Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
En üst biliminsanlarına birçok defalar sordum, gerçekten de sıfırın yakınlarına inmemiz gerekiyor mu?Я кілька разів запитував провідних науковців: Чи дійсно ми мусимо знизити викиди практично до нуля?
En üst biliminsanlarına birçok defalar sordum, gerçekten de sıfırın yakınlarına inmemiz gerekiyor mu?Я несколько раз спрашивал самых лучших ученых, действительно ли нужно снизить объём выбросов до почти нуля?
En üst biliminsanlarına birçok defalar sordum, gerçekten de sıfırın yakınlarına inmemiz gerekiyor mu?שאלתי את טובי המדענים לגבי זה, מספר פעמים, האם באמת אנחנו צריכים לרדת, קרוב לאפס?
En üst biliminsanlarına birçok defalar sordum, gerçekten de sıfırın yakınlarına inmemiz gerekiyor mu?سألت أفضل العلماء حول هذا عدة مرات ، هل حقاً نحتاج لأن نكون قرابة الصفر؟
En üst biliminsanlarına birçok defalar sordum, gerçekten de sıfırın yakınlarına inmemiz gerekiyor mu?本当にゼロにする必要があるのかどうか 半分とか1/4ではダメなのか?
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum. Güldü ve dedi ki,Jag frågade Envy om de skulle använda landet för att göra en Sten.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Jeg spurgte Envy, om de ville bruge landet til at lave en Sten.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Kysyin Envyltä, käytetäänkö tätä maata Viisasten Kiveen.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Spytałem kiedyś Envy'ego, czy wykorzystają ten kraj do stworzenia Kamienia Filozoficznego.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Uma vez, perguntei ao Envy se iam usar este país para criar uma Pedra Filosofal.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Una vez le pregunté a Envy si iban a usar este país para crear la Piedra Filosofal.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Una volta ho chiesto a Envy se avrebbero usato questo Paese per creare una Pietra Filosofale.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Ρώτησα τον Ένβι αν θα χρησιμοποιούσαν αυτή τη χώρα για να φτιάξουν Φιλοσοφική Λίθο.
Envy'ye Felsefe Taşı yaratmak için bu ülkeyi kullanıp kullanmayacaklarını sordum.Однажды я спросил у Зависти, нужна ли им эта страна для создания Философского Камня.
Eski pirinç ve bakır. Bunlarla ne yaptığını sordum.Questi pezzi avevano parti in ottone e rame.
Evet, ama ne oldugunu sordum, hemde 10 kez ama sen "Hay?r, hisbirsey" dedin.Ano, ale já jsem se ptal, co se děje a zeptal jsem se desetkrát a ty jsi řekla prostě jen:
Evet, ama ne oldugunu sordum, hemde 10 kez ama sen "Hay?r, hisbirsey" dedin.Ja, und du hast gefragt was los ist und hast zehn Mal gefragt und du hast gesagt:
Evet, ama ne oldugunu sordum, hemde 10 kez ama sen "Hay?r, hisbirsey" dedin.Ναι, αλλά σε ρώτησα 10 φορές τι έχεις και μου είπες "τίποτα".
Evet, ama ne oldugunu sordum, hemde 10 kez ama sen "Hay?r, hisbirsey" dedin.Да, но я спрашивал, в чем дело, и я спрашивал 10 раз, но ты говорила "нет, ничего".
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Je vous ai posé une question
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Ketiga waktu malam.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Kolmas kerta tänä iltana.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Terzo tempo stasera.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Thứ ba thời gian tối nay.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Tredje gången i kväll.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Tredje gang i aften.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Tretíkrát dnes večer.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Trzeci raz tej nocy.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Τρίτον απόψε χρόνο.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Третє сьогодні час.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.Третье сегодня время.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.المرة الثالثة هذه الليلة.
- Evet, konuş bakalım. - Sana bir soru sordum.- ここで。私シャッフルしてみましょう。 - ちょっと待ってください。問題を回避しないでください。
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A jam odpowiedział: Ktoś jest, Panie? I rzekł do mnie: Jam jest Jezus Nazareński, którego ty prześladujesz.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A já odpověděl jsem: Kdo jsi, Pane? I řekl ke mně: Jáť jsem Ježíš Nazaretský, kterémuž ty se protivíš.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A ja som odpovedal: Kto si, Pane? A povedal mi: Ja som Ježiš Nazarejský, ktorého ty prenasleduješ.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.,Cine eşti, Doamne?` am răspuns eu. Şi El mi -a zis: ,Eu sînt Isus din Nazaret, pe care -L prigoneşti.``
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Då svarade jag: 'Vem är du, Herre?' Han sade till mig: 'Jag är Jesus från Nasaret, den som du förföljer.'
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Én pedig felelék: Kicsoda vagy, Uram? És monda nékem: Én vagyok a názáreti Jézus, a kit te kergetsz.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Entonces yo respondí: "¿Quién eres, Señor?" Y me dijo: "Yo soy Jesús de Nazaret, a quien tú persigues.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Eu respondi: Quem és tu, Senhor? Disse-me: Eu sou Jesus, o nazareno, a quem tu persegues.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Ich antwortete aber: HERR, wer bist du? Und er sprach zu mir: Ich bin Jesus von Nazareth, den du verfolgst.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Jaz pa odgovorim: Kdo si, Gospod? In mi reče: Jaz sem Jezus Nazarečan, ki ga ti preganjaš.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Jeg svarte: Hvem er du, Herre? Og han sa til mig: Jeg er Jesus fra Nasaret, han som du forfølger.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Je répondis: Qui es-tu, Seigneur? Et il me dit: Je suis Jésus de Nazareth, que tu persécutes.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.내가 대답하되 주여 뉘시니이까 하니 가라사대 나는 네가 핍박하는 나사렛 예수라 하시더라
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Lalu saya bertanya, 'Siapakah Engkau, Tuan?' 'Akulah Yesus orang Nazaret itu yang kauaniaya,' jawab-Nya
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Men jeg svarede: Hvem er du, Herre? Og han sagde til mig: Jeg er Jesus af Nazareth, som du forfølger.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Risposi: Chi sei, o Signore? Mi disse: Io sono Gesù il Nazareno, che tu perseguiti
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Tôi trả lời rằng: Lạy Chúa, Chúa là ai? Ngài phán: Ta là Jêsus ở Na-xa-rét mà ngươi đương bắt bớ đây.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Tôi trả_lời rằng : Lạy_Chúa , Chúa là ai ? Ngài phán : Ta là Jêsus ở Na-xa-rét mà ngươi đương bắt_bớ đây .
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.'Wie bent U, Here?' vroeg ik. 'Ik ben de Jezus van Nazareth, Die u vervolgt', was het antwoord.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Εγω δε απεκριθην Τις εισαι, Κυριε; Και ειπε προς εμε Εγω ειμαι Ιησους ο Ναζωραιος, τον οποιον συ διωκεις.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.А другарите ми видяха светлината, но не чуха гласа на тогова, който ми говореше.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Я ж озвавсь: Хто єси, Господи? і рече до мене: Я Ісус Назорей, котрого ти гониш.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Я отвечал: кто Ты, Господи? Он сказал мне: Я Иисус Назорей, Которого ты гонишь.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.ואען ואמר מי אתה אדני ויאמר אלי אני ישוע הנצרי אשר אתה רדפו׃
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.‎فاجبت من انت يا سيد. فقال لي انا يسوع الناصري الذي انت تضطهده.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.我 回 答 說 、 主 阿 、 你 是 誰 。 他 說 、 我 就 是 你 所 逼 迫 的 拿 撒 勒 人 耶 穌
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.我 回答 說 、 主阿 、 你 是 誰 。 他說 、 我 就是 你 所 逼迫 的 拿撒勒人 耶穌
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod