sorumluluğu ile cümle
sorumluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sorumluluğum Ortadoğu oldu ki bu benim uzmanlık alanımdı.Я отвечал за ближневосточную тематику, которая была моей специализацией.
Ve sorumluluğum Ortadoğu oldu ki bu benim uzmanlık alanımdı.כאשר אחריותי הייתה המזרח התיכון, שהייתה ההתמחות שלי.
Ve sorumluluğum Ortadoğu oldu ki bu benim uzmanlık alanımdı.كنت مسؤولا عن الشرق الأوسط. الذي كان من اختصاصي.
Ve sorumluluğum Ortadoğu oldu ki bu benim uzmanlık alanımdı.中東は私の専門です そこでは
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.A já si myslím, že všichni tři měli též odpovědnost za předkládání plánů a návrhů.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Considero que los tres han contribuido y presentando planes y propuestas.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Dan saya rasa ketiganya juga memiliki tanggung jawab dalam memajukan berbagai perencanaan.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.E credo che tutti e tre siano stati responsabili nel fare progetti e proposte.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.En ik denk dat ze alle drie ook verantwoordelijkheidszin tonen bij hun plannen en voorstellen.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.És úgy hiszem, mindhárman hozzájárultak már tervek és javaslatok véghezviteléhez.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.In mislim, da so vsi trije zelo odgovorno postavili plane in predloge.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Ja olen sitä mieltä, että kaikki kolme ovat myös olleet vastuussa suunnitelmien ja ehdotuksen esittämisessä.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.세 사람 모두 계획과 제안들을 작성하고
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Myślę, że wszyscy troje są również odpowiedzialni za przedstawienie planów i propozycji.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Och jag tycker att alla tre också har tagit ansvar genom att lägga fram planer och förslag.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Penso que todos os três também têm sido responsáveis ao apresentarem planos e propostas.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Si cred ca toti trei sunt respnosabili pentru crearea de planuri si propuneri.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Und ich glaube, dass alle drei bei der Aufstellung von Plänen und Vorschlägen verantwortlich gehandelt haben.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Και νομίζω ότι ότι και οι τρεις ήταν επίσης υπεύθυνοι να παρουσιάσουν σχέδια και προτάσεις.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.И я думаю, что все они также взяли на себя ответственность за продвижение планов и предложений.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.І я думаю, що всі вони також взяли на себе відповідальність за просування планів і пропозицій.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.Мисля, че и тримата са поели отговорността за извеждането напред на планове и предложения.
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.שכל השלושה גם הפגינו אחריות
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.أنهم الثلاثة كانوا مسؤولين في
Ve üçünün de planlar ve öneriler getirme sorumluluğunu üstlendiklerini düşünüyorum.大きな役割を果たしてきました。しかし選挙討論の場では
Yani? İçeride beraber uyursak ve skandal çıkarsa, sorumluluğu alacak mısın?Τότε; Αν κοιμηθούμε μαζι και ξεσπάσει σκάνδαλο, θα αναλάβεις την ευθύνη;
Yani? İçeride beraber uyursak ve skandal çıkarsa, sorumluluğu alacak mısın?Тогда если мы будем спать вместе и попадем в скандал, ты возьмешь на себя всю ответственность?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Ako si vezmeš na zodpovednosť to, čo si...
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Bagaimana kamu mau bertanggung jawab atas perbuatanmu?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Come ti prenderai la responsabilità per quello che hai fatto?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Cum iti vei asuma raspunderea?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Hoe ga je verantwoordelijkheid nemen voor wat je gedaan hebt?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Hur kommer du å ta ansvaret för vad du har gjort?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Jak zamierzasz być za to odpowiedzialna?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Làm sao chịu trách nhiệm về những gì chị đã làm?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Wie willst du dafür Verantwortung übernehmen?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Πως θα πάρεις ευθύνη για αυτό που έκανες;
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Как ще поемеш отговорност за това, което направи?
Yaptığının sorumluluğunu nasıl alacaksın.Кто будет отвечать за то, что ты натворила?!
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Eles compreendem que têm que assumir a responsabilidade dos seus atos.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Ellos se dan cuenta de que tienen que asumir la responsabilidad de lo que hacen.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Họ nhận ra rằng phải nhận trách nhiệm với việc họ làm.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Ils réalisent qu'ils doivent assumer la responsabilité de leurs actes.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.사람들은 자신들의 행동에 대해 책임을 져야한다는 것을 깨닫습니다.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Sie erkennen, dass sie für das, was sie tun, Verantwortung ergreifen müssen.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Stanno scoprendo di dovere loro stessi prendersi la responsabilità di quello che fanno.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Uświadamiają sobie, że to oni muszą wziąć na siebie odpowiedzialność za to, co robią.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Ze realiseren zich dat ze verantwoordelijkheid moeten dragen voor wat ze doen.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Γιατί έτσι αντιλαμβάνονται ότι πρέπει να αναλάβουν την ευθύνη για ότι κάνουν.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Вони усвідомлять, що мусять відповідати за свої вчинки.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Они понимают, что они должны взять на себя ответственность за свои поступки
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.Осъзнават, че трябва да поемат отговорност за постъпките си.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.הם מבינים שהם צריכים לקחת אחריות למעשיהם.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.أنهم يصدقون أن عليهم تحمل المسئولية تجاه ما يفعلونه.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.人々が自覚するからです Wikipedia はこの原理を活用しているのです
Yetki ikamesi ilkesi uyarınca, orman politikasının sorumluluğu, öncelikle Üye Devletlere aittir.Ansvaret för skogspolitiken vilar i första hand på medlemsstaterna enligt subsidiaritetsprincipen.
Yetki ikamesi ilkesi uyarınca, orman politikasının sorumluluğu, öncelikle Üye Devletlere aittir.Bei den Populationen der Ackerlandvögel war in den 1980er Jahren – vor
Yetki ikamesi ilkesi uyarınca, orman politikasının sorumluluğu, öncelikle Üye Devletlere aittir.Odgovornost za politiko gospodarjenja z gozdovi je predvsem v rokah držav članic po načelu subsidiarnosti.
Yetki ikamesi ilkesi uyarınca, orman politikasının sorumluluğu, öncelikle Üye Devletlere aittir.Vastuu metsäpolitiikasta on ensisijaisesti jäsenvaltioilla toissijaisuusperiaatteen mukaisesti.
Yetki ikamesi ilkesi uyarınca, orman politikasının sorumluluğu, öncelikle Üye Devletlere aittir.Zodpovednosť za lesnícku politiku majú primárne členské štáty podľa zásady subsidiarity.
İlgili Sayfalar