Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Mais ils vous poseront peut-être une autre question.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Mas provavelmente também vão fazer uma pergunta diferente.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Men de kommer formodentlig også til at stille et andet spørgsmål.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Men de kommer säkert att ställa en annan fråga också.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Nhưng chúng cũng có thể hỏi bạn 1 câu hỏi khác mà tôi nghĩ chúng ta cẩn tự hỏi chính mình
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Pero quizá también le harán una pregunta distinta.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Tapi mereka mungkin juga akan menanyakan hal lain.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Πιθανόν όμως να σας κάνουν κι άλλη μια ερώτηση.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Но вам также, вероятно, зададут ещё и другой вопрос.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.Но вероятно ще ви зададат и друг въпрос.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.אבל הם גם ישאלו כנראה שאלה אחרת.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.ولكن سيطرحون سؤالاً مختلفاً ربما.
Ama muhtemelen başka bir soru daha soracaklar.我々は皆自問する必要があります
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.És sok nép megy át e városon, és ezt mondják egymásnak: Miért mívelte az Úr ezt e nagy várossal?
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.여러 나라 사람이 이 성으로 지나며 피차 말하기를 여호와가 이 큰 성에 이같이 행함은 어찜인고 하겠고
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.Og mange hedninger skal gå forbi denne by og si til hverandre: Hvorfor har Herren gjort så med denne store by?
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.И много народи, като минат край тоя град, Ще рекат на ближния си: Защо постъпи така Господ с тоя голям град?
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.ועברו גוים רבים על העיר הזאת ואמרו איש אל רעהו על מה עשה יהוה ככה לעיר הגדולה הזאת׃
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.ويعبر امم كثيرة في هذه المدينة ويقولون الواحد لصاحبه لماذا فعل الرب مثل هذا لهذه المدينة العظيمة.
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.許 多 國 的 民 要 經 過 這 城 、 各 人 對 鄰 舍 說 、 耶 和 華 為 何 向 這 大 城 如 此 行 呢
‹‹Bu kentten geçen birçok ulus birbirlerine, ‹RAB bu büyük kente neden bunu yaptı?› diye soracaklar.許多國 的 民要 經過 這城 、 各人 對鄰 舍說 、 耶和華 為何 向 這大城 如此 行 呢
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›A povedia všetky národy; Prečo tak učinil Hospodin tejto zemi? Čo znamená páľa tohoto veľkého hnevu?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›da, vsi narodi poreko: Zakaj je GOSPOD tako storil tej deželi? kaj pomeni žar te jeze velike?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›I stało się, gdy napisał Mojżesz słowa zakonu tego w księgi, i dokończył ich,
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ja, alla folk skola då säga: »Varför har Herren gjort så mot detta land? Varför brinner hans vrede så starkt?»
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›열방 사람들도 말하기를 여호와께서 어찌하여 이 땅에 이같이 행하셨느뇨 이같이 크고 열렬하게 노하심은 무슨 뜻이뇨 하면
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›sim, todas as nações dirão: Por que fez o Senhor assim com esta terra? Que significa o furor de tamanha ira?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›'Waarom heeft de HERE hun dit aangedaan?' zullen de volken zich afvragen. 'Waarom was Hij zo toornig?'
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›Всичките, народи ще кажат: Защо направи Господ така на тая земя? Що значи яростта на тоя голям гняв?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›И скажут все народы: за что Господь так поступил с сею землею? какая великая ярость гнева Его!
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ואמרו כל הגוים על מה עשה יהוה ככה לארץ הזאת מה חרי האף הגדול הזה׃
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ويقول جميع الامم لماذا فعل الرب هكذا بهذه الارض. لماذا حمو هذا الغضب العظيم.
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›所 看 見 的 人 、 連 萬 國 人 、 都 必 問 說 、 耶 和 華 為 何 向 此 地 這 樣 行 呢 . 這 樣 大 發 烈 怒 是 甚 麼 意 思 呢
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›所 看見 的 人 、 連萬國人 、 都 必 問說 、 耶和華 為何 向此 地 這樣 行 呢 . 這樣 大 發烈 怒 是 甚 麼 意思 呢
Çocuklarýnýzýn bundan 50-75 yýl sonra eko-savaţlar esnasýnda ne yaptýđýnýzý soracaklarý kiţi sizsiniz.소위 해결책이라는 것들엔 공통점이 있습니다. 문명을 기정 사실로 받아들이고 자연계는 이에 종속된 변인으로 보는 것이죠.
Çocuklarýnýzýn bundan 50-75 yýl sonra eko-savaţlar esnasýnda ne yaptýđýnýzý soracaklarý kiţi sizsiniz.l'esistenza della civilizzazione industriale, e prendono il modo naturale come variabile dipendente.
Çocuklarýnýzýn bundan 50-75 yýl sonra eko-savaţlar esnasýnda ne yaptýđýnýzý soracaklarý kiţi sizsiniz.lumea naturală ca variabilă secundară.
Çocuklarýnýzýn bundan 50-75 yýl sonra eko-savaţlar esnasýnda ne yaptýđýnýzý soracaklarý kiţi sizsiniz.Welt als die abhängige Variable betrachten.
Çocuklarýnýzýn bundan 50-75 yýl sonra eko-savaţlar esnasýnda ne yaptýđýnýzý soracaklarý kiţi sizsiniz.Главное заключается в спасении цивилизации.
Ne soracaklar?Apa yang akan mereka tanyakan?
Ne soracaklar?Cosa chiederanno?
Ne soracaklar?Czego oni będą pytać?
Ne soracaklar?Họ sẽ hỏi gì đây?
Ne soracaklar?Oare ce ma vor intreba ?
Ne soracaklar? Öyle gerginim ki!Τι θα ρωτήσουν; Είμαι τόσο νευρική.
Ne soracaklar? Öyle gerginim ki!ماذا سيسألون؟ انا متوتره جداً
Ne soracaklar? Öyle gerginim ki!緊張する事ないわ
Ne soracaklar?Que vont-ils demander ?
Ne soracaklar?Vad ska dom fråga?
Ne soracaklar?Was würden sie fragen?
Ne soracaklar?Wat zullen ze vragen?
Ne soracaklar?Что они могут спросить?
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Haluamme heidän ymmärtävän sen niin hyvin, että ulos kävellessään he sanovat:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Nous voulons leurs faire comprendre cela à la fin du film et qu'ils se disent :
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Queremos que lo entiendan tanto que salgan y digan:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Unser Ziel ist, dass sie es so sehr verstanden haben, dass sie aus dem Kino kommen und sagen:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Vorremmo che lo capissero a tal punto da uscire e dire:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;We streven ernaar dat ze naar buiten gaan met voldoende besef om te zeggen:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Искаме толкова силно те да разберат това, че след като излязат, да си кажат:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Мы хотим, чтобы они прочувствовали ее настолько, что после просмотра они скажут: