Ana içeriğe geç
Sözlük

sormama ile cümle

sormama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Lütfen size bazı sorular sormama izin verin.Please permit me to ask you some questions.
Kişisel sorular sormamalısın.You shouldn't ask personal questions.
O konuda ona sorup sormamayı çok düşündüm.I debated whether to ask her about it or not.
Bir kadına onun yaşını sormamalıyız.We should not ask a woman her age.
Sormaman gereken sorulara cevaplar istiyorsun.You want answers to questions you shouldn't ask.
Tom her zaman bir kadına yaşını asla sormamayı bir kural olarak benimser.Tom always makes it a rule never to ask a woman her age.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'ye böyle aptalca bir soru sormaması gerektiğini biliyordu.Tom knew better than to ask Mary such a stupid question.
Lütfen sana birkaç soru sormama izin ver.Please allow me to ask you a few questions.
Sana bir şey sormama izin ver.Let me ask you something.
Sana bir şey sormama izin ver Tom. Gerçekten şansımızın olduğunu düşünüyor musun?Let me ask you something, Tom. Do you think we really have a chance?
Bir soru sormama izin ver.Let me ask a question.
Tom Mary'nin ne yaptığını sormak istiyor ama o sormaması gerektiğini biliyor.Tom wants to ask what Mary has been doing, but he knows that he shouldn't.
Çok soru sormamayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn not to ask so many questions.
Hey, sana bir şey sormama izin ver.Hey, let me ask you something.
Millet size bir şey sormama izin verin.Let me ask you guys something.
Sana bir şey sormama izin ver, Tom.Let me ask you something, Tom.
Sormamak en iyisi.It's best not to ask.
Sana sormamalıydım.I shouldn't have asked you.
Mutlu olmak ve başka soru sormamak en iyisi olur.To be happy and not ask any more questions would be best.
Bir kadına asla yaşını sormamalısın.You should never ask a woman her age.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısınız.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamam gerektiği bana söylendi.I've been told that I should never ask a woman how old she is.
Bu tür sorular sormamalısın.You're not supposed to ask those kinds of questions.
Onu sormaman gerektiğini bilmelisin.You should know better than to ask that.
Sana bir soru sormama izin ver.Let me ask you one question.
Başka bir soru sormama izin ver.Let me ask another question.
Bu soruları Tom'a sormamanı öneriyorum.I suggest you don't ask Tom those questions.
Bir daha ki sefere Tom'a bu kadar çok soru sormamanızı öneririm.I suggest you don't ask Tom so many questions next time.
O soruyu Tom'a sormamanı öneriyorum.I suggest you don't ask Tom that question.
Bu sormaman gereken bir soru.That's a question you shouldn't ask.
Belki de Tom'a bu soruyu sormamalıydım.I probably shouldn't have asked Tom that question.
Sana birkaç soru sormama izin ver.Let me ask you a few questions.
O seni sormama izin vermeyecek.He won't let me ask you.
O soruyu Tom'a sormamalıydım.I shouldn't have asked Tom that question.
Onu sana sormamalıydım.I shouldn't have asked you that.
Onu sormamalıydım.I shouldn't have asked that.
Tom bir soru sormak istiyordu ama sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask a question, but thought that he shouldn't.
Biz Tom'a sormamalı mıyız?Shouldn't we ask Tom?
Nedenini sormamalıyız.We shouldn't ask why.
Tom'a bizimle gitmek isteyip istemediğini sormama izin ver.Let me ask Tom if he wants to go with us.
O tür sorular sormaman gerekir.You shouldn't ask those kinds of questions.
Chicago'daki insanların nasıl olduklarını sormama gerek yok.I don't need to ask what people like in Chicago.
Önce benim sormama izin ver. O gün... ...Park Hae Yeong'la her şeyi hallettiniz mi?Then I want to ask you first, did you... work things out with Park Hae Young?
O zaman sana bir soru sormama izin ver.Then, let me ask you just one question.
Ya da bir soru sormama izin verirmisiniz?" "...miyim?, ...misiniz?, ...misin?, miydiniz?, v.b.Do you mind my asking a question?" "Would, could, should, or would, should, could."
Size şu soruyu sormama izin verin.Well, let me ask you this question.
Yersiz bir soru sormama izin verirseniz, kaçınızın dövmesi var?If I can ask an indiscreet question, how many of you have tattoos? A few, but not most.
Dinle, sana hızlıca bir şey sormama izin ver.Listen, let me ask you a quick question.
Bana gerçekten ilginç gelen pek fazla insanın şunu sormaması:What is really interesting to me is that not many people have been asking,
Bir şey sormama izin ver.Let me ask one thing.
Vasilisa sormaması gerektiğini fark etti ve Baba Yaga'ya başka sorusu olmadığını söyledi.Vasilisa realized she should not ask, and told Baba Yaga she had no further questions.
Lütfen size bazı sorular sormama izin verin.Por favor, deje que le haga algunas preguntas.
Sana bir şey sormama izin ver.Déjame preguntarte una cosa.
Buda: Böyle de sormamalısın Kasapsa.Fucker: Não podemos fazer isso, Sucker.
Bana gerçekten ilginç gelen pek fazla insanın şunu sormaması:Ce e chiar interesant pentru mine e că nu mulţi oameni au întrebat:
Bana gerçekten ilginç gelen pek fazla insanın şunu sormaması:Ce qui m'intéresse vraiment, c'est une question que peu de gens ont soulevé.
Bana gerçekten ilginç gelen pek fazla insanın şunu sormaması:Hal yang menarik bagi saya adalah tidak banyak orang yang bertanya,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sormama ile cümle - sormama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App