sorumluluğu ile cümle

sorumluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bu denetim, programcının sorumluluğuna bırakılmıştır.תיעוד זה הוא באחריותו של המתכנת.
Uluslararası bisiklet yarışmalarını yönetim sorumluluğu UCI’dedir.משרדי הנהלת האיגוד הבינלאומי לאופניים נמצאים באגל.
IŞİD kazanın sorumluluğunu üstlendi.החמאס לקח אחריות על הפיגוע.
Her iki yapımcı ve CBS kanalı sorumluluğu reddettiler.פרק הפיילוט הוצע לרשתות הטלוויזיה CBS ו-NBC, אך נדחה על ידי שניהם.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.יעוד ומשימות חיל-הים.
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.אנשי האצולה קיבלו אחריות גדולה יותר בתחומי השלטון.
Hücum çizgisinin sorumluluğu savunma takımını bloklama yapmaktır.במהלך מבצע כחול, נשלח הגדוד להגן על קווי האספקה.
Sessiz, sakin, soğukkanlı ve sorumluluğunu bilen biridir.הוא אדם שקול, אחראי וקר רוח.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.היא זכרה כל הוצאה להורג שביצעה אך לא התחרטה על כך.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.אף אחד מארגוני הטרור לא קיבל על עצמו את האחריות להתקפת הטרור.
Bu sözleşmenin uygulanması ise ülkelerin sorumluluğu altındadır.דברים אלו נמצאים באחריותן של המדינות והרשויות המקומיות.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.החופש של האדם מתקשר לאחריות החברתית שלו כלפי ה"אחר".
Bu müddet boyunca Dava Partisi’nin silahlı kanadının sorumluluğunu üstlendi.בזמן זה מוניתי זמנית לפקד על הכנף.
Hamas sorumluluğu üstlendi ve ölen çocuğa cevaben patlamanın gerçekleştiğini açıkladı.ישראל הודתה בטעותה, והביעה צער על הפגיעה בחפים מפשע.
ETA da sorumluluğu üstlendi.ТАК поема отговорността.
İslam Cemaati suikastın sorumluluğunu üstlendi.Ислямска държава поема отговорност за атентата.
Saldırıdan bir gün sonra IŞİD, saldırının sorumluluğunu üstlendiklerini açıkladı.Чак след като няколко негови подчинени му обяснили за сериозността на атаката взел мерки.
Bu onun sorumluluğudur.И това е неговата собствена съвест.
Babası 1866'da ölünce ailenin bütün sorumluluğunu annesi üstlendi.Баща му умира на 1 октомври 1866 година и майка му поема домакинството.
Taşıyanın sorumluluğuna ilişkin emredici hükümler: TTK m.Според автора на съобщението за това преселване – кап.
Fransız Konsolosluğu, kilisenin güvenliğini korumak üzere sorumluluğu üzerine almıştır.Напротив, задължение на държавата е да защитава църквата.
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Bošnjaci preuzimaju svu vlast u svoje ruke u Fojnici.
Ancak çakışmayı önleme sorumluluğu tamamen pilota aittir.Sve, naravno, ovisi o procjeni pilota.
Muhammed, dedesi Abdülmuttalib vefat edince kimsesiz kaldı ve onun sorumluluğunu amcası Ebu Talib üstlendi.Kada je Muhamed ostao bez roditelja, a kasnije i bez djeda, Abu Talib ga je uzeo sebi.
Eğitim, sağlık ve çevre konuları sosyal sorumluluğun öncelikli konularıdır.Zdravlje okoliša, društveno zdravlje i zdravlje na radu također su važna područja zdravstva.
Aynı şirketin Arjantin bölge sorumluluğuna getirildi.Rasprostranjena je na području Argentine.
1993 yılında saldırıların sorumluluğunu Ulster Gönüllü Gücü (UVF) adlı sadık paramiliter örgüt üstlendi.U tu svrhu nastaju Ulsterske dragovoljačke snage (UVF).
İmparator Kilise’nin korunmasını kendinin en önemli hakkı ve sorumluluğu olduğunu düşündü.Pojam uvećavatelj odnosio se na obvezu cara da štiti i čuva prava Carstva.
Proje idaresi, proje yöneticisinin sorumluluğundadır.Projektni menadžer uzima ulogu voditelja projekta.
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırının sorumluluğunu üstlendi.Hamas i Islamski džihad preuzeli su odgovornost.
Malların güvenliği idare memurlarının sorumluluğu altındaydı.Pod njegovim vodstvom bili su financijski osigurani.
Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.K zodpovednosti za útok sa prihlásilo hnutie Hamas.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Kupujúci platí nakládku na loď, dovozné z prístavu nakládky do prístavu vykládky.
Doğu Roma İmparatorluğu'nda bilinen sekiz Praetor vardı, bunlar mali sorumluluğu aralarında paylaşırlardı.Znano je, da si je v Vzhodnem rimskem cesarstvu finančno breme med seboj delilo samo osem pretorjev.
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Še vedno delujejo v okviru svojih pooblastil pod njihovim okriljem.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Vključenost predstavlja moralno pravico vsakega posameznika.
Saldırılarla ilgili El-Kaide tekrar tekrar sorumluluğu üstlendi.Osama bin Laden je od takrat že večkrat prevzel odgovornost za napade.
13:39 – IŞİD saldırıların sorumluluğunu üstlendi.Ob 9:57 so potniki začeli z napadom.
Suikastin sorumluluğunu Asala üstlenmiştir.Čaka jih samomorilska naloga.
Bu sözleşmenin uygulanması ise ülkelerin sorumluluğu altındadır.Izvršitev zahtev konvencije je obvezna za države članice.
Bu denetim, programcının sorumluluğuna bırakılmıştır.Za to je zadolžen programer.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Novela obravnava zločin ter dogajanje pred njim in po njem.
Uluslararası bisiklet yarışmalarını yönetim sorumluluğu UCI’dedir.Šiuo metu pasaulio čempionatus vykdo tarptautinė dviračių sporto federacija UCI.
Güvenlik güçleri saldırının PKK tarafından düzenlendiğini açıklarken, TAK saldırının sorumluluğunu üstlendi.Gerai žinodamas Lježo puolimo planą, kurį pats padėjo sudaryti, jis prižiūrėjo puolimą.
Ceza sorumluluğu ve ceza, gerçek kişiler içindir.Dėstomi dalykai – Baudžiamoji teisė, Bausmių vykdymas.
Her şeyden önce bu sorumluluğu taşıyacak olanlar ise insanlardır.Didžiausią iniciatyvą turintys veikėjai savo veiksmus atlieka pirmieji.
Bu onun sorumluluğudur.Võib-olla see ongi tema kohus.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.Ükski rühmitus plahvatuse korraldamise eest vastutust ei võtnud.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Sõpra õiguslikus mõttes vastutusele võtta ei saa.
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Keisriga olid kohalikel valitsejatel vasallikohustused.
Bu kısmın bakım sorumluluğu Romanya tarafındadır.Sahha TA koduleht on venekeelne.
İslam Cemaati suikastın sorumluluğunu üstlendi.Vastutuse võttis endale Ţālibān.
2000 Yaz Paralimpiyatları organizasyonu, SPOC- Sidney Paralimpiyat Organizasyonu Komitesi sorumluluğundaydı.Tobiase Keelpillikvartett on aastal 2000 asutatud Eesti keelpilliansambel.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Pauluse järgi on patt süü ja saatus, inimese vastutav tegevus ja saatuslik olemine ühtlasi.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.Neid kasutavad maa- ja merevägi.
Adil olan bu, bu onların sorumluluğu değil, benim sorumluluğum.뭐라할 수 없습니다. - 우리의 현실은 그들의 책임이 아니라.
Adil olan bu, bu onların sorumluluğu değil, benim sorumluluğum.Non si può contare sul loro aiuto, non è una loro responsabilità, è responsabilità mia.
Adil olan bu, bu onların sorumluluğu değil, benim sorumluluğum.No puede esperar -- no es su responsabilidad. es mi responsabilidad.
Adil olan bu, bu onların sorumluluğu değil, benim sorumluluğum.Nu poti sa astepti -- nu e responsabilitatea lor, e a mea.
Adil olan bu, bu onların sorumluluğu değil, benim sorumluluğum.On ne peut pas compter sur eux, voire, ce n'est pas de leur responsabilité. C'est la mienne.
İlgili Sayfalar