Ana içeriğe geç
Sözlük

sora ile cümle

sora kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Raivostunut Nina menee Lilyn luokse ja kysyy tältä, miksei tämä herättänyt häntä aamulla.
Günler sonra Will Spike'a herhangi bir telefon mesajı olup olmadığını sorar.Joitakin päiviä myöhemmin Will kysyy Spikelta, onko hänelle tullut yhtään viestejä.
Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı.Ylin pappi seisoi kakun takana ja kysyi ihmisiltä näkivätkö he hänet.
Ben nasıl soru sorarım.Kysymys Kysy mitä vain.
Subhuti adında bir rahip çıkar ve Buda'ya bir soru sorar.Kunnioitettu Subhūti tulee Buddhan luokse ja kysyy kysymyksen.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Talon vahtimestarin vastaus kysymykseen mikä tämän talon nimi on?
Eko bunun nasıl olduğunu sorar.Ashe ihmetteli, että kuinka he oikein tiesivät tästä.
Ne yaptığını sorar.Kysy mitä vaan.
Bir soruya verilen en tipik yanıt, soru soran tarafından aranılan bilgi için sağlanan cevaptır.Joskus ainoa kysymystä vaarallisempi asia on vastaus.
Sorular sorar ve konuşmacıların düşüncelerini sorgular.Kysymyksiä & vastauksia – Lukijoiden kysymyksiä julkkiksista.
Görüşmeyi düzenleyen kişi, soracağı soruları önceden planlamalıdır.Kysyjä rukoilee halutessaan ennen kysymyksen esittämistä.
Charles her seferinde aynı içtenlikle "bir duvarın diğerine ne dediğini" sorar.Varis on itse kertonut halunneensa kuvata ”yhtä naista eri kulmista”.
Polisler ona kaçakların isimlerini sorar ve o da söyler.Poliisi neuvotteli ja kysyi protestoijilta, mitä nämä haluavat.
Sıkı bir W takipçisidir, bazen Oh Yeon-joo'ya sürekli W hakkında spoiler sorar.Tomilla on usein tapana sanoa "M-O-O-N" jonkin asian kanssa.
Aynı gün Sora bir trafik kazası geçirdi ve Kurosaki Kliniği’nde öldü.Την ίδια μέρα, ο Sora τραυματίστηκε και πέθανε στην Κλινική Kurosaki.
Ben nasıl soru sorarım.Κάνετε ερωτήσεις.
Ona neler olduğunu sorar.Τον ρώτησε τι είναι Πρόσκοπος.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Ο ξένος ρώτησε τη γυναίκα πως ονομάζοταν το χωριό.
Çırakları Gurnemanz'a Klingsor'u bilip bilmediğini sorarlar.Οι μαθητευόμενοι του Γκούρνεμαντς τον ρωτούν εάν έχει γνωρίσει τον Κλίνγκσορ.
"Ne?" diye sorar, Buffy ise "Beni duydun," diye cevap verir.Ποιος να το πίστευε;», με τον Άσμαν, να απαντάει «Εγώ».
"P=NP?" problemi bunun tersinin de doğru olup olmadığını sorar.Δεν είναι ακόμη γνωστό αν το P = NP είναι ή όχι ένα τέτοιο πρόβλημα.
Bir şey sorabilir miyim?Μπορώ να ρωτήσω κάτι;
Danielle, Sayid'e Nadia hakkında sorular sorar ve Sayid de onun kendisi yüzünden öldüğünü söyler.Danielle spørger Sayid om Nadia, og han siger, at hun er død på grund af ham.
Eko bunun nasıl olduğunu sorar.Alberich spørger, hvad det er.
Üçüncü bilmecesini sorar "Ne buz gibi soğuktur ama ateş gibi yanar?"Hun stiller så sin tredje gåde (Gelo che ti da foco): Hvad er som is, men brænder som ild?
Genç bütün bunların bir rüya olabileceğini düşünür ve Kundry'ye nasıl olup da Persifal ismini bildiğini sorar.Han undrer sig over, om denne have er en drøm, og spørger, hvordan det kan være, at Kundry kender hans navn.
Korkar ve Pamina’ya ne demeleri gerektiğini sorar.Papageno er bange og spørger Pamina, hvad de skal gøre.
Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı.Præsten trådte hen bag kagen og spurgte folket, om det kunne se ham.
Sonra Locke, Benjamin'e döner ve "Ne zaman ayrılıyoruz?" diye sorar.Landon løber tilbage til Jamie og spørger, "Vil du gifte dig med mig?".
Ben nasıl soru sorarım.Får en veninde til at spørge?
Ebû Saîd Abdullah; “Ben de bir soru soracağım.Babajide Ogunbiyi: “Dette er en kæmpe oplevelse for mig!”.
Kızlara onu affedip affetmeyeceğini sorar.Hun beder om forladelse og siger, hun ikke kan leve uden ham.
Hov, çobana Hatunundan haber al ondan sora hayvanları suya getir der her defasında.Fodr og vand dem dagligt, og fjern straks skrantende høns fra flokken.
Bu nedenle çok soru sorar.Det rejser en del spørgsmål.
Daha sonra Amy gelip ne yaptıklarını sorar.Senere fortæller han Anna hvad han har gjort.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar."Hvad er navnet?" spørger adjudanten.
Bu konuda ne dersiniz?" diye sorar.“Hvad med en blå?”, spurgte hun.
Onu soralım.Lad os spørge ham.
Korkar ve Pamina’ya ne demeleri gerektiğini sorar.Han blir skremt og spør Pamina hva de skal si.
Haydi ReslüluIlah'a gidelim ve bu işin (hilafet) bize ait olup olmadığmı soralım.Det er snarere et spørsmål om vi har råd til å la det forfalle enn om vi har råd til å verne det!».
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Dørvokteren åpnet døren og spurte: «Hvem er der?».
"Fikir sorarım ama bildiğimi yaparım".La meg ta meg av alt, jeg vet hva som skal gjøres».
Ne zaman biter diye sorarsanız "Bugün.Når skal vi gjøre det? > Svar: i dag.
Amy, Doktor'a neden kendisini seçtiğini sorar.Taylor er fast bestemt på å finne ut hvorfor.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Dørvakten spør: «Og navnet?».
Onlara sorular soran Amil, cevapların arkasındaki yanıtları arar.Noen få sofister hevdet at de kunne finne svarene på alle spørsmål.
Christine, bu durumu patronuna sorar.Frazier sin sjef beordrer ham til å droppe saken.
Hücrelerine giderken gardiyanlardan biri onları durdurur ve yerde gördüğü kanın kime ait olduğunu sorar.16.Titt sorgens budskap meldes, hvor der blir anlagt vei, et offer titt det kreves og blod det spares ei.
Giles, Spike'a annesi hakkında sorular sorar ama Spike bir şey hatırlamamaktadır.Bill vet at Goldie kun er ute etter pengene til Spike, men Spike nekter å lytte.
Kahin, tanrıya bir konu hakkında, cevabı "evet" ya da "hayır" olabilecek bir soru sorardı.Framgangsmåten var å spørre en gud om et spørsmål som krevde «ja» eller «nei» ved rett eller galt i en sak.
Soraya sahneye 25. yani son sırada çıkmıştır.Sangen kom på 25.-plass i finalen.
Büyüyü bırakmasının nasıl gittiğini sorar, Willow ise alıştığını söyler.Til hans store overraskelse sier Vanessa at det er greit.
Mime ikinci soru olarak yeryüzünde (Erde Rücken) kimlerin yaşadığını sorar.Sedangkan pada kelimpahan di muka bumi, kitin menempati posisi kedua setelah selulosa.
Ancak insanlar onlara, kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilirdi.Di suatu persinggahan orang-orang meminta agar Ki Lebdojiwo membuat pertunjukan wayang.
(''Konaklayalım mı'' anlamında) diye sorar."Mengapa demikian?" tanya si pembeli heran.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Ketika Jibril meminta agar dibukakan pintu, maka ditanyakan, 'Siapakah kamu? '
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.Dan mereka tidak berani menanyakan arti perkataan itu kepada-Nya.
Sorata onu "uzaylı" olarak tanımlamaktadır.Sorata sering menyebutnya sebagai " alien ".
Ebû Saîd Abdullah; “Ben de bir soru soracağım.Umar Abdul Aziz menjawab: "Apa yang ingin kuwasiatkan?
Bu nedenle çok soru sorar.Nah, makin banyak pertanyaan nih!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod