Sancak ya da bayraktan sorumludurlar.Bandera y pabellón naval.
Scott Gimple, dördüncü sezonda dizi sorumlusu olarak programda yer alacak.Scott Gimple estará como productor ejecutivo por tercera temporada.
Kim sorumlu?¿Y quién es el responsable?
Norman bu etmenleri Dışadönüklük, Uyumluluk, Sorumluluk, Duygusal Dengelilik ve Kültür olarak isimlendirdi.A estos factores Norman los denominó Extraversión, Agradabilidad, Conciencia, Estabilidad Emocional y Cultura.
Ama yine de o, evinin hanımıdır ve de evin tüm işlerinden sorumludur.Además de ser el casero, se encarga de todas las tareas del hogar.
Bu güvenlik açıklarının çoğunun sorumlu bir şekilde ifşa edilmesi ve düzeltilmesi gerekebilir.Muchas de estas vulnerabilidades podrían haber sido divulgadas y remendadas responsablemente.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.El gobierno reconoció la muerte o desaparición de alrededor de 600 personas.
Şimdi tüm bir grubun sorumluluğuna sahibim.La responsabilidad recae en todos los miembros del grupo.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.La defensa y los asuntos exteriores están bajo responsabilidad del Reino Unido.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Rubeus Hagrid es un semigigante, guardián de las llaves y terrenos de Hogwarts.
Krosin safranın renginden başlıca sorumlu olan kimyasal bileşenidir.Crocina es el ingrediente químico principal responsable del color del azafrán.
Carly ağabeyinden çok daha sorumludur.Huey, es mucho más responsable que su hermano y más maduro.
Annesinin ölümünün ardından Britannicus'un sorumluluğu Claudius'a geçti.Tras la caída de su madre, Británico se convirtió en una responsabilidad para su padre Claudio.
Bu işten fabrikanın baş şef mühendisi Mikhail Loginov ve asistanı Lev Loktev sorumlu oldu.La tarea fue cumplida por el jefe de diseño de la fábrica Mijail Loginov y su asistente Lev Loktev.
Bu onun sorumluluğudur.Soy responsable de él.
1148 yılında Normandiya'ya dönen Matilda, İngiltere'deki çarpışmalarda sorumluluğu oğlu Henry'ye bırakır.En 1148, Matilde regresó a Normandía y dejó la campaña en Inglaterra a su pequeño hijo Enrique FitzEmpress.
Bölüm 5: Personel eğitimlerinden sorumluydu.División 5: entrenaba a los nuevos integrantes del personal.
Adler ertesi Temmuz'da kovuldu ve yerine The Cult'tan Matt Sorum geldi.Adler fue despedido el mes de julio y reemplazado por Matt Sorum, del grupo The Cult.
Ailenin tek sorumlu üyesi ve en kızgın olan karakteri odur.Es la jefa de la familia y el personaje principal de la historieta.
Fakat özellikle Adolf Hitler'in doğduğu şehirde sorumluluk alma fikri kalıcı olmuştur.Se quedó solamente la idea de asumir responsabilidad justamente en la ciudad natal de Adolf Hitler.
Çekirdek ayrıca, önyüklemede aygıt sürücülerinin başlatılmasından sorumludur.El núcleo también es responsable de la inicialización de los controladores de dispositivos al arrancar.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Además de aprobar leyes, a la Dieta le corresponde elegir al Primer Ministro.
Ayrıca evin güvenliğinden sorumlu.Ella está encarga de las responsabilidades de la casa.
Tyhypko, National Bank'tan gittikten sonra, Arseniy Yatsenyuk Ulusal Bankası sorumlu oldu.Después de queTyhypko abandonara el Banco Nacional, Arseni Yatseniuk fue puesto al cargo.
Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu.Cierto número continuaba asegurando que ellos no se hacían responsables de las posibles consecuencias.
AENA ayrıca tüm İspanya'daki Hava Trafik Kontrolü'nden sorumludur.Aunque delega el control del tráfico civil en AENA.
Kabine parlamentoya karşı sorumludur.El gabinete es responsable ante la Asamblea.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Airbus Defence and Space (Airbus Defensa y Espacio en español) es una división operativa de Airbus Group.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.Los budistas consideran a la sangha como la responsable de mantener, traducir, hacer avanzar.
Profesör Allen Hobby, David'in yaratılışını korumaktan sorumludur.William Hurt- Profesor Allen Hobby, de la creación de David.
Eğer başarısız olursa, ondan başka kimse sorumlu tutulamayacaktır.Pero cuando se pone furioso no hay nadie que lo detenga.
Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesi sırasında Sovyet Kara Kuvvetlerinin sorumlusu oldu.Estaba al cargo de las fuerzas terrestres soviéticas durante la invasión soviética de Afganistán.
Devrimden sonra Revolución gazetesinin yayın sorumlusu olmuştur.Tuvo a su cargo la página femenina del periódico La Voz de la Revolución.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Casad a aquéllos de vosotros que no estén casados y a vuestros esclavos y esclavas honestos.
Britanya kuvvetlerinin Siyon Liderlerinin Protokolleri'nin Filistin'e getirilmesinden sorumlu olduğu söylenir.Atribuyen a las fuerzas británicas la introducción de los Protocolos de los Mayores de Zion a Palestina.
Hâlen her sene bir sosyal sorumluluk projesinde yer almaktadır.Cada cual proporciona una gama de funciones sociales durante el año.
Geliştiricileri yazılımın kullanımından kaynaklanan olası zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.Los autores no son responsables de ningún daño provocado por el uso del mismo.
Bu durumda, evliliğin gereği olan sorumluluklar devam eder.Pese a las dudas, la petición matrimonial se lleva a cabo.
Bu temsilciliğin sorumluluğu da bütün insanlığa aittir.Su culto involucraba por tanto a toda la humanidad.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Por primera vez, podrás controlar las acciones de tu Sim mientras está en el trabajo.
Orion bulutsusu içindeki yıldızların, ilmiğin iyonlaşmasından sorumlu oldukları düşünülmektedir.Las estrellas en la nebulosa de Orión se cree que son responsables de la ionización del bucle.
Dilin düzenlenmesi de W3C'nin sorumluluğundadır.El desarrollo de este lenguaje de marcado es regulado por el Consorcio W3C.
Sorumlular Nerede?".«Где книги?»
Yavrular genel olarak bahar ve yaz aylarında doğar ve dişiler yavruları büyütmekten tek başına sorumludur.Las crías suelen nacer en los meses de invierno y primavera y las hembras son las responsables de criarlas.
Bergüzar Korel sosyal sorumluluk projelerinde de faaliyet göstermektedir.FONPLATA también desarrolla políticas de responsabilidad social corporativa.
İşlenen cinayetlerden ve binaların yakılmasından sorumlu tutulmaktadır.Grabado en las mismas sesiones que We Must Burn.
Kuru sürtünme de bir tırmanıcı ilerlemek için üstesinden gelmek zorunda ipi sürükle sorumludur.Por ejemplo, el jugador tendrá que dejarla detrás de él si quiere subir una escalera.
Rezervlerden sorumlu olan oydu.Responsable de la infraestructura.
Ama erkek kardeş, bundan kız kardeşini sorumlu tutmuş, kengerleri onun yediğini düşünmüş.A diferencia de su hermano, él parece sentirse culpable por haber creado dicha droga.
Paul Bettany - Will Emerson, Ticaretten Sorumlu Yönetici.Paul Bettany como Will Emerson.
İnsanlardan ve diğer canlılardan sorumludur.Ocurre en los seres humanos y otros animales.
O zaman şimdi varolan sistemi işletmektir bizim sorumluluğumuz." dedi.«El Colegio Varela sigue funcionando».
Aynı firma Newcastle'da bulunan Tyne Köprüsü' nden de sorumlu idi.La compañía era también responsable del anterior New Tyne a través del río en Newcastle.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.El vendedor entrega la mercancía en el muelle del puerto.
2007-2010 yıllarında ise Dünya Bankası dışişlerindan sorumlu başkan yardımcısı olmuştur.Durante el periodo 2007-2011 fue Directora Gerente del Banco Mundial.
Safranın aromasından başlıca sorumlu olan bileşenidir.Es el constituyente principalmente responsables del aroma de azafrán.
Hareketlerinden ahlaki olarak kendileri sorumludurlar.Dado que se saben responsables de sus actos.
Vali, her iki yayın organında birkaç önemli karakterin ölümünden sorumludur.El Gobernador es responsable de varias muertes de los personajes principales de ambas versiones.
Başkan'ın altında Savunma Bakanlığı'ndan sorumlu bir bakanlar kurulu üyesi olarak Savunma Bakanı bulunur.Como órgano de apoyo inmediato al ministro existe un Gabinete.
Eğer kader var ise ve her şeyi kader belirliyor ise insan niçin sorumlu tutulacaktır?Si el destino es causa de los actos, ¿cómo podría yo ser tenido por responsable?