sorumluluğu ile cümle

sorumluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) bir gün sonra saldırının sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı.Il giorno dopo l'attentato lo Stato Islamico (ISIS) ne ha rivendicato la responsabilità.
Fakat gerçekten ihtiyacım olan güvenlik ve emniyet ve kadınlık, dişiliğimin sorumluluğu.Il cibo e il nostro corpo e il cibo e il nostro peso ovvero la bibbia delle calorie.
Bir okul takımı üyelerinin bir sorumluluğu da kabadayı kurbanlarına yardımdır.Una delle attività del Comitato di sciopero è aiutare i condannati.
Arachnida ve Myriapoda koleksiyonlarının sorumluluğu verildi.Gli venne affidata la supervisione delle collezioni di aracnidi e miriapodi.
Şimdi tüm bir grubun sorumluluğuna sahibim.È di fatto il responsabile di tutti i guai del gruppo.
Karısı evde olamayacaktır ve bütün sorumluluğu kendisi üstlenecektir.A casa non riesce a fare più nulla: sarà sua figlia ad accudirla e a ridarle la vita.
Tom ve Mary onun sorumluluğunu paylaşıyor.Мэри и Том несут одинаковую ответственность за это.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.Он не отрицал того, что сделал, однако отказался признать свою ответственность.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".Я платила должным в течение многих лет.»
Suikastin sorumluluğunu Ermeni örgütü ASALA üstlenmiştir.Принадлежность монастыря оспаривается армянской стороной.
Allah, aklı olanları dinî yönden mükellef kılmış olup aklı olmayanlar "İlâhî emrin sorumluluğu dışındadırlar."Единственный грех, который Аллах не простит, — язычество и признание человеком других богов (ширк).
Dilin düzenlenmesi de W3C'nin sorumluluğundadır.Перевод рекомендации W3C на русский язык.
Takım sahiplerinden biri olarak, güzel konuşmak ve gençlere örnek olmak sorumluluğunu taşıması gerekir." dedi.Правилом его работы было развить хорошие черты ребёнка и сделать из него честного человека».
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.Ни одна страна не взяла на себя ответственность за взрыв.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Гражданский долг — это личное представление человека о своих моральных обязанностях.
Proje idaresi, proje yöneticisinin sorumluluğundadır.Сроки контролирует менеджер проекта.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Президент не несет ответственности за свои официальные действия.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Положительные стороны высокой добросовестности очевидны.
Ülkedeki asayişin sağlanması Filipin Ulusal Polis Dairesinin sorumluluğundadır.Оно также несет ответственность за Филиппинскую национальную полицию.
Görevliler her aksayan işin sorumluluğunu bunlara yüklemekte idiler.Все они занимаются тем же, что их поклонники.
Karısı evde olamayacaktır ve bütün sorumluluğu kendisi üstlenecektir.Абсолютно не умеет ничего делать по дому и оставляет это в руки своей жене.
Bu denetim, programcının sorumluluğuna bırakılmıştır.Контроль типов возлагается на программиста.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.Устанавливается на станок и обслуживается расчётом из трёх человек.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Означает, что продавец несёт расходы по доставке в порт отправления.
Koleksiyonun sorumluluğu 1972'de Diedrich Supthut'a geçti.Он был рукоположён в 1972 году для служения в диоцезе Вестероса.
Ordu başta iddiaları yalanlasa da daha sonra sorumluluğu aldı. ^ DatabaseАргумент сначала декрементится, а потом берётся. } - A аргумент инструкции по адресу.
Savunması Birleşik Devletler'in sorumluluğundadır ve iki yılda bir ziyaret edilmektedir.Посланники Генеральных штатов обещали, что помощь придет в течение двух недель.
Göstermenin Sorumluluğu (derleme).تفسير آيات الصوم.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.البحار والمحيطات الجزء الثاني.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".الآن اختياري وبعد سنوات إجباري".
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) bir gün sonra saldırının sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı.وأعلن تنظيم الدولة الإسلامية في العراق والشام (داعش) مسؤوليتها عن الهجوم بعد عدة أيام.
1987 - ABD başkanı Ronald Reagan, İran-Kontra Skandalı'ndaki sorumluluğunu kabul etti.1987 - الرئيس الأمريكي رونالد ريغان يعترف بمسئوليته عن قضية إيران / كونترا.
Bu onun sorumluluğudur.هذا وظيفته.
Saldırıdan dört gün sonra 27 Aralık 2015'te TAK saldırının sorumluluğunu üstlendi.وحتى 27 كانون الأول / ديسمبر 2014، لا يزال الهجوم مستمرا.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.لم تعلن أي مجموعة عن مسؤوليتها عن التفجير.
Son olarak 2013 yılında Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA darbedeki sorumluluğunu resmen kabul etmiştir.أخيرا في عام 2001 أصدرت الجمعية الأميركية للطب النفسي قوتها أحدث تقرير المهمة.
Ceza sorumluluğu ve ceza, gerçek kişiler içindir.وتخدم عقوبتا الإعدام والطرد الغاية ذاتها.
Dağıtım sorumluluğu İçişleri Bakanlığı'na aittir.قائد الدرك مسؤولة إلى وزارة الداخلية.
ETA da sorumluluğu üstlendi.عليك أن تتحمل المسؤولية.
Doğu Roma İmparatorluğu'nda bilinen sekiz Praetor vardı, bunlar mali sorumluluğu aralarında paylaşırlardı.São conhecidos oito pretores no Império Romano do Oriente que dividiam os custos entre si.
Arachnida ve Myriapoda koleksiyonlarının sorumluluğu verildi.Foi encarregado das coleções de arachnida e myriapoda.
Kilise ve çevresi (Villa Medici dahil) Fransız devletinin sorumluluğundadır.A igreja e os arredores (incluindo a Villa Medici) estão sob os cuidados da França.
Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.O Hamas alegou responsabilidade pelo atentado.
Yaşlı Herakleios kalan birliklerin sorumluluğunu üstlendi ve onları zafere götürdü.Heráclio tomou o comando das tropas restantes e as levou à vitória.
Bu onun sorumluluğudur.Essa é nossa responsabilidade.
1885'te,Yokosuka Donanma Cephaneliği sorumluluğuna verildi.Em 1885, assumiu o comando do Arsenal Naval de Yokosuka.
Madalyaların basılması ev sahibi şehrin sorumluluğundadır.A cunhagem das medalhas é de responsabilidade do país anfitrião.
Sovyetler Birliği'nin baş halef devleti olarak Rusya, SSCB'nin dış borçlarını ödeme sorumluluğunu aldı.Como sucessora da URSS, a Federação Russa se tornou responsável pelos débitos externos soviéticos.
Göstermenin Sorumluluğu (derleme).Um encontro (An Encounter).
Bu Vietkong'un halihazırda sorumluluğu almış olduğu gerçeğine tersti.Isso ocorreu mesmo após o Vietcongue ter assumido a responsabilidade pelo ataque.
Henüz 12 yaşında olmasına rağmen tüm dünyanın sorumluluğu onun omuzlarındadır.Com apenas 13 anos de idade, já estava na 12ª posição no ranking mundial.
Geri kalan bölgeler ise üçüncü başkumandanın sorumluluğundadır.Os demais ministérios pertencem à localidade de residência do ministro.
ETA da sorumluluğu üstlendi.Ele manteve-se responsável.
Bazen sorumluluğunu yerine getirmek yerine durumu daha da kötü hâle getirecek ürünler satın alır.Em contra-partida, há aqueles que assumem mais do que sua parcela de culpa.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Bu denetim, programcının sorumluluğuna bırakılmıştır.O perdedor da prova deixa o programa.
Yeterli alanı sağlamak, bir Yaşam Kütüphanesinin kütüphanecilerinin sorumluluğundadır.Het bieden van voldoende ruimte is verantwoordelijke taak van de bibliothecarissen van de levende bibliotheek.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim"."Ik wil mijn verantwoordelijkheid nemen voor de afgelopen 3 jaar.
Görevliler her aksayan işin sorumluluğunu bunlara yüklemekte idiler.Tot ieders verrassing wonnen zij hun partij.
Her şeyden önce bu sorumluluğu taşıyacak olanlar ise insanlardır.Iedereen die in het voorste gedeelte zat komt hierbij om het leven.
İlgili Sayfalar