Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur.Ciascuno di noi è libero e responsabile dei propri comportamenti.
Brezilya Kızılderililerinden Fundação Nacional do Índio (Funai) adlı hükûmet kuruluşu sorumludur.I loro territori vengono demarcati in Brasile dall'autorità indiana del Brasile FUNAI.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Poco dopo però, Heather viene accusata di aver ucciso il marito.
Borç ilişkilerinde sorumlulukDebito Rischio di credito
Bu durumdan Claire kendini sorumlu tutmaktadır.In questo caso Max accusa sé stesso.
Buna rağmen sorumluluk almayı çok iyi bilir.Me ne assumo consapevolmente la responsabilità!
Çekirdek ayrıca, önyüklemede aygıt sürücülerinin başlatılmasından sorumludur.Il kernel ha inoltre la funzione di inizializzare i driver dei dispositivi all'avvio.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Potrebbe essere indirettamente responsabile della morte di 700 persone.
Candida cinsine ait 200 tür olmasına karşın Candida enfeksiyonlarının %75'inin sorumlusu C. albicans'tır.Gli alcolisti rappresentano il 24% degli individui colpiti dall'infezione C. canimorsus..
Sergei ise her şeyden Katerina'yı sorumlu tutmaktadır.Mi prendo la piena responsabilità per qualunque cosa sia capitato a Sylvia.
Ancak konusu "suç" olan hiçbir emir yerine getirilemez, getirenler de sorumluluktan kurtulamaz.Chi rispetta la Legge non patirà nessuna punizione (che spetta solamente ai colpevoli).
Yenilginin sorumlusu halen tartışılmaktadır.La sua vittoria fu contestata.
Babası Bismarck hükümetinde dışişlerinden sorumlu devlet bakanıydı.Suo padre era sottosegretario del Dipartimento dell'interno del governo del Maharashtra.
İngiltere merkezli Serco Group adlı uluslararası hizmet şirketi metronun işletilmesinden sorumludur.Il gruppo britannico Serco Group è responsabile della gestione dell'opera.
Üniversitenin sorumluluğu St. Gallen kantonuna aittir.L'università è pubblica e a carico del cantone di San Gallo.
MI5 iç istihbarattan sorumluyken, MI6 dış istihbaratla ilgilenir.Si occupa quindi della sicurezza interna, mentre il MI6 si occupa della sicurezza esterna.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Robbie Coltrane è Rubeus Hagrid, mezzogigante e guardiacaccia di Hogwarts.
Ayrıca milli takımlardan sorumludur.Essa gestisce anche tutte le squadre nazionali.
Manastırının kilisesinde yatan Antonios, çeşitli mucizelerden sorumlu tutuldu.Il prefetto Antonio si convertì alla vista di tanti miracoli.
Her şeyden önce bu sorumluluğu taşıyacak olanlar ise insanlardır.Di tale mio atto altri comunque sono i responsabili.
Bu işten fabrikanın baş şef mühendisi Mikhail Loginov ve asistanı Lev Loktev sorumlu oldu.Il progetto fu portato avanti dal progettista capo Mikhail Loginov e dal suo assistente Lev Loktev.
Britanya İmparatorluğu büyük miktarda insan göçünden sorumludur.In passato, l'impero britannico fu responsabile di grandi migrazioni di popoli.
Diğer eyaletlerde eğitim, belli kasaba, şehir veya bölgelere ait okul bölgelerinin sorumluluğundadır.Altri stati, come il New York, hanno i distretti scolastici controllati dalle una contee o delle città.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?In base a quale procedimento qualcosa di esteriore ci può spingere ad agire?
Her zaman gerçekten iyi bir çocuktum ve oldukça sorumluydum."Ho molti amici artisti e sono sempre stata un po' una rinnegata."
Olaydan İspanya'yı sorumlu tutan ABD, iki hafta sonra İspanya'ya savaş açtı.La Spagna rispose dichiarando guerra a sua volta due settimane dopo.
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) bir gün sonra saldırının sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı.Il giorno dopo l'attentato lo Stato Islamico (ISIS) ne ha rivendicato la responsabilità.
Böylece kukla Walter'ın tüm sorumluluklarını devralır.Arriva la zia di Walter a prendersi cura del ragazzo.
Fakat gerçekten ihtiyacım olan güvenlik ve emniyet ve kadınlık, dişiliğimin sorumluluğu.Il cibo e il nostro corpo e il cibo e il nostro peso ovvero la bibbia delle calorie.
Bir okul takımı üyelerinin bir sorumluluğu da kabadayı kurbanlarına yardımdır.Una delle attività del Comitato di sciopero è aiutare i condannati.
Arachnida ve Myriapoda koleksiyonlarının sorumluluğu verildi.Gli venne affidata la supervisione delle collezioni di aracnidi e miriapodi.
Yönetici yapımcı Glen Mazzara sonradan eni dizi sorumlusu olarak atandı.Il produttore esecutivo Glen Mazzara è stato in seguito assunto come nuovo showrunner della serie.
Peki bütün bu olaylardan kim sorumlu?...Ma chi è che comanda tutto?
Albert Sarraut hükümetinde Alsas-Loren bölgesinden sorumlu müsteşar oldu.Sir Alexander Fraser fu nominato governatore della città come Lord Saltoun.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.È membro del Council on Foreign Relations.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Le interazioni della corrente debole carica sono responsabili del decadimento beta negli atomi radioattivi.
Şimdi tüm bir grubun sorumluluğuna sahibim.È di fatto il responsabile di tutti i guai del gruppo.
Sorumluluk sahibi olmak mı daha kolay yoksa sorumluluktan kaçmak mı?Meglio essere se stessa o continuare a fingere per piacergli?
Elektromanyetik alanın bu vakum enerjisi Casimir etkisi nden sorumludur.Prova di questa energia di punto zero sarebbe osservabile nell'effetto Casimir.
Karısı evde olamayacaktır ve bütün sorumluluğu kendisi üstlenecektir.A casa non riesce a fare più nulla: sarà sua figlia ad accudirla e a ridarle la vita.
Bu Savunma Bakanlığı için dünya çapında topografik haritalar oluşturmaktan sorumludur.Sullo sfondo sono presenti mappe topografiche della città.
Bayan Sato benim sınıfın sorumlusudur.Госпожа Сато отвечает за мой класс.
Tom ve Mary onun sorumluluğunu paylaşıyor.Мэри и Том несут одинаковую ответственность за это.
O, onun eylemleri için tam sorumluluk aldı.Она взяла на себя полную ответственность за свои действия.
O bizim sınıfın sorumlusudur.Он отвечает за наш класс.
O departman sorumlusudur.Он отвечает за отдел.
Her şeyden ben sorumluyum.Я ответственен за всё.
O askeri operasyonun lojistik sorumlusudur.Он отвечает за материально-техническое обеспечение военной операции.
Morpheus özellikle kralların ve kahramanların rüyalarından sorumludur.Морфей обязан следить за снами царей и героев.
Bir "Dux", Roma ordusunda iki ya da daha fazla Lejyondan sorumlu olan generali tanımlayan bir unvandır.В Древнем Риме «dux» — генерал, командующий двумя или более легионами.
17 Mart 1945'te Azerbaycan Ulusal Komitesi'nin askerî işlerden sorumlusu oldu.17 марта 1945 года назначен ответственным за военные вопросы при Азербайджанском национальном комитете.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.Он не отрицал того, что сделал, однако отказался признать свою ответственность.
Faraday’ın yasası tarafından tahmin edilen EMF, ayrıca elektrik transformatörlerinden de sorumludur.ЭДС, предсказанная законом Фарадея, является также причиной работы электрических трансформаторов.
Çünkü Allah, yaptıklarından sorumlu değildir.Ведь Аллах не возлагает на человека ничего невозможного для него.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Неужели у вас — мужского пола, а у Него — женского?
Siber güvenlikten sorumludur.Соррен ответственен за безопасность.
Eylül 1997 ile Haziran 1998 yılları boyunca Çin'de Philips Grubunun tüm faaliyetlerinden sorumlu oldu.С сентября 1997 года по июнь 1998 года он руководил Philips Group в Китае.
RSD şefi olarak, Rattenhuber, Hitler'in alan merkezinin güvenliğinden sorumlu oldu.Раттенхубер, как руководитель RSD, непосредственно отвечал за обеспечение полевого штаба Гитлера.
Ablasının ölümünden Percy'i sorumlu tutuyor.Винит Перси в гибели сестры.
Kim sorumlu?Кто за главного?