sorum ile cümle
sorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğu Roma İmparatorluğu'nda bilinen sekiz Praetor vardı, bunlar mali sorumluluğu aralarında paylaşırlardı.Ci sono noti otto Pretori nell'impero romano d'Oriente che hanno condiviso l'onere finanziario tra di loro.
Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.Hamas rivendicò la responsabilità dell'attacco.
Bölüm 5: Personel eğitimlerinden sorumluydu.Divisione 5: Training del personale.
Wasserschutzpolizei (WSP) - Limanlardan, nehirlerden ve göllerden sorumlu deniz birimidir.Wasserschurzpolizei (WSP): è la polizia fluviale responsabile della sicurezza di fiumi, laghi e delle baie.
Burada kaldığı süre içerisinde 14 farklı tapınak inşasının sorumluluğunu aldı.In questo periodo fu responsabile della creazione di 14 templi.
Kim sorumlu?Chi comanda?
Yang di-Pertuan Agong olarak, Malezya Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olarak tam sorumludur.Come Yang di-Pertuan Agong, ha la responsabilità di comandante in capo delle Forze armate malesi.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.In Gran Bretagna è stato stimato che il 2-3% dei casi di cancro mortale è causato dall'amianto.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Nelle seguenti settimane viene interrogato dal sostituto procuratore Antonio Di Pietro.
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.L'articolo 1 elencava le competenze delle responsabilità che le autorità dell'Unione avrebbero avuto.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Oltre che dell'adozione delle leggi, la Dieta è formalmente responsabile della scelta del primo ministro.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Venne accusato di comportamenti autocratici.
ETA da sorumluluğu üstlendi.Qualcuno devi prendersi la responsabilità.
Ayrıca şu sorumlulukları da bulunmaktadır.Ma ci sono anche dei doveri.
Sorumluluk bize ait değildir" demiştir.Noi altri, non ne abbiamo fatto parte."
Cinayeti kabul etmedi, fakat birkaç hırsızlık ve mezar yağmacılığından sorumlu olduğunu itiraf etti.Quando fu arrestato negò gli omicidi ma ammise alcuni reati di furto e di violazione di tombe.
RSD şefi olarak, Rattenhuber, Hitler'in alan merkezinin güvenliğinden sorumlu oldu.Rattenhuber era responsabile per la sicurezza dei quartieri generali di Hitler.
Sosyal Sorumluluk Topluluğu ile birlikte çalışır.Collabora con la Società Umanitaria.
Ivar Doğu Anglia'nın son yerel kralı Edmund'un 869 yılında öldürülmesinden sorumlu tutulur.A Ívarr è a questo punto attribuito il martirio di re Edmondo dell'Anglia orientale (869).
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.La difesa e gli affari esteri rimangono responsabilità del Regno Unito.
Humeynî olaylardan sorumlu tutularak tutuklandı, 18 ay hapiste tutuldu.Trovato colpevole di lesioni personali gravi, viene incarcerato per 18 mesi.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Essi vengono incolpati di aver dato inizio alla rissa.
Yumurta üretimi ve kadınsal hormonların üretiminden sorumludur.Sono responsabili della produzione degli ovuli, e della secrezione di ormoni.
2001 yılında Nantes Belediye Başkanı Jean-Marc Ayrault'nun ulaşımdan sorumlu yardımcısı olmuştur.Nel 2012, il sindaco di Nantes Jean-Marc Ayrault diventò Primo Ministro.
Ward Hill Lamon, Lincoln suikastından kendisini sorumlu tuttu.Ward Hill Lamon - Amico personale di Lincoln che lo accompagnò attraverso la città.
Kiev'de Babi Yar katliamı'nda Blobel, öncelikle sorumluydu.Blobel fu il principale responsabile del massacro di Babi Yar, presso Kiev.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Il satellite è costruito da Airbus Defence and Space.
Dol-Seok (Han Suk-Kyu) kraliyet kıyafetlerinden sorumlu en usta zanaatkardır.Dol-Seok è il miglior maestro artigiano incaricato dell'abbigliamento della famiglia reale.
Danny R. McBride ; Cody Underwood: Filmin özel efektler sorumlusudur.Danny McBride è Cody Underwood: addetto agli effetti speciali e agli esplosivi.
İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir.Il Governo d'Istanbul è incapace di assumersi le proprie responsabilità.
Ailenin tek sorumlu üyesi ve en kızgın olan karakteri odur.È l'anziano di casa nonché colui che prende le decisioni più importanti.
Meclis Hükümeti, Meclis'e karşı sorumludur.Il Governo è responsabile verso al Parlamento.
Bu süre zarfında sorumluluk Häyhänen'deydi.Qui si trovava al momento dell'armistizio.
Sorumsuz bir kızdır.È un irresponsabile.
Rick, bu sorumluluğu Glenn'e verir.Eric allora ringrazia Glenn per l'aiuto.
Carly ağabeyinden çok daha sorumludur.Super-stravagante fratello maggiore di Carly.
Eserleri özellikle özgürlük ve sorumluluk sorunları ile ilgilenerek ahlaki ve politik konuları inceler.Le tematiche parlano principalmente dalla vita privata e della critica politico-sociale.
2016 yılında 268 kişinin, 2017 yılında ise 71 kişinin ölümünden sorumlu oldu.Alla fine del 2006 vengono licenziati 76 dipendenti su 276.
Sorumluluk sahibi,güvenilir bir evlat.È un uomo solido, affidabile.
Çorapları katlamaktan sorumludur.Le hai mandato dei calzini!
Devletin hakim gücü, yeni kralın bulunmasından sorumlu olan Senato haline geliyordu.Il potere supremo dello Stato era devoluto al senato, che aveva il compito di indicare un nuovo re.
Kaptanlar: Kaptanlar kendi takımlarından sorumludurlar.Le tribù sono dominate dai capitani delle squadre.
Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur.L'unità fu responsabile di alcuni dei più gravi crimini di guerra commessi dai militari giapponesi.
Devlet idaresi de bu beylerin sorumluluğundaydı.Questo Segretario di Stato era responsabile per l'Esercito.
Aksesuar : Aksesuar Sorumlusu’nun yönetimindedir.Secondo The Guardian fu visto "prendere la guida della rivolta".
"Metin Tekin: Şevval sorumsuz anne değil".Nun mme ne ‘mporta si stóngo a sbaglià...
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".Non ho combattuto altro che per l'onore del mio popolo".
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Questi incaricati ne rispondono con le loro proprietà.
Finlandiya Bankası, Finlandiya'nın para otoritesidir ve ülkenin para arzı ve döviz rezervlerinden sorumludur.La banca centrale è l'autorità monetaria del Paese, competente per l'emissione di banconote e monete.
Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur.Ciascuno di noi è libero e responsabile dei propri comportamenti.
Brezilya Kızılderililerinden Fundação Nacional do Índio (Funai) adlı hükûmet kuruluşu sorumludur.I loro territori vengono demarcati in Brasile dall'autorità indiana del Brasile FUNAI.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Poco dopo però, Heather viene accusata di aver ucciso il marito.
Borç ilişkilerinde sorumlulukDebito Rischio di credito
Bu durumdan Claire kendini sorumlu tutmaktadır.In questo caso Max accusa sé stesso.
Buna rağmen sorumluluk almayı çok iyi bilir.Me ne assumo consapevolmente la responsabilità!
Çekirdek ayrıca, önyüklemede aygıt sürücülerinin başlatılmasından sorumludur.Il kernel ha inoltre la funzione di inizializzare i driver dei dispositivi all'avvio.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Potrebbe essere indirettamente responsabile della morte di 700 persone.
Candida cinsine ait 200 tür olmasına karşın Candida enfeksiyonlarının %75'inin sorumlusu C. albicans'tır.Gli alcolisti rappresentano il 24% degli individui colpiti dall'infezione C. canimorsus..
Sergei ise her şeyden Katerina'yı sorumlu tutmaktadır.Mi prendo la piena responsabilità per qualunque cosa sia capitato a Sylvia.
Ancak konusu "suç" olan hiçbir emir yerine getirilemez, getirenler de sorumluluktan kurtulamaz.Chi rispetta la Legge non patirà nessuna punizione (che spetta solamente ai colpevoli).