına verdi.Prepuščanje odgovornosti drugim.
Bu iki kuruluşunda İçişleri Bakanlığına karşı sorumlulukları vardır.Sedaj obe stavbi zaseda Ministrstvo za zunanje zadeve.
İkinci çocuk olarak, Domitian sorumluluklardan uzaktı.Būdamas antruoju sūnumi, Domicianas buvo atleistas nuo atsakomybės.
Batı Almanya, polisin sorumluluklarını federal ve eyalet yetkilileri arasında bölünür.Horizontaliai valstybinė valdžia paskirstyta tarp federacinės valdžios ir provincijų.
Bu iki kuruluşunda İçişleri Bakanlığına karşı sorumlulukları vardır.Mõlemad ametkonnad alluvad siseministeeriumile.
"Bu saldırı sorumluluklarımızı pekiştirdi, her zaman basın ve ifade özgürlüğü için ayakta olmalıyız."Põhikirja järgi oli seltsi ülesanne "... väeosa mälestiste ja Vabadussõja aegse tegevuse jäädvustamine...".
120 kişi çalıştırıyorum. Onlara da para vermek gerek. Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Ik werk met 120 mensen en die moet ik betalen, dat is wel een grote verantwoordelijkheid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod