Ana içeriğe geç
Sözlük

sora ile cümle

sora kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Az ideális világban pedig csak odamennék a számítógéphez és azt mondanám:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Dan dalam dunia impian saya, saya dapat menghampiri komputer dan mengatakan,
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Dans l'idéal, je voudrais pouvoir demander à un ordinateur :
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,E nel mio mondo ideale, potrei andare davanti a un computer e dire:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,En in een ideale wereld zou ik naar een computer willen kunnen lopen en zeggen:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,E, no meu mundo ideal, seria possível chegar junto de um computador e dizer
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Iar în lumea mea ideală, aş putea să merg la un computer şi să spun
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Im Idealfall könnte ich meinen Computer fragen:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,I min idealvärld kan jag gå fram till datorn och säga
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,그 꿈이 이루어지면 컴퓨터로 다가가서 이렇게 질문할 수 있을 것입니다.
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Môj dokonalý svet by vyzeral tak, že by som prišiel k počítaču a spýtal sa:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Můj dokonalý svět by vypadal tak, že bych přišel k počítači a zeptal se:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Og i min ideelle verden kan jeg gå hen til en computer og sige:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Và trong thế giới lý tưởng của mình, tôi có thể bước tới một chiếc máy tính và nói:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,V mojem idealnem svetu bi lahko stopil do računalnika in rekel:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,W moim idealnym świecie można podejść do komputera i zapytać go:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Σε ιδανικές συνθήκες, θα μπορούσα να πω σε έναν υπολογιστή
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,В идеалните си представи ще мога да се приближа до компютър и да кажа:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,"Звездный путь". В моем идеальном мире я смог бы подойти к нему и спросить:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,У своєму ідеальному світі я б міг підійти до комп"ютера й сказати:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,ובעולם האידיאלי שלי, אני אוכל לגשת אל המחשב ולומר,
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,وفي عالمي المثالي، أستطيع السير إلى جهاز كمبيوتر وأقول
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,コンピュータに向かって こう言うんです 「今年の季節風が 早かったとしたら
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.A, v mém případě, velmi odvážná dáma, myslím, to provedla.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Aztán egy nagyon-nagyon, hm, bátor fiatal hölgy, az én esetemben azt hiszem, végezte el a munkát.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Da hat sich eine sehr mutige junge Frau um die Sache gekümmert.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.En een dappere jongedame, vind ik, in mijn geval, nam die taak op zich.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Et une jeune femme très... très courageuse est venue et s'est occupée de moi.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.E una signorina molto... molto... uhm, coraggiosa nel mio caso, a mio parere, ha fatto il lavoro.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Ja tämä rohkea nuori neito kävi työhön.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.그랬더니 한 용감한 여자분께서 큰 일을 해 주신 거죠.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Och en väldigt väldigt modig ung kvinna i det här fallet tror jag, utförde sitt jobb.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Og en meget - meget, øh, modig ung dame, tror jeg det var, ordnede det.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.W moim przypadku była to bardzo odważna młoda dama, tak sądzę.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.Και μια πολύ--πολύ, ε, θαρραλέα νοσοκόμα, νομίζω, με καθάρισε.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.И эта очень-очень смелая молодая леди просто все сделала сама.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.ثم جاءت شابة، اممم، شجاعة جدًا--جدًا بالنسبة لحالتي، أعتقد، أنها قامت بتلك المهمة.
Benim şansıma çok cesur bir genç hanım, bana sorarsanız, bu işi halletti.職務を遂行してくれたんだ いつもしていること なんだろうけど
"Beni özledin mi" diye sorar.Bardzo za mną tęskniłeś?
"Beni özledin mi" diye sorar."Hast mich vermisst?"
"Beni özledin mi" diye sorar.¿Me has echado de menos?".
"Beni özledin mi" diye sorar.Stýskalo se ti po mně?
"Beni özledin mi" diye sorar.Ti sono mancata?"
Ben "Neden" diye soran adamım.Én a "Miért" fickó vagyok.
Ben "Neden" diye soran adamım.Eu sou o tipo do "porquê?".
Ben "Neden" diye soran adamım.Eu sunt tipul "De ce".
Ben "Neden" diye soran adamım.Ich bin der "Warum"-Typ.
Ben "Neden" diye soran adamım.Ik ben de 'Waarom-man'.
Ben "Neden" diye soran adamım.Io sono l'uomo dei "perché".
Ben "Neden" diye soran adamım.Já jsem chlapík "PROČ".
Ben "Neden" diye soran adamım.Ja som "prečo" chlapík.
Ben "Neden" diye soran adamım.Jestem facetem "dlaczego".
Ben "Neden" diye soran adamım.Je suis Monsieur "Pourquoi?" .
Ben "Neden" diye soran adamım. Neyi neden yaptığınızı bilmek istiyorum.저는 "Why" 남(男)입니다. 저는 왜 여러분들이 어떤 행동을 하는지를 알고 싶습니다.
Ben "Neden" diye soran adamım. Neyi neden yaptığınızı bilmek istiyorum.אני איש ה-"למה?". אני רוצה לדעת למה אתה עושה מה שאתה עושה.
Ben "Neden" diye soran adamım. Neyi neden yaptığınızı bilmek istiyorum.أنا رجل "إيجاد الأسباب". أريد أن أكتشف لماذا تقوم بما تقوم به.
Ben "Neden" diye soran adamım. Neyi neden yaptığınızı bilmek istiyorum.皆さんを行動に 突き動かすのは何か?
Ben "Neden" diye soran adamım.Tôi là anh chàng "Tại sao".
Ben "Neden" diye soran adamım.Yo soy el tipo del "por qué".
Ben "Neden" diye soran adamım.Είμαι ο άνθρωπος του "Γιατί".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod