Bir çizgiyle soruları ayıralım. -Vi tegner en lille linje her. Det er en anden opgave nu.
Bir çizgiyle soruları ayıralım. -Дозвольте мені намалювати маленьку лінію ось тут Зараз ми маємо інше завдання
Bir çizgiyle soruları ayıralım. -Ще начертая малка линия тук. Това е различна задача..
Birçok problemin içinde, atış hareketlerinde ya da eğik düzlem sorularında kullandık.השתמשנו בווקטורים בבעיות שונות, בזריקות או בשאלות בהן היה מישור משופע. כשעסקנו בווקטורים, למשל
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.A cerut unor studenti sa rezolve niste probleme.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Arra kért diákokat, hogy oldjanak meg egy problémát.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Cô gọi các sinh viên vào để giải quyết một vài vấn đề
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Dia mengumpulkan beberapa pelajar untuk menyelesaikan masalah
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Elle a fait rentrer des étudiants dans une pièce pour résoudre des problèmes.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Ha preso degli studenti per risolvere un problema.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.그녀는 학생들에게 문제들을 풀게 시켜보았습니다.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Powiedziała studentom, że będą rozwiązywać zadania.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Sie forderte Studenten auf Aufgaben zu lösen.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Studenty naučila řešit problémy.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Ze nam studenten mee om problemen op te lossen.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Έφερε φοιτητές να λύσουν προβλήματα.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Вона зібрала студентів і дала їм декілька завдань.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Възложила на студенти да решават задачи.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.Она позвала студентов решать задачи.
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.היא הביאה סטודנטים כדי לפתור בעיות
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.جلبت بعض الطلاب لحل بعض المشاكل
Bir takim soruları çözmek için öğrencileri getirdi.学生を部屋に集めます
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Abbiamo iniziato a rispondere alle domande e a prendere decisioni perché qualcuno, chiunque, doveva farlo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Am început numai să răspundem la întrebări și să luăm decizii pentru că cineva, oricine, trebuia s-o facă.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Chúng tôi chỉ trả lời câu hỏi và đưa ra các quyết định bởi phải có ai đó làm việc này.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Empezamos a contestar preguntas y a tomar decisiones porque alguien tenía que hacerlo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.우리는 그저 문의에 응답하고 결정을 내린겁니다. 왜냐하면 누군가는, 아니 누구라도 해야 할 일이었으니까요.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Só começámos a responder a perguntas e a tomar decisões porque alguém tinha que fazê-lo.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.We begonnen gewoon vragen te beantwoorden en beslissingen te nemen omdat iemand het moest doen.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Wir fingen einfach an, Fragen zu beantworten und Entscheidungen zu treffen, weil es irgendjemand tun musste.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Zaczęłyśmy po prostu odpowiadać na pytania i podejmować decyzje, bo ktoś, ktokolwiek, musiał to robić.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.Мы просто начали отвечать на вопросы и принимать решения, потому что кто-то должен был этим заниматься.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.פשוט התחלנו לענות על שאלות ולקבל החלטות כי מישהו היה צריך לעשות את זה,
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.بدأنا بالإجابة على الأسئلة واتخاذ القرارات لأنه كان يجب لن يكون هناك شخص ما، أي شخص، ليقوم بذلك.
Biz sadece soruları cevaplamaya ve kararlar almaya başladık çünkü birinin bunu yapması gerekiyordu.必要に迫られ やることにしたのです 選挙運動の経験もあるし
Boşuzay sorularının hepsinde aynı şey geçerli. -وهذا سيكون صحيحاً لأي مسألة نقوم بحلها عن الحيز الفراغي
Böylece, bu soruların nasıl çözüldüğünü görüp, bu konuda alıştırma yapmış olacaksınız.잘 이해하고 응용할 수 있도록 만들어주는 문제들을 풀어보도록 하겠습니다
Böylece, bu soruların nasıl çözüldüğünü görüp, bu konuda alıştırma yapmış olacaksınız.REALMENTE COMPREENDER COMO RESOLVER ESSES E SÃO CAPAZES DE FAZER OS EXERCÍCIOS EM NOSSO APLICATIVO PARA ISSO.
Böylece, bu soruların nasıl çözüldüğünü görüp, bu konuda alıştırma yapmış olacaksınız.تفهم بالضبط كيفية حل هذه وتكون قادراً على حل المسائل بنفسك
Böylece, bu soruların nasıl çözüldüğünü görüp, bu konuda alıştırma yapmış olacaksınız.実際に演習しましょう。
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Astfel ne-am seama și că am pus întrebările potrivite.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Ça nous dit que nous avons posé les bonnes questions.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Co potwierdza, że zadajemy właściwe pytania.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Das zeigt uns, dass wir uns die richtigen Fragen stellen.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Det säger oss att vi ställer rätt frågor.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Dit vertelt ons dat we de juiste vragen stellen. Ten tweede:
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Do đó chúng tôi biết mình đang hỏi đúng câu hỏi.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.E ciò ci dimostra che stiamo facendo le domande giuste.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Eso nos dicta que hicimos las preguntas correctas.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Isso diz-nos que estamos a fazer as perguntas certas.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Jadi kami tahu pertanyaan-pertanyaan kami sudah benar.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.그러니까 우리가 질문을 정확히 던진거라고 보면 되죠.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Tehát, valóban jó kérdéseket teszünk fel.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.To nám potvrdilo, že postupujeme správně.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Μας έδειξε λοιπόν οτι ρωτούσαμε τις σωστές ερωτήσεις.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.І це вказує на те, що ми ставимо правильні запитання.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Това ни казва, че задаваме правилните въпроси.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.Это значит, мы задаём правильные вопросы.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.אז זה אומר שאנו שואלים את השאלות הנכונות.
Böylece doğru soruları sorduğumuzu anlayabiliyoruz.وهذا يؤكد بأننا نطرح الأسئلة الصحيحة.