Ana içeriğe geç
Sözlük

sorum ile cümle

sorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca şu sorumlulukları da bulunmaktadır.Ma ci sono anche dei doveri.
Sorumluluk bize ait değildir" demiştir.Noi altri, non ne abbiamo fatto parte."
Cinayeti kabul etmedi, fakat birkaç hırsızlık ve mezar yağmacılığından sorumlu olduğunu itiraf etti.Quando fu arrestato negò gli omicidi ma ammise alcuni reati di furto e di violazione di tombe.
RSD şefi olarak, Rattenhuber, Hitler'in alan merkezinin güvenliğinden sorumlu oldu.Rattenhuber era responsabile per la sicurezza dei quartieri generali di Hitler.
Sosyal Sorumluluk Topluluğu ile birlikte çalışır.Collabora con la Società Umanitaria.
Ivar Doğu Anglia'nın son yerel kralı Edmund'un 869 yılında öldürülmesinden sorumlu tutulur.A Ívarr è a questo punto attribuito il martirio di re Edmondo dell'Anglia orientale (869).
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.La difesa e gli affari esteri rimangono responsabilità del Regno Unito.
Humeynî olaylardan sorumlu tutularak tutuklandı, 18 ay hapiste tutuldu.Trovato colpevole di lesioni personali gravi, viene incarcerato per 18 mesi.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Essi vengono incolpati di aver dato inizio alla rissa.
Yumurta üretimi ve kadınsal hormonların üretiminden sorumludur.Sono responsabili della produzione degli ovuli, e della secrezione di ormoni.
2001 yılında Nantes Belediye Başkanı Jean-Marc Ayrault'nun ulaşımdan sorumlu yardımcısı olmuştur.Nel 2012, il sindaco di Nantes Jean-Marc Ayrault diventò Primo Ministro.
Ward Hill Lamon, Lincoln suikastından kendisini sorumlu tuttu.Ward Hill Lamon - Amico personale di Lincoln che lo accompagnò attraverso la città.
Kiev'de Babi Yar katliamı'nda Blobel, öncelikle sorumluydu.Blobel fu il principale responsabile del massacro di Babi Yar, presso Kiev.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Il satellite è costruito da Airbus Defence and Space.
Dol-Seok (Han Suk-Kyu) kraliyet kıyafetlerinden sorumlu en usta zanaatkardır.Dol-Seok è il miglior maestro artigiano incaricato dell'abbigliamento della famiglia reale.
Danny R. McBride ; Cody Underwood: Filmin özel efektler sorumlusudur.Danny McBride è Cody Underwood: addetto agli effetti speciali e agli esplosivi.
İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir.Il Governo d'Istanbul è incapace di assumersi le proprie responsabilità.
Ailenin tek sorumlu üyesi ve en kızgın olan karakteri odur.È l'anziano di casa nonché colui che prende le decisioni più importanti.
Meclis Hükümeti, Meclis'e karşı sorumludur.Il Governo è responsabile verso al Parlamento.
Bu süre zarfında sorumluluk Häyhänen'deydi.Qui si trovava al momento dell'armistizio.
Sorumsuz bir kızdır.È un irresponsabile.
Rick, bu sorumluluğu Glenn'e verir.Eric allora ringrazia Glenn per l'aiuto.
Carly ağabeyinden çok daha sorumludur.Super-stravagante fratello maggiore di Carly.
Eserleri özellikle özgürlük ve sorumluluk sorunları ile ilgilenerek ahlaki ve politik konuları inceler.Le tematiche parlano principalmente dalla vita privata e della critica politico-sociale.
Sorumluluk sahibi,güvenilir bir evlat.È un uomo solido, affidabile.
2016 yılında 268 kişinin, 2017 yılında ise 71 kişinin ölümünden sorumlu oldu.Alla fine del 2006 vengono licenziati 76 dipendenti su 276.
Çorapları katlamaktan sorumludur.Le hai mandato dei calzini!
Devletin hakim gücü, yeni kralın bulunmasından sorumlu olan Senato haline geliyordu.Il potere supremo dello Stato era devoluto al senato, che aveva il compito di indicare un nuovo re.
Kaptanlar: Kaptanlar kendi takımlarından sorumludurlar.Le tribù sono dominate dai capitani delle squadre.
Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur.L'unità fu responsabile di alcuni dei più gravi crimini di guerra commessi dai militari giapponesi.
Devlet idaresi de bu beylerin sorumluluğundaydı.Questo Segretario di Stato era responsabile per l'Esercito.
Aksesuar : Aksesuar Sorumlusu’nun yönetimindedir.Secondo The Guardian fu visto "prendere la guida della rivolta".
"Metin Tekin: Şevval sorumsuz anne değil".Nun mme ne ‘mporta si stóngo a sbaglià...
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".Non ho combattuto altro che per l'onore del mio popolo".
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Questi incaricati ne rispondono con le loro proprietà.
Finlandiya Bankası, Finlandiya'nın para otoritesidir ve ülkenin para arzı ve döviz rezervlerinden sorumludur.La banca centrale è l'autorità monetaria del Paese, competente per l'emissione di banconote e monete.
Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur.Ciascuno di noi è libero e responsabile dei propri comportamenti.
Brezilya Kızılderililerinden Fundação Nacional do Índio (Funai) adlı hükûmet kuruluşu sorumludur.I loro territori vengono demarcati in Brasile dall'autorità indiana del Brasile FUNAI.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Poco dopo però, Heather viene accusata di aver ucciso il marito.
Borç ilişkilerinde sorumlulukDebito Rischio di credito
Bu durumdan Claire kendini sorumlu tutmaktadır.In questo caso Max accusa sé stesso.
Buna rağmen sorumluluk almayı çok iyi bilir.Me ne assumo consapevolmente la responsabilità!
Çekirdek ayrıca, önyüklemede aygıt sürücülerinin başlatılmasından sorumludur.Il kernel ha inoltre la funzione di inizializzare i driver dei dispositivi all'avvio.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Potrebbe essere indirettamente responsabile della morte di 700 persone.
Candida cinsine ait 200 tür olmasına karşın Candida enfeksiyonlarının %75'inin sorumlusu C. albicans'tır.Gli alcolisti rappresentano il 24% degli individui colpiti dall'infezione C. canimorsus..
Sergei ise her şeyden Katerina'yı sorumlu tutmaktadır.Mi prendo la piena responsabilità per qualunque cosa sia capitato a Sylvia.
Ancak konusu "suç" olan hiçbir emir yerine getirilemez, getirenler de sorumluluktan kurtulamaz.Chi rispetta la Legge non patirà nessuna punizione (che spetta solamente ai colpevoli).
Yenilginin sorumlusu halen tartışılmaktadır.La sua vittoria fu contestata.
Babası Bismarck hükümetinde dışişlerinden sorumlu devlet bakanıydı.Suo padre era sottosegretario del Dipartimento dell'interno del governo del Maharashtra.
İngiltere merkezli Serco Group adlı uluslararası hizmet şirketi metronun işletilmesinden sorumludur.Il gruppo britannico Serco Group è responsabile della gestione dell'opera.
Üniversitenin sorumluluğu St. Gallen kantonuna aittir.L'università è pubblica e a carico del cantone di San Gallo.
MI5 iç istihbarattan sorumluyken, MI6 dış istihbaratla ilgilenir.Si occupa quindi della sicurezza interna, mentre il MI6 si occupa della sicurezza esterna.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Robbie Coltrane è Rubeus Hagrid, mezzogigante e guardiacaccia di Hogwarts.
Ayrıca milli takımlardan sorumludur.Essa gestisce anche tutte le squadre nazionali.
Manastırının kilisesinde yatan Antonios, çeşitli mucizelerden sorumlu tutuldu.Il prefetto Antonio si convertì alla vista di tanti miracoli.
Her şeyden önce bu sorumluluğu taşıyacak olanlar ise insanlardır.Di tale mio atto altri comunque sono i responsabili.
Bu işten fabrikanın baş şef mühendisi Mikhail Loginov ve asistanı Lev Loktev sorumlu oldu.Il progetto fu portato avanti dal progettista capo Mikhail Loginov e dal suo assistente Lev Loktev.
Britanya İmparatorluğu büyük miktarda insan göçünden sorumludur.In passato, l'impero britannico fu responsabile di grandi migrazioni di popoli.
Diğer eyaletlerde eğitim, belli kasaba, şehir veya bölgelere ait okul bölgelerinin sorumluluğundadır.Altri stati, come il New York, hanno i distretti scolastici controllati dalle una contee o delle città.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?In base a quale procedimento qualcosa di esteriore ci può spingere ad agire?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod