Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Diye sordum."は、人、来て、わずか3分カム、またはそれは法的にはなりません。"
Diye sordum."まあ、彼らは無気遣わ記号であることを彼らのリーグの事務所を閉じたとき
Diye sordum."我々の探求は、実質的に終了します。
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Alors, je suis allé voir un ami docteur, et je lui ai demandé comment je pouvais y arriver.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Dann unterhielt ich mich mit einem befreundeten Arzt und fragte ihn, wie ich es wohl anstellen könnte.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Do đó, tôi đến nói chuyện với một người bạn là bác sỹ, và tôi hỏi anh ta làm cách nào tôi có thể làm được?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Dus ging ik naar een bevriende arts, en vroeg hem hoe ik dit moest doen.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Entonces, fui a ver a un amigo médico, y le pregunté cómo podría hacerlo.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Így hát elmentem egy orvos barátomhoz, és megkérdeztem, hogy tudnám megtenni?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Jag talade med en vän till mig som är läkare, och frågade honom hur jag skulle kunna göra detta?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.M-am dus sa vorbesc cu un prieten care este doctor, si l-am intrebat cum as putea reusi.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Menin juttelemaan lääkärikaverilleni, ja kysyin häneltä, miten voisin tehdä sen?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Por isso, fui falar com um amigo médico e perguntei-lhe:
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Poszedłem więc do przyjaciela lekarza i zapytałem - jak tego dokonać?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Quindi sono andato a parlare con un amico dottore e gli ho chiesto come avrei potuto farcela.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Så, jeg ville arbejde med en ven der er læge, og jeg spurgte ham om hvordan jeg kunne gøre det?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Tak jsem zašel promluvit s kamarádem doktorem a zeptal se ho jak na to ?
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Takže som sa šiel porozprávať s priateľom doktorom a spýtal som sa ho, ako by som to mohol urobiť.
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Οπότε, πήγα να μιλήσω σε έναν φίλο γιατρό, και τον ρώτησα πώς θα μπορούσα να κάνω κάτι τέτοιο;
Doktor bir arkadaşımla görüşmeye gittim. Ona nasıl yapabilirim diye sordum.Реших да говоря с един приятел - лекар, и го попитах по какъв начин бих могъл да го направя?
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Aan zijn assistent vroeg ik later: "Wat was er aan de hand? Waarom zette hij mij zo onder druk?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.A šiel som za zástupcom a opýtal som sa ho: "O čo ide? Odkiaľ pochádzajú tieto výčitky?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Dan saya pergi ke wakilnya dan bertanya, "Apa yang terjadi? Dari mana rasa bersalah ini datang?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.E fui ao seu assistente e perguntei-lhe, "O que se está a passar? De onde veio esta culpabilização?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.És megkérdeztem a helyettesét: "Mi folyik itt? Honnan jött ez a rámenősség?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.E sono andato dal suo assistente e gli ho chiesto, "Cosa succede? Da dove viene questo senso di colpa?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Ja menin hänen pomolleen ja kysyin: "Mitä täällä tapahtuu?" "Miksi minua syyllistetään näin?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.그래서 전 그의 부장에게 가서 물었습니다, "대체 무슨일입니까? 이 죄책감은 어디서 오는겁니까?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Og jeg henvendte mig til hans suppleant og spurgte ham, "Hvad sker her? Hvor stammer denne skyldfølelse fra?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Rồi tôi đến gặp ông phó trưởng khoa và hỏi, "Chuyện gì đang xảy ra vậy? Sự xấu hổ này từ đâu mà có?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Šel sem do njegovega namestnika in ga vprašal: "Kaj se dogaja? Od kod ta občutek krivde?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Şi m-am dus la asistentul său şi l-am întrebat: "Ce s-a întâmplat? De unde vine vinovăţia asta?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Und ich ging zu seinem Stellvertreter und fragte: "Was ist hier los? Woher kommen diese Schuldzuweisungen?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Var kom dessa skuldkänslor från?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Visité al subdirector y le pregunté, "¿Que está ocurriendo? ¿De dónde surge éste sentimiento de culpa?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Zapytałem jego zastępcę "O co tu chodzi? Skąd się bierze to poczucie winy?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Πήγα όμως στον αναπληρωτή του και τον ρώτησα, "Τί συμβαίνει;" Γιατί θέλει να με κάνει να νιώσω ένοχος;"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.И отидох при неговия заместник и го попитах: "Какво става? Откъде идва това разкаяние?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Потом я пришёл к его заместителю и спросил: "Что происходит? К чему эти ловушки?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Я пішов до його заступника і запитав: "То в чому тут справа? Звідки ці докори сумління?
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.ופניתי אל סגנו ושאלתי אותו, "מה קרה פה? מאיפה הגיעו רגשות האשם האלה שהוא ניסה להטיל עליי?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.وتوجهت نحو نائبه فسألته، "ما الذي يحدث؟ من أين جاءت رحلة الشعور بالذنب هذه؟"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.「この罪悪感はどこから沸いてくるのか?」 彼らは既に2人にこの治療を施しており 論文を書くのに
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Am testat întrebări de neimaginat - "Când a început lumea? Cum se va sfârși?" - cu copii de nouă ani.
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--He probado preguntas increíbles. "¿Cuándo comenzó el mundo?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Ho provato a fare domande davvero incredibili - "Quando è iniziato il mondo?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Ich habe ganz unglaubliche Fragen gestellt - "Wann war der Beginn der Welt?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Ik heb onvoorstelbare vragen uitgeprobeerd: Wanneer is de wereld begonnen? Hoe zal ze eindigen?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--J'ai essayé avec des questions incroyables -- "Quand est-ce que le monde s'est formé?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--저는 믿기 힘든, 믿기 힘든 질문들을 해봤어요. "세상은 언제 시작되었지? 세상이 어떻게 끝날까?"
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Olen esittänyt uskomattomia kysymyksiä -- "Milloin maailma syntyi? Kuinka se päättyy?" -- yhdeksänvuotiaille.
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Pokládal jsem neuvěřitelné, neskutečné otázky: "Kdy svět započal?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Skúšal som dávať neuveriteľné, neuveriteľné otázky... "Kedy začal svet?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Tentei questões incríveis, incríveis -- "Quando é que o mundo começou?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Zadawano niesamowite pytania: "Kiedy zaczął się świat? Jak się skończy".
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Δοκίμασα απίστευτες, απίστευτες ερωτήσεις-- "Πότε άρχισε ο κόσμος; Πώς θα τελειώσει;" -- σε εννιάχρονα.
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--Задавал съм с невероятни, невероятни въпроси... "Кога е започнал светът?
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--העליתי שאלות מדהימות -- "איך העולם התחיל? איך הוא יגמר?"
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--لقد جربت اسئلة رهيبة "كيف ابتداء العالم؟ كيف سينتهي؟"
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--「世界はいつ始まったのか? いつ終わるのか?」 相手は9歳の子です
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod