Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, der var dum nok til at svare på mine emails.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, die dom genoeg was om mijn mailtjes te beantwoorden.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, die so unvorsichtig war, meine E-Mails zu beantworten.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, která byla natolik pošetilá, že odpověděla na mé emaily.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, ktorá bola dostatočne bláznivá, aby mi odpovedala na emaily.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, qui a été assez cinglée pour répondre à mes courriels.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, quien fue lo suficientemente inocente como para contestar mis correos.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, som var tillräckligt dåraktig för att svara på mina e-brev.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, tanto matta da rispondere alle mie email.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, yang cukup bodoh untuk membalas surat elektronik saya.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephani Mann-nak, aki elkövette azt a hibát, hogy válaszolt a leveleimre.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Стефани Ман, която прояви глупостта да отговори на имейлите ми.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Стефани Манн, которой хватило глупости отвечать на мои письма.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.סטפני מאן שהייתה טיפשה מספיק לענות לדואר שלי.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.ستيفاني مان، الذي كان أحمق بما فيه الكفاية للرد على رسائلي الإلكترونية
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.(笑)
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.이제 제가 문제에 대해 말하면서, 여러분께 몇가지 질문을 할테니까 여러분의 답을 알려 주세요.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Mientras hablo de esto voy a hacerles unas cuantas preguntas y necesito conocer sus respuestas.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Miközben erről a problémáról beszélek, lesz néhány kérdésem Önökhöz, amire szeretném majd a válaszukat kérni.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.När jag nu talar om detta problem har jag några frågor till er och jag vill veta vad ni svarar.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Når jeg nu taler om dette problem, har jeg nogle spørgsmål til jer, og jeg vil gerne høre jeres svar.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Ora, mentre vi parlerò del problema, vi farò alcune domande e avrò bisogno delle vostre risposte.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Terwijl ik erover praat, zal ik wat vragen hebben voor jullie en zal ik jullie antwoorden willen kennen.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Và khi tôi nó về vấn đề này, Tôi sẽ có vài câu hỏi cho bạn và tôi hy vọng được biết câu trả lời từ bạn
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Zadam wam kilka pytań, Zadam wam kilka pytań, na które oczekuję odpowiedzi.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Τώρα καθώς θα σας μιλώ γι αυτό θα σας δώσω και κάποιες ερωτήσεις και θα ζητήσω τις απαντήσεις σας.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.И докато говоря за този проблем, ще искам да ви задам някои въпроси и ще искам да знам отговорите ви.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.По ходу моего выступления я буду задавать вам вопросы, на которые хотела бы получить ответы.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.Час від часу я матиму до вас запитання, і мене цікавитимуть ваші відповіді.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.עכשיו, בזמן שאדבר, אציג לכם כמה שאלות וארצה לדעת מה התשובות שלכם.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.الان وبينما اتحدث عن هذه المشكلة سوف اطرح عليكم بعض الاسئلة وسوف اكون راغبة في معرفة اجاباتكم.
Ben sorundan bahsederken, sizlere de sorularım olacak ve cevaplarınızı bilmek isteyeceğim.皆さんにいくつか質問しますが 皆さんの回答を知りたいので 私が質問をしたら
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Cả đời tôi đã dành để cố gắng nắm bắt vũ trụ và tìm những câu trả lời cho những câu hỏi này.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svoj život sa snažím porozumieť vesmíru a nájsť odpovede na svoje otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svůj život se snažím porozumět vesmíru a nalézt odpovědi na své otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Egész életemben próbáltam megérteni az univerzumot és ezekre a kérdésekre kerestem a választ.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Hela mitt liv har jag försökt förstå universum för att hitta svar på de här frågorna.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.저는 평생을 우주를 이해하고 이 물음들에 대한 답을 찾고 있습니다
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Koko elämäni ajan olen yrittänyt ymmärtää maailmankaikkeutta ja etsiä vastauksia näihin kysymyksiin.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mein ganzes Leben lang wollte ich das Universum verstehen und Antworten auf diese Fragen finden.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mijn hele leven heb ik geprobeerd het heelal te begrijpen en antwoorden te vinden op deze vragen.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Pendant toute ma vie, j'ai cherché à comprendre l'univers et à trouver les réponses à toutes ces questions.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Per tutta la vita ho cercato di comprendere l'Universo e di trovare risposte a queste domande.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Przez całe życie starałem się zrozumieć wszechświat i odnaleźć odpowiedzi na te pytania.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Toată viaţa mea am căutat să înţeleg Universul şi să aflu răspuns la aceste întrebări.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Toda a minha vida procurei entender o universo e encontrar respostas para estas perguntas.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Toda mi vida he buscado comprender el universo y encontrar respuestas a esas preguntas.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Όλη μου τη ζωή επιδίωκα να κατανοήσω το σύμπαν και να βρω απαντήσεις σε αυτά τα ερωτήματα.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Всю свою жизнь я пытаюсь понять вселенную и найти ответы на эти вопросы.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.През целият си живот се стремя да разбера Вселената и да открия отговори за тези въпроси.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Усе своє життя я намагався зрозуміти всесвіт і знайти відповіді на ці питання.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.כל חיי ניסיתי להבין את היקום ולמצוא תשובות לשאלות אלה.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.طيلة حياتي سعيت لفهم الكون وايجاد إجابات لهذه الأسئلة
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.これらの問いに対する答えを見つけようとしてきた 私は非常にラッキーだった
Bilime, bu şekilde düşünmeye dair çok kısa bir tarihimiz olsa da sürekli kendimize şu soruları soruyoruz:Temos uma história curta de ciência, de pensamento, mas continuamos a fazer estas perguntas:
Birbirinizin sorularını cevaplamanızı istiyorum.E eu encorajo-vos rapidamente, a encontrar pessoas em sua área geográfica.
Birbirinizin sorularını cevaplamanızı istiyorum.Ich möchte Sie auffordern, einander die Antworten zu geben.
Birbirinizin sorularını cevaplamanızı istiyorum.Я хочу, чтобы вы сами отвечали на вопросы друг друга.
Bir çizgiyle soruları ayıralım. -아까와는 다른 문제니까 공간을 나눌게요)
Bir çizgiyle soruları ayıralım. -Udělám tady čáru, abychom věděli, že se jedná o jiný příklad.