Ana içeriğe geç
Sözlük

soruları ile cümle

soruları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Sa-lô-môn đáp các câu hỏi của bà, chẳng câu nào ẩn bí quá cho Sa-lô-môn mà người không giải nghĩa nổi cho bà.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Sa-lô-môn đáp các câu hỏi của bà, chẳng câu nào ẩn bí quá cho vua, mà vua không giải nghĩa nổi cho bà.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Sa-lô-môn đáp các câu_hỏi của bà , chẳng câu nào ẩn bí quá cho vua , mà vua không giải_nghĩa nổi cho bà .
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Salomone rispose a tutte le sue domande; nessuna risultò occulta per Salomone tanto da non poterle rispondere
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Salomon répondit à toutes ses questions, et il n`y eut rien que le roi ne sût lui expliquer.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Salomon répondit à toutes ses questions, et il n`y eut rien que Salomon ne sût lui expliquer.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Semua pertanyaan itu dapat dijawab oleh Salomo, tidak satu pun yang terlalu sukar baginya
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Und der König sagte ihr alles, was sie fragte, und war Salomo nichts verborgen, das er ihr nicht gesagt hätte.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Und Salomo sagte es ihr alles, und war dem König nichts verborgen, das er ihr nicht sagte.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Y Salomón respondió a todas sus preguntas; ninguna cosa hubo tan difícil que el rey no le pudiese responder
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.Y Salomón respondió a todas sus preguntas; ninguna cosa hubo tan difícil que Salomón no le pudiese responder
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.И объяснил ей Соломон все слова ее, и не было ничего незнакомого царю, чего бы он неизъяснил ей.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.И объяснил ей Соломон все слова ее, и не нашлось ничего незнакомого Соломону, чего он не объяснил бы ей.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.И Соломон отговори на всичките й въпроси; нямаше нищо скрито за Соломона, което не можа да й обясни.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.И Соломон отговори на всичките й въпроси; нямаше нищо скрито за царя, което на можа да й обясни.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.ויגד לה שלמה את כל דבריה ולא נעלם דבר משלמה אשר לא הגיד לה׃
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.ויגד לה שלמה את כל דבריה לא היה דבר נעלם מן המלך אשר לא הגיד לה׃
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.فاخبرها سليمان بكل كلامها. لم يكن امر مخفيا عن الملك لم يخبرها به.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.فاخبرها سليمان بكل كلامها. ولم يخف عن سليمان أمر الا واخبرها به.
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.所 羅 門 將 他 所 問 的 都 答 上 了 、 沒 有 一 句 不 明 白 、 不 能 答 的
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.所羅門 將 他 所 問 的 都 答 上 了 、 沒有 一 句 不 明白 、 不 能 答的
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.所 羅 門 王 將 他 所 問 的 都 答 上 了 . 沒 有 一 句 不 明 白 、 不 能 答 的
Süleyman onun bütün sorularına karşılık verdi. Kralın ona yanıt bulmakta güçlük çektiği hiçbir konu olmadı.所羅門 王 將 他 所 問 的 都答 上 了 . 沒有 一 句 不 明白 、 不 能 答的
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.A konzíliumon feltettük a legfontosabb megválaszolatlan kérdéseket.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Am adresat comitetului întrebările majore care nu avuseseră încă răspuns.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Chúng tôi thảo luận trên diễn đàn những câu hỏi lớn chưa có câu trả lời.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.E gli abbiamo rivolto i principali enigmi che non erano ancora stati risolti.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Escribimos en la pizarra las preguntas principales todavía no respondidas.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Kami menujukan pertanyaan penting yang belum terjawab ini.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.아직 답을 찾지 못했던 주요 문제들을 회의에서 다루었습니다.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Le comité a abordé les questions majeures n'ayant pas été résolues.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Na forum zadaliśmy pytania, na które nie było odpowiedzi.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.We stelden aan dit panel de belangrijkste onbeantwoorde vragen.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Wir haben in diesem Gremium die großen unbeantworteten Fragen behandelt.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Απευθύναμε στην ομάδα τις σημαντικότερες ερωτήσεις που δεν είχαν απαντηθεί.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.Извадихме на дъската основните въпроси, на които не беше отговорено дотогава.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.На повестку мы вынесли главные вопросы, на которые у нас не было ответа.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.כתבנו על הלוח את השאלות העיקריות שלא נמצאו להן תשובות.
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.وقد وضعنا نُصب أعينهم الأسئلة الرئيسية التي لم نستطع الإجابة عنها
Tahtada cevabı bulunamamış ana soruları tartıştık.答えの出ていない大きな問題を取り上げ 2日間を費やして
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."A ty możesz po prostu patrzeć na mnie i odpowiadać.
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Dan Anda hanya dapat melihat saya dan menjawab pertanyaan-pertanyaan
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."En gewoon kijken naar mij en beantwoord de vragen
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."그럼 넌 날 쳐다보고 질문에 답하기만 하면 돼
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Och du kan bara kolla på mig och svara frågorna
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Og du kan blot se på mig og besvare spørgsmål
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Và bạn chỉ có thể nhìn tôi và trả lời các câu hỏi
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Você pode olhar para mim e responder a pergunta
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."Ще гледаш към мен и ще ми отговориш на въпросите.
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."אתה יכול רק להסתכל עלי ולענות עליהם
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."وأنت فقط أنظر إلي وجاوب على هذه الأسئلة
"Tamam." "Ve sen de sadece bana bakıp soruları cevaplayacaksın."你只要看著我然後回答問題
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Ali ti med mojimi vprašanji smrdi iz ust?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Apakah mulut anda berbau tidak enak sementara anda menjawab interogasi ini sekarang?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"As-tu mauvaise haleine, là maintenant, en répondant à mon interrogatoire ?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Bộ miệng của bạn bị hôi khi đang trả lời cuộc điều tra này của tôi sao?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Czy twój oddech brzydko pachnie, gdy odpowiadasz na moje pytania?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Har du dålig andedräkt just nu när du svarar på mitt förhör?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Hast du schlechten Mundgeruch, während du meine Befragung beantwortest?
"Tam şu anda sorularıma cevap verirken nefesin kokuyor mu?"Îți miroase urât respirația în timp ce-mi răspunzi acum la interogație?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod