soru sormak ile cümle
soru sormak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Usta w drzwiach to "zadawać pytania".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Βάλτε ένα στόμα μέσα στην πόρτα, το οποίο κάνει ερωτήσεις.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Позначення роту між дверима - "ставити запитання".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Поставьте иероглиф "рот" внутрь двери — это значит задавать вопросы.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Сложете уста във вратата, задаваме въпроси.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.הציבו פה בתוך הדלת: זו הצגת שאלות.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.ضعوا فمًا داخل الباب، هذا معناه توجيه أسئلة.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.コンコン 誰か帰って来たの?
Neden sadece ben cevap veriyorum? Ben de soru sormak istiyorum.لماذا انا الوحيدة التي تجيب على الاسئلة؟ اريد ان اطرحها ايضا
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Ale oni nerozumeli tomu slovu a báli sa ho opýtať sa.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Dar ucenicii nu înţelegeau cuvintele acestea, şi se temeau să -L întrebe.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.De discipelen begrepen niet wat Hij daarmee bedoelde en durfden Hem er ook niet naar te vragen.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.De õk nem értik vala e mondást, és féltek õt megkérdezni.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Essi però non comprendevano queste parole e avevano timore di chiedergli spiegazioni
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.그러나 제자들은 이 말씀을 깨닫지 못하고 묻기도 무서워하더라
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Lecz oni tej rzeczy nie rozumieli; wszakże bali się go spytać.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Mais les disciples ne comprenaient pas cette parole, et ils craignaient de l`interroger.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Mas eles não entendiam esta palavra, e temiam interrogá-lo.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Men de forstode ikke det Ord og frygtede for at spørge ham.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Men de skjønte ikke dette ord, og de fryktet for å spørre ham.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Mutta he eivät käsittäneet sitä puhetta ja pelkäsivät häneltä kysyä.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Nhưng môn đồ không hiểu lời ấy, lại sợ không dám hỏi Ngài.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Nhưng môn_đồ không hiểu lời ấy , lại sợ không dám hỏi Ngài .
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Och de förstodo icke vad han sade, men de fruktade att fråga honom.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Oni pak nesrozuměli tomu povědění, a ostýchali se ho otázati.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Oni pa niso umeli tega govora, a bali so se ga vprašati.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Pengikut-pengikut-Nya tidak mengerti yang diajarkan oleh Yesus, tetapi mereka takut bertanya kepada-Nya
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Pero ellos no entendían esta palabra y tenían miedo de preguntarle
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Sie aber verstanden das Wort nicht, und fürchteten sich, ihn zu fragen.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Εκεινοι ομως δεν ηνοουν τον λογον και εφοβουντο να ερωτησωσιν αυτον.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Вони ж не розуміли слова, й боялись Його спитати.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Но они не разумели сих слов, а спросить Его боялись.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.Но те не разбраха думата, и бояха се да Го попитат.
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.והם לא הבינו את הדבר וייראו לשאל אותו׃
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.واما هم فلم يفهموا القول وخافوا ان يسألوه
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.門 徒 卻 不 明 白 這 話 、 又 不 敢 問 他
Onlar bu sözleri anlamıyor, İsaya soru sormaktan da korkuyorlardı.門徒 卻 不明白 這話 、 又 不 敢 問他
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.아이들이 묻고 싶은 것을 질문하게 했습니다.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Ők csak kérdésekkel akartak bombázni.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.O que eles queriam era fazer perguntas.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Saya hanya mengharuskan mereka bertanya.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Sie wollten einfach nur Fragen stellen.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Todo lo que querían era hacer preguntas.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Tot ce vroiau copii era să pună întrebări.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Tout ce qu'il voulait c'était me poser des questions.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Tutto quello che volevano era farmi domande.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Túžili len po jednom - klásť mi otázky.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Ze wilden enkel vragen stellen.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Ήθελαν μόνο να κάνουν ερωτήσεις.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Всичко, което искаха беше да ми задават въпроси.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Они хотели задавать вопросы.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.כל מה שהם רצו זה לשאול שאלות.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.وكل ما كانوا يريدونه هوه إعطائي أسئلة.
Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.最後に私は子どもたちにこう言いました
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.R: As vrea, de asemenea, sa intreb ceva despre Valerije, partenera ta din aceasta seara.
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.R: Chcem sa tiež opýtať na Valerije, tvoju dnešnú partnerku.
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.R: Chcę również zapytać o twoją dzisiejszą partnerkę - Valerije.
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.R: Ich möchte auch eine Frage über Valerije, deine Partnerin heute Nacht, stellen.
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.R: También quiero hacer una pregunta sobre Valerije, tu compañera de esta noche.
R:Ek olarak bu geceki partnerin Valerije hakkında soru sormak istiyorum.V: Ik wil ook een vraag stellen over Valerije, jouw medestander van vanavond.