Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.A w tym wypadku, były nimi obowiązki społeczne wynikające z rozpowszechnienia książki.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.E in questo caso, quello che veniva sommerso erano queste responsabilità sociali per l'espansione del libro.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.Et en ce cas-ci, ce qui se faisait engouffrer était ces responsabilités sociales -- par l'expansion du livre.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.In dit geval raakten deze sociale verantwoordelijkheden verzwolgen door de uitbreiding van het boek.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.그리고 이 경우엔, 장서 수의 증가로 인해 도서관의 사회 복지적인 책임이 잠식되었죠
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.Neste caso, estava a sofrer as responsabilidades sociais devido à expansão do livro.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.Y en este caso, eran obviadas estas responsabilidades sociales como consecuencia de la expansión del libro.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.А разом з тим зачіпають і всі соціальні обов'язки бібліотеки, пов'язані з поширенням книжок.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.В нашем случае, за счёт расширения книжной деятельности была подавлена социальная роль.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.В този случай онова, което беше поглъщано, бяха тези социални отговорности чрез експанзията на книгата.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.ובמקרה הזה, מה שהושפע היתה האחריות החברתית של הספר.
Ve bu örnekte, kitabın genişlemesiyle yutulan şey sosyal sorumluluklardı.وفى هذه الحالة ,كان حصول الإجتياح وكانت المسؤوليات الاجتماعية بالتوسع في الكتاب
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?E sotto questa luce, possiamo davvero dire, come nazione, di star adempiendo ai nostri obblighi?
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?Et considérant cela, peut-on vraiment dire, qu'en tant que nation nous répondons à nos obligations?
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?I przez te środki, można naprawdę powiedzieć, jako naród, że spełniają nasze zobowiązania?
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?Y de acuerdo con esto, ¿podemos realmente decir que como nación estamos cumpliendo con nuestras obligaciones?
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?Можем ли мы сказать, что исполняем свои обязанности как нация?
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?وعلى هذا المقياس، هل نستطيع القول، كأمّة، بأننا نؤدي واجباتنا؟
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?全ての子供たちを危険から守るために 力を尽くしていると 本当に言えるでしょうか
Ve işte bu kıstasa göre, biz bir ulus olarak, sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz?在這一個檢視下,我們能否真心的說,就個國家而言,我們是否盡了責任
Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.2,200万ドルの負債。
Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.Also diese Firma hat 22.000.000 $ in Schulden.
Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.Quindi questa società ha 22 milioni di passività.
Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.Siten tämän yrityksen on 22 miljoonaa dollaria velkoja.
- Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.Tahle firma má 22 milionů dolarů závazků. ...
Yani bu şirketin sorumlulukları toplam 22 milyon lira var.Tak więc, firma posiada 22 miliony dolarów w pasywach.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .De plus, une responsabilité est quelque chose qui est une obligation économique à quelqu'un d'autre.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .네, 부채란 특정인에 대한 경제적 의무를 말합니다
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Nợ phải trả là trách nhiệm về kinh tế đối với một người/ tổ chức nào đó
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .No, velka on taloudellinen velvoite jotakuta toista kohtaan.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Więc zobowiązania to ekonomiczne zobowiązanie do czegoś.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Závazek je něco... je to ekonomický závazek vůči někomu jinému.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Λοιπόν, το παθητικό είναι μία οικονομική υποχρέωση που έχω απέναντι σε κάποιον άλλο.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .Ну, зобов'язання це щось типу боргової розписки, призначена для когось.
Yükümlülük, bir başkasına karşı olan ekonomik sorumluluklarım demek. .言えるでしょう。 もし、誰かからローンを組んだら、私は利息を負います。