Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.そのことが頭からはなれなかったの
John McCain sorgulama olduğunu panelde kim olduوكان أن جون ماكين الذي كان على هذا الفريق هو الذي يستجوب
John McCain sorgulama olduğunu panelde kim oldu防衛の国務長官ケリーと秘書
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Cuanto más poderoso nuestro alcance, es más importante el preguntar "Acerca de qué?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Cu cât e mai puternică strădania noastră cu atât e mai importantă întrebarea "Despre ce?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Hoe krachtiger ons bereik, hoe belangrijker de vraag "waarvan?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Im większy jest nasz zasięg możliwości, tym ważniejsze jest pytanie "Po co?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Je größer unser Einfluss ist, desto wichtiger ist die Frage "Worüber?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.우리가 더 강력하게 뻗을수록 "무엇에 대한 것인가?"라는 질문이 더 중요해집니다.
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Plus grande est notre portée, plus pressante se fait la question : "A quel sujet ?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Quanto più ampie sono le nostre competenze, tanto più importante diventa la domanda "Di che cosa si parla?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Tầm vươn xa của chúng ta càng rộng, câu hỏi "Về điều gì?" càng trở nên quan trọng.
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Όσο μεγαλύτερη η ικανότητά μας να προσεγγίσουμε, τόσο πιο σημαντική η ερώτηση "Τι;"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Колкото по-мощно е постиженитео ни, толкова по-важен е въпросът: "За какво?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Чем более силён наш размах, тем более важным становится вопрос "О чем?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.Чим більший розмах, тим важливішим є питання: "Заради чого це?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.ככל שמרחיק טווח השפעתנו, כך עולה חשיבות השאלה, "בנוגע למה?"
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.الأقوى في متناول أيدينا، والأهم من ذلك هو السؤال حول ماذا؟
Kavrayışımız ne kadar kuvvetliyse kavradığımız ve yaptığımızın ne olduğunu o derece sorgulamalıyız.「何についてか?」という問いが ますます重要になってきます 即興 機転 想像力が鍵になると
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Jammeh, autoproclamado musulmán devoto, dijo que nunca cuestionaría la decisión de Alá (Dios).
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.M. Jammeh, qui se proclame fidèle musulman, a dit qu'il ne remettrait jamais en question la décision d'Allah.
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Ο Τζαμέ, ένας αυτοαποκαλούμενος ευσεβής μουσουλμάνος, είπε ότι ποτέ δεν θα αμφισβητήσει την απόφαση του Αλλάχ.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Ingen har betvivlet det.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Ingen har ifrågasatt det.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.아무도 의심하지 않았습니다.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Nadie lo ha puesto en duda.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Niemand hat es hinterfragt.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Niemand twijfelt eraan.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Nikdo o něm nepochyboval.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Nikt weń nie wątpił.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Nimeni n-a pus-o la îndoială.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Ninguém o questionou.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Senki se kérdőzte meg.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Κανένας δεν το έχει αμφισβητήσει.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Никой не го е поставял под съмнение.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.Никто не подвергал ее сомнению.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.אף אחד לא פיקפק בכך.
Kimse bu görüşü sorgulamamış.و لم يشكك به احد
Kimse bu görüşü sorgulamamış.その上に非現実的なことを積み上げて
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Brzy jsem zjistila, že za svou svobodu a zpochybňování patriarchátu zaplatím vysokou cenu.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Čoskoro som mala zistiť, akú vysokú cenu treba zaplatiť za moju slobodu, za moje pochybovanie o patriarcháte.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Hamar rájöttem, hogy nagy ára van a szabadságomnak és a patriarchátus megkérdőjelezésének.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.J'ai vite compris que le prix à payer pour ma liberté et la remise en cause du patriarcat, serait élevé.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.저는 자유를 위해, 또 가부장제에 대해 의문을 품기 위해서 그 대가를 치뤄야 한다는 것을 배웠습니다.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Pronto descubriría que había que pagar un precio alto por mi libertad y por cuestionar al patriarcado.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Rapidamente descobriria que havia um alto preço a pagar pela minha liberdade e por questionar o patriarcado.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Szybko się przekonałam, że będę musiała zapłacić wysoką cenę za moją wolność i podważanie patriarchatu.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Вскоре я обнаружила, что за свободу и борьбу с патриархатом надо платить очень высокую цену.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Скоро щях да разбера, че трябва да платя висока цена за свободата си и за това, че оспорвах патриархата.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.Скоро я дізналась про високу ціну свободи та сумніву у патріархаті.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.עמדתי למצוא שיש מחיר כבד לחירותי, ולכך שהטלתי ספק בסדר הפטריארכלי.
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.وسأجد قريباً أن هناك تسعيرة عالية يجب على دفعها من أجل حريتي وتساؤلاتي عن الحكم الذكوري
Kısa süre içinde, ataerkil düzeni sorgulamanın ve özgürlüğün yüksek bir bedeli olduğunu öğrenecektim.異議には高い代償が要ることを知ります でも代償を喜んで払い 一撃を受けるたびに
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.A minha ideia é acrescentar algo às questões que vamos abordar.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.Dużo bardziej wolę mnożyć wątpliwości.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.Ich werde vielmehr einige der gängigen Fragen vertiefen.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.Ik ga er eerder nog wat vragen aan toevoegen.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.Inkább megpróbálok hozzászólni egyes kérdésekhez.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.Jeg er snarere kommet for tilføje endnu flere ubesvarede spørgsmål.
Konuştuğumuz şeyler hakkında daha fazla sorgulamalar eklemeye çalışacağım.J'essaie plutôt d'apporter ma contribution à certains sujets.